Ana içeriğe geç
Sözlük

kola ile cümle

kola kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kolay pes etmez, değil mi?Tom doesn't give up easily, does he?
Tom onu kolayca yaptı.Tom did it easily.
Tom kolayca soğuk algınlığına yakalanır.Tom catches colds easily.
Tom Mary ile İngilizce konuşmayı kolay buldu.Tom found it easy to speak English with Mary.
Tom Mary'nin şifresini kolayca tahmin etti.Tom easily guessed Mary's password.
Tom kendisinin masum olduğu konusunda Mary'yi kolayca ikna etti.Tom easily convinced Mary that he was innocent.
Tom Mary'nin evini kolayca bulabildi.Tom could find Mary's house easily.
Yorum ekleme kod okumayı kolaylaştırır.Adding comments makes the code easier to read.
Yorum eklemek kodu okumayı daha kolay hale getirir.Adding comments makes it easier to read the code.
Yorum eklemek şifreyi okumayı daha kolay hale getirir.Adding comments makes reading the code easier.
Tom görünmeden Mary'yi izlemeyi oldukça kolay buldu.Tom found it fairly easy to follow Mary without being seen.
O kolaylıkla yarışı kazandı.He won the race with ease.
Tavus kuşu ( Inachis io ) güzel ve kolayca tanınabilen bir kelebektir.The peacock (Inachis io) is a beautiful and easily recognizable butterfly.
Kötü havada, kolayca soğuk algınlığına yakalanılabilir.In bad weather, one can easily catch a cold.
O dağa tırmanmak çok kolaydı.Climbing that mountain was a piece of cake.
Ben onun ofisini kolayca buldum.I easily found his office.
İstersen, bunu kolayca yapabilirsin.If you want, you can easily do it.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Tom Mary'ye kolay olmayacağını söyledi.Tom told Mary it wouldn't be easy.
Tom'la birlikte çalışması çok kolaydır.Tom is very easy to work with.
Tom kilo vermek için kolay bir yol arıyor.Tom is looking for an easy way to lose weight.
Tom kolayca yorulur.Tom gets tired easily.
Tom kolayca sinirlenir.Tom gets angry easily.
Tom oyunun temel kurallarını kolaylıkla öğrendi.Tom easily learned the basic rules of the game.
Tom kolay şekilde bizi bekleyebilirdi.Tom could have very easily waited for us.
Tom çok kolay bir şekilde bizi bekleyebilirdi.Tom could have very easily waited for us.
Tom Mary'den kesinlikle geçinmesi daha kolay gibi görünüyor.Tom certainly seems easier to get along with than Mary.
Tom kesinlikle hokkabazlığı kolay gösterir.Tom certainly makes juggling look easy.
Mary'yi gitmeye ikna etmek kolay olmayacak.It won't be easy persuading Mary to go.
Tom'un Mary'ye ne duyması gerektiğini söylemesi kolay değildi.It wasn't easy for Tom to tell Mary what she needed to hear.
Tom'un kıt kanaat geçinmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to make ends meet.
Tom'un tekrar nasıl yürüyeceğini öğrenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to learn how to walk again.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to earn enough money to support his large family.
Tom'un Mary'nin sağlık problemleri ile ilgilenmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to deal with Mary's health problems.
Sevmek kolaydır ama sevilmek zordur.It is easy to love, but difficult to be loved.
Bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.I never thought it would be so easy.
Bir yabancı dili konuşmak kolay değil.It's not easy to speak a foreign language.
Şartlar o kadar kolay değil.Things are not that simple.
İkinci ders çok kolaydır.The second lesson is very easy.
O kadar kolay değil.It's not that easy.
Onunla birlikte yaşamanın o kadar kolay olmadığı çıktı.It turned out not to be so easy to live with him.
İnsanlar onlar arasındaki farkı kolaylıkla söyleyebilirler.People can easily tell the difference between them.
Söylemek kolaydır ve başarmak zordur.It is easy to say and hard to accomplish.
İyiyi kötüden ayırmak kolaydır.It's easy to distinguish good from evil.
Bunu anlamak oldukça kolay olmalı.This should be pretty simple to understand.
Çiftler halinde çalışmak, bu sorunları çözmenin en kolay yoludur.Work in pairs is the easier way to solve these problems.
Şimdi nihayet kolay uyuyabilirim.Now I can finally sleep easy.
Ben onun yapmak için kolay olacağını düşünmüştüm.I thought it would be easy to do.
Hep dürüst olmak kolay değildir.It's not easy to be honest all the time.
Ev kolayca satıldı.The house has been easily sold.
Ev kolay bir kelimedir.House is an easy word.
Neden gitmek istediğini anlamak kolay değil.It isn't easy to understand why you want to leave.
Niçin bırakmak istediğini anlamak kolay değil.It is not easy to understand why you want to leave.
Sizin işiniz kolay değil.Your job isn't easy.
İnsanları aydınlatmak çok kolaydır.Enlightening the people is very easy.
Piyango kazanmak, para kazanmanın kolay bir yoludur.Winning a lottery is an easy way of making money.
Düşündüğüm kadar kolay değil.Not as easy as I thought.
Kayınbiraderim önemsiz konulardan kolayca sinirlenir.My brother-in-law easily loses his temper from trivial matters.
Piyano çalmak kolay değildir.Playing the piano isn't easy.
Bütün bunlar basit ve anlaşılması kolaydır.All this is simple and easy to understand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod