Onun ofisini bulmak kolaydı.It was easy to find his office.
İngilizce konuşmak kolay değil ama eğlencelidir.Speaking English isn't easy, but it's fun.
Ben kolayca ağlamam.I don't cry easily.
Karım soğuk algınlığına kolayca yakalanır.My wife catches colds easily.
Peyniri bıçakla kesmek kolaydır.It's easy to cut cheese with a knife.
Ben bir cin ve kola alabilir miyim lütfen?Can I have a gin and coke please?
O kolay bir zafer.It's an easy victory.
Ahşap kolayca yanar.Woods burn easily.
Tren gezin için en iyi fiyatları kolayca bulursun.Easily find the best prices for your train trip.
Bu soru kolay değil.This question is not easy.
Yabancı bir dil öğrenmek kolaydır.It is easy to learn a foreign language.
İngilizce kolay değil ama enteresan.English is not easy, but it is interesting.
Yabancı dildeki bir şiiri çevirmek kolay değildir.It's not easy to translate a poem in a foreign language.
Yunanca kolay bir dil değildir.Greek is not an easy language.
Çocuklar kolaylıkla üşütürler.Children catch colds easily.
O kolayca soğuk algınlığına yakalanır.He catches colds very easily.
O, soğuk algınlığına kolayca yakalanır.She catches colds easily.
Yaşlı insanlar kolay üşütürler.Old people catch colds easily.
Yaşlı insanlar kolayca soğuk alırlar.Old people catch colds easily.
Yüzme, benim için kolaydır.Swimming is easy for me.
Yüzme kolaydır.Swimming is easy.
O dağa tırmanması kolaydır.That mountain is easy to climb.
İngilizce öğrenmek onun için kolay değil.It is not easy for him to learn English.
Diğer tüm diller Uygurca'dan daha kolaydır.All the other languages are easier than Uighur.
Bu kitap kolaydı.This book was easy.
Anlaması kolay olan kitaplarla başla.Begin with books that are easy to understand.
Bana daha kolay bir şey sor.Ask me something easier.
İnanç her şeyi mümkün kılar....aşk her şeyi kolaylaştırır.Faith makes all things possible.... love makes all things easy.
Bebeklerin hastalanması kolaydır.It is easy for babies to get sick.
Çözüm oldukça kolaydı.The solution was quite simple.
Bu kitap o kadar kolay ki bir çocuk bile onu okuyabilir.This book is so easy that even a child can read it.
Farkı çok kolay görebilirsin.You can see the difference very easily.
Farkı çok kolay bir şekilde görebileceksin.You'll be able to see the difference very easily.
Farkları çok kolay görebilirsin.You can see the differences very easily.
Farkları çok kolay bir şekilde görebileceksin.You'll be able to see the differences very easily.
Basit İngilizceyle yazıldığı için bu kitabı okumak kolay.Since it's written in simple English, this book is easy to read.
Kaçmış bir atı yakalamak söylenmiş bir sözü geri almaktan daha kolaydır.It is easier to catch an escaped horse than to take back an escaped word.
Af istemek izin almaktan daha kolaydır.It's easier to ask for forgiveness than to get permission.
Bu kolay.It's easy.
O kolaydır.It's easy.
O metni çevirmek çok kolay olacak.Translating that text will be very easy.
Bu metni çevirmek çok kolay olacak.Translating this text will be very easy.
Bir aptal ve parası kolayca ayrılır.A fool and his money are easily parted.
Öğrenim yapmak gerçekten kolay bir şey değildir.Studying really isn't something easy.
Olanları benden daha kolay hatırlıyorsun.You remember things more easily than me.
Avukat bunun kolayca sonuçlanacak bir dava olduğunu düşünüyor gibi görünüyor.The lawyer seems to think it'll be an open and shut case.
Daha kolay sorularla başlamalısın.You should begin with easier questions.
Kötük alışkanlık edinmek kolaydır.It's easy to pick up bad habits.
Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.It is easier to stay out than to get out.
Arkadaş olmak kolaydır ama onlardan kurtulmak zordurIt's easy to make friends, but hard to get rid of them.
Yazmak kolaydır. Yapmak zorunda olduğun tek şey yanlış kelimeleri silmektir.Writing is easy. All you have to do is cross out the wrong words.
İyi bir yalana inanmak bir gerçeğe inanmaktan daha kolaydır.A good lie is easier to believe than the truth.
Bunu yapmanın daha kolay bir yolu olmalı.There must be an easier way to do this.
Hesap makinesi kullanarak sayıları toplamak kolaydır.It is easy to add numbers using a calculator.
Gençken yeni bir dil öğrenmek daha kolay.It's easier to learn a new language when you are young.
Evet, bu çok kolayca yapılabilir.Yes, it can be done very easily.
Kolayca pes etmiyorsun, demi?You don't give up too easily, do you?
İşte bu kadar kolay.It's just that easy.
Gezegenleri belirlemek kolay, çünkü yıldızlar gibi parıldamazlar.Planets are easy to identify because they don't twinkle like stars do.
Onun ciddi olup olmadığını söylemek asla kolay değildir.It's never easy to tell whether he's being serious or not.