Kolay görünüyor.It sounds easy.
Kolay görünüyordu.It sounded easy.
"Pfirsichbäumchen" yazamaz mısın? Çok kolay!You can't write "Pfirsichbäumchen"? It's so simple!
O kolayca korkar.He scares easily.
Tatoeba'yı kullanmak kolaydır.Tatoeba is easy to use.
Bu sınav çok kolay.This exam is very easy.
Böyle bir karar vermek kolay bir şey değil.Making such a decision is not an easy thing.
Mary'nin cümlelerini çevirmek kolaydır.Mary's sentences are easy to translate.
Almanya'da iş bulmak sana göre kolay mıydı?Was it easy for you to find a job in Germany?
Sence, Almanya'da iş bulmak kolay mı?Do you think it's easy to find a job in Germany?
Almanya'da iş bulmanın kolay olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's easy to find a job in Germany?
Laurie kolayı içti.Laurie drank the cola.
Laurie diyet kola sevmez.Laurie doesn't like Diet Cola.
Bana kalırsa İngilizce kolay değil.As far as I'm concerned, English is not easy.
Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.Nothing is as simple as it seems.
İspanyolca, Almanca'dan çok daha kolaydır.Spanish is much easier than German.
Kolay olmayacak.It won't be easy.
O kolay olmayacak.It won't be easy.
Mary'nin cümleleri çevrilmek için kolay ve anlaşılırdır.Mary's sentences are clear and easy to translate.
Mary'nin cümleleri kısadır ve çevrilmesi kolaydır.Mary's sentences are short and easy to translate.
Mary'nin cümleleri doğru ve anlaşılması kolaydır.Mary's sentences are correct and easy to understand.
Senin görevin kolay mı, Joseph?Is your task easy, Joseph?
Para kolay kazanılmıyor.Money doesn't grow on trees.
Yüzebilseydik her şey daha kolay olurdu.Everything would be easier if we could float.
Tarihleri ezberlemek kolay değil.It's not easy to memorize dates.
Onlara bir otel bulmak kolaydı.It was easy for them to find a hotel.
Çok kolay vazgeçersin.You give up too easily.
Bu cümleyi çevirmeyi deneyebilirsin, çok kolay iş.You can try to translate this sentence. It's very easy.
Modern İbranice, Eski İbranice'den daha kolaydır.Modern Hebrew is easier than Ancient Hebrew.
Bu göründüğünden daha kolay.It's easier than it sounds.
Bunu yapmak olduğundan çok daha kolay görünüyor.That sounds a lot easier to do than it is.
Mücevherat yapmak söylenilenlerden çok daha kolay.Making jewelry is a lot easier than it sounds like it would be.
Bu olguyu açıklamak çok kolay.This phenomenon is very easy to explain.
Araştırmacılar günde üç doyurucu yemek yersen kilo vermenin daha kolay olduğunu söylüyor.Researchers say that it's easier to lose weight if you eat three square meals a day.
Endişelenme. Bu kolay.Don't worry. It's easy.
Zaten bir şeye sahip olduğun zaman para kazanmak daha kolaydır.It's easier to make money when you already have some.
Planları yapmak onları gerçekleştirmekten daha kolaydır.It's easier to make plans than to realise them.
Soruna cevap vermek kolay.It's easy to answer your question.
Korkarım ki bu o kadar da kolay değil.I am afraid it's not so easy.
O kolay para.It's easy money.
Sorunu çözmek çok kolay bir şeydi!It was a piece of cake to solve the problem!
Bu kolay olacak.This will be easy.
Bu işi zamanında bitirmek kolay olmayacak.It's not going to be easy to finish this job on time.
Sigarayı bırakmak kolaydır. Bunu yüzlerce kez yaptım.It's easy to quit smoking. I've done it hundreds of times.
Bunun kolay olacağını düşünüyorsan, yanılıyorsun.If you think that this is going to be easy, you're wrong.
O kolaydı.That was easy.
Bunu hatırlamak kolay.It's easy to remember.
Bizim için bu kolay bir karar değildi.This wasn't an easy decision for us.
Göründüğü kadar kolay değil.This isn't as easy as it looks.
Bu kolay. Bir bebekten şeker almak gibi.This is easy. It's like taking candy from a baby.
Tom çok kolay sinirlenir.Tom has a short fuse.
Çok kolay öldürülemem.I can't be killed so easily.
Daha kolay olacağını düşündüm.I thought it'd get easier.
Problemi çözmek kolay değil.It's not easy to solve the problem.
Aslında göründüğünden çok daha kolaydır.It's actually a lot of easier than it looks.
Hokkabazlık aslında göründüğünden çok daha kolaydır.Juggling is actually a lot easier than it looks.
Aslında onu yapması beklediğimden daha kolaydı.That was actually easier to do than I expected.
İspanyolca'yı kolayca okuyabiliyorum.I can easily read Spanish.
Bu işi salı gününe kadar bitirmek kolay olacaktır.Finishing this job by Tuesday will be easy.
Bu işi salıya kadar bitirmek çok kolay olacak.Finishing this job by Tuesday will be a piece of cake.