Bunu yapmak Tom için kolay olacak.It's going to be easy for Tom to do that.
Bunu bu şekilde yaparsan daha kolay olur.If you do that this way, it'll be easier.
Bunu yapmamız kolay olacak.It's going to be easy for us to do that.
Bunu yapmak o kadar kolay kolay olmayacak.It won't be all that easy to do that.
Tom'un bunu yapması kolay olmalı.It should be easy for Tom to do that.
Bunu yapmak bizim için kolay olmalı.It should be easy for us to do that.
Bunu yapmak benim için kolay olmalı.It should be easy for me to do that.
Bunu yapmak Tom için kolay olabilir.It might be easy for Tom to do that.
Tom'un bunu yapması kolay olabilir.It might be easy for Tom to do that.
Bunu yapmak bizim için kolay olabilir.It might be easy for us to do that.
Bunu yapmak benim için kolay olabilir.It might be easy for me to do that.
Bu, bulmak için kolay bir yer değildi.This wasn't an easy place to find.
Bunu yapmak bizim için kolay olacak.It'll be easy for us to do that.
Bunu yapmak benim için kolay olacak.It'll be easy for me to do that.
Bunu yapmak o kadar kolay olmayacak.It won't be so easy to do that.
Bunu yapmak bizim için kolaydı.It was easy for us to do that.
Bunu yapmak o kadar kolay değil.It's not so easy to do that.
Ben asla kolay olacağını söylemedim.I have never said it would be easy.
Tom bunu yapmanın o kadar kolay olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it'll be that easy to do that.
Bunu yapmanın o kadar kolay olacağını düşünmemiştim.I didn't think it would be so easy to do that.
Tom hâlâ bunun kolay olacağını düşünüyor mu?Does Tom still think that's going to be easy?
Tom bunu yapmanın kolay olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it'll be easy to do that.
Bunu yapmanın daha kolay olacağını düşündüm.I thought it would be easier to do that.
Tom kolayca iş bulabilecektir.Tom will be able to find a job easily.
Kolay olacağını hiç söylemedim.I never said it would be easy.
Tom'un çok kolay bir işi var.Tom has a very easy job.
O daha teknik ama kolayca sıkılıyor.She's more technical, but gets bored easily.
Yanlış anlaşılmak çok kolaydır.It's so easy to be misunderstood.
Kolay olmayacak, ama Tom ve ben bunu yine de yapacağız.It won't be easy, but Tom and I are going to do it anyway.
Keşke onu yapmak o kadar kolay olsaydı.I wish doing that was that easy.
O kadar kolayca kandırılamam.I can't be so easily fooled.
Kolay kolay pes etmem.I don't give up easily.
Tom'un kolay bir çocukluğu yoktu.Tom didn't have an easy childhood.
Kolay bir işim var.I have an easy job.
Hayat o zamanlar daha kolaydı.Life was easier back then.
Bir hakem olmak kolay değildir.It isn't easy to be an umpire.
Hakem olmak kolay değil.It isn't easy to be a referee.
Hakemlik yapmak kolay değildir.It isn't easy to be a referee.
O problemi çözmek kolay olmayacak.It won't be easy to solve that problem.
Sigarayı içmeyi bırakmak kolay değil.It's not easy to quit smoking.
Sami, gizli arzularını terbiye etmenin kolay olmadığını fark etti.Sami realized it wasn't easy to tame his hidden desires.
Tom kolayca sinirleniyor gibi görünüyor.Tom seems to get angry easily.
Sanırım onu yapmak için daha kolay bir yol biliyorum.I think I know an easier way to do that.
Tom bana onu yapmak için daha kolay bir yol gösterdi.Tom showed me an easier way to do that.
Bunu yapmanın daha kolay bir yolunu düşünebilir misin?Can you think of any easier way to do this?
Onu yapmak için daha kolay bir yol olmalı.There must be an easier way to do that.
Kolaylıkla yorulurlar.They tire easily.
Kolayca yorulurlar.They tire easily.
Keşke kolay olsaydı.I wish it was easier.
Tom çok kolay aldatılırdı.Tom was very gullible.
Sami'nin her zaman kolayca ulaşabileceği hapları vardı.Sami always had pills within easy reach.
Onu kolayca yapabilirdim.I could easily have done that.
Sami çok kolayca ağlar.Sami cries so easily.
Sami kolay hedefti.Sami was the easy target.
Annenle geçinmek babanla geçinmekten daha kolay mı?Is your father easier to get along with than your mother?
Neden bu kolay olamaz?Why can't this be easy?
Sami kolay bir hedefti.Sami was an easy target.
Onu kolay şekilde yaptım.I did that the easy way.
Tom genç ve kolay etkilenendi.Tom was young and impressionable.
O zamanlar genç ve kolay etkilenendim.I was young and impressionable at that time.