Bazı dördüncü dereceden denklemler kolayca ikinci dereceden denklemlere ayrıştırılabilir.Some quartic equations can be easily decomposed into quadratics.
Bir süredir kola bağımlısı oldum ve onu her gün içtim.For a while, I was really addicted to cola and drank it every day.
O kolayca ağaçlara tırmanır.He climbs trees easily.
O çok kolay görünüyordu.It seemed too easy.
Bu çok kolay görünüyor.This seems too easy.
Bu çok kolay.It's like shooting fish in a barrel.
O kolay bir soru değil.It's not an easy question.
Ben bir peynirburger, bir kola ve biraz kızartma istiyorum.I want a cheeseburger, a coke and some fries.
Tom kolayca taşımak için yeterince küçük bir bilgisayar istiyor.Tom wants a computer small enough to easily carry.
Bunun kolay olmayacağını anlamanı istiyorum.I want you to understand this isn't going to be easy.
Bir örnek bulmak kolay.It's easy to find an example.
Bu kolay İngilizce ile yazıldı, bu yüzden sen bile o kitabı okuyabileceksin.It's written in easy English, so even you will be able read that book.
Ah, bu kolaydır.Ah, this is easy.
Ve kolay olacağını kim iddia etti?And who claimed it would be easy?
Ve bunun kolay olacağını kim söyledi?And who said it would be easy?
Dil öğrenmek ona kolay gelir.Learning languages comes easy to her.
Bununla birlikte, sağduyu bize kolay bir çözüm olmadığını söylüyor.Common sense tells us, however, that there is no easy solution.
Yüzleri kolayca hatırlar mısınız?Do you remember faces easily?
Yüzleri kolayca hatırlar mısın?Do you remember faces easily?
Teşhis bulmak kolay değildir.It is not easy to find recognition.
Önümüzdeki birkaç yıl bizim için kolay olmayacak.The next few years won't be easy for us.
İngilizce konuşmanın oldukça kolay olduğunu keşfettim.I discovered that speaking English was pretty easy.
Kolay değildi.It wasn't easy.
Bu tür hatayı gözden kaçırmak çok kolaydır.It's very easy to miss this kind of mistake.
Kolay bir karar değildi.It was not an easy decision.
Kolay olmadığını biliyorum.I know it's not easy.
Amerikalılar için "seni seviyorum" demek çok kolay ama Çince'de bunu yapmak olanaksızdır.It's so easy for Americans to say "I love you" but it's impossible to do this in Chinese.
O bulaşık makinesini kullanması kolay buluyor musun?Do you find that washing machine easy to use?
Kola veya Pepsi?Coke or Pepsi?
Kolayı mı ya da Pepsiyi mi tercih edersiniz?Do you prefer Coke or Pepsi?
Ben bir çizburger ve bir kola istiyorum.I'd like a cheeseburger and a coke.
Ben kolay bir kız değilim.I'm not an easy girl.
Şehirlerden beyaz göçü önlemek kolay değildir.It's not easy to prevent white flight from cities.
Bu kolay değil.This isn't easy.
Tom kolay korkutuyor.Tom scares easy.
Kolay yanıtlar yok.There are no easy answers.
Kolayca eğlenirim.I'm easily amused.
Kolayca sıkılırım.I'm easily bored.
Kolay değil.It isn't easy.
Kolay olacak.It'll be easy.
Gerçekten kolay.It's really easy.
Ne kolay değildi?What wasn't easy?
Ne dediğine dikkat et, zira o kolayca sinirlenir.Be careful of what you say, for he's easily annoyed.
O çocuğun kolayca dikkati dağılır.That child's easily distracted.
Bunu yapmak çok kolay.That's very easy to do.
Bu kitaplar çalışmanızı daha kolay yapacak.These books will make your work easier.
Güvenlik konusunda asla işin kolayına kaçmamalısın.You should never cut corners on safety.
Kolayca korkmam.I don't scare easily.
Bu kolay olmayacak.This won't be easy.
Bu tür hatayı gözden kaçırmak kolaydır.This kind of mistake is easy to overlook.
Bu tür hataları gözden kaçırmak kolaydır.These kinds of mistakes are easy to overlook.
O kadar kolay görünmüyordu.It didn't look that easy.
Bunun kolay olmayacağını kabul ediyorum.I admit it won't be easy.
Bunun kolay olduğunu söylemedim.I didn't say it was easy.
Sanırım o göründüğü kadar kolay değil.I assume it's not as easy as it sounds.
Bunu senin için daha kolay yapabilirim.I can make it easier for you.
Bu iş çok kolay.This job is dead easy.
İşleri senin için daha kolay yapabilirim.I could make things easier for you.
Arkadaş bulmak onun için kolay.It's easy for him to make friends.
Onun arkadaşlar edinmesi kolaydır.It's easy for her to make friends.