Ana içeriğe geç
Sözlük

kol ile cümle

kol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu yapmak çok kolay.That's very easy to do.
Sirkin harika bir vahşi hayvan koleksiyonu var.The circus has a wonderful collection of wild animals.
Bu kitaplar çalışmanızı daha kolay yapacak.These books will make your work easier.
Güvenlik konusunda asla işin kolayına kaçmamalısın.You should never cut corners on safety.
Kolayca korkmam.I don't scare easily.
Bu kolay olmayacak.This won't be easy.
Bu tür hatayı gözden kaçırmak kolaydır.This kind of mistake is easy to overlook.
Bu tür hataları gözden kaçırmak kolaydır.These kinds of mistakes are easy to overlook.
O kadar kolay görünmüyordu.It didn't look that easy.
Bu koltuk tutuldu.This seat is taken.
Bunun kolay olmayacağını kabul ediyorum.I admit it won't be easy.
Bunun kolay olduğunu söylemedim.I didn't say it was easy.
Senin eski kitap kolleksiyonunu görebilir miyim?May I see your collection of old books?
Sanırım o göründüğü kadar kolay değil.I assume it's not as easy as it sounds.
Vagon ve koltuk numarası biletin üzerinde yazılı.The car and seat number are written on the ticket.
Bunu senin için daha kolay yapabilirim.I can make it easier for you.
Bu iş çok kolay.This job is dead easy.
Koleje gidebilirdim ama gitmemeye karar verdim.I could have gone to college, but I decided not to.
İşleri senin için daha kolay yapabilirim.I could make things easier for you.
Arkadaş bulmak onun için kolay.It's easy for him to make friends.
Onun arkadaşlar edinmesi kolaydır.It's easy for her to make friends.
Geçen hafta koleje başvurdu.She applied for college last week.
Fransızca kolay bir dil değildir.French isn't an easy language.
Koleje gitmeye ihtiyacım yok.I don't need to go to college.
O kadar kolay olacağını sanmıyorum.I don't think it'll be that easy.
Hayatımın kolay olduğunu sanmıyorum.I don't think my life is easy.
Koleji bıraktım.I dropped out of college.
Tom'u konuşması çok kolay buluyorum.I find Tom very easy to talk to.
O kadar kolay değil sanırım.I guess it's not that easy.
Sanırım bu sizin için kolay değildi.I guess this wasn't easy for you.
Kolunu bana doladı.He put his arm around me.
O, kolunu onun etrafına koydu.He put his arm around her.
O onu kollarına aldı.He took her in his arms.
Koleksiyonun fiyatını hesaplayamadı.He couldn't calculate the price of the collection.
Senin için birkaç kolay sorum var.I have a few easy questions for you.
Sol kolumu incittim.I hurt my left arm.
Benim kırık bir kolum yok.I don't have a broken arm.
Kolayca arkadaş yapamam.I don't make friends easily.
Ben o kadar kolayca korkutmam.I don't scare that easily.
Bunun kolay olmayacağını biliyorum.I know it won't be easy.
Yenmek kolay olmayacak.I won't be easy to beat.
Koltuğa geri dön.Go back to the seat.
Kölelik, Amerika Birleşik Devletleri'nde 1865 yılına kadar kaldırılmadı.Slavery was not abolished in the United States until 1865.
Kölelik, Abd'de 1865 yılına kadar kaldırılmadı.Slavery was not abolished in the U.S. until 1865.
Kenti, o yüksek binanın tepesinden kolayca görebilirsin.From the top of that tall building, you can easily see the city.
O kadar kolay olamayacağını biliyordum.I knew it couldn't be that easy.
Bunun her zaman kolay olmadığını biliyorum.I know it isn't always easy.
Onun kolay olmadığını biliyorum.I know it wasn't easy.
Onun göründüğü kadar kolay olmadığını biliyorum.I know it's not as easy as it looks.
Bunun kolay olmadığını biliyorum, ama en azından denemelisin.I know it's not easy, but you've got to at least try.
O işin kolay olmadığını biliyorum.I know that job wasn't easy.
Bunun senin için kolay olmadığını biliyorum.I know this isn't easy for you.
Bunun kolay olmadığını biliyorum.I know this isn't easy.
O kolyeyi seviyorum.I like that necklace.
Kolyeni seviyorum.I like your necklace.
Bu işin kolay olacağını hiç söylemedim.I never said this job would be easy.
Portekizce güzeldir ama kolay değildir.Portuguese is beautiful but not easy.
Artık koltuk değneklerine ihtiyacım yok.I don't need crutches anymore.
Koltuğu senin için sıcak tuttum.I kept the seat warm for you.
Bu kolayca yapılır.It's easily done.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod