Seiko, yakın zamandaki Kinetic (otomatik quartz) kol saatinde lityum titanat pilleri kullanıyor.セイコーは最近のキネティック(自動クォーツ)腕時計にチタン酸リチウムを使用している。
1983 İlk G-Shock kol saati DW-5000C 1985 Casio ilk profesyonel synthesizer i olan CZ-101'i çıkardı.1983年4月:推出首支具防震功能的手錶G-Shock DW-5000C-1A型。
Rolex SA kol saati ve aksesuarları üreten İsviçreli üretici firmadır.빅토리녹스(Victorinox)는 칼과 시계를 제작하는 스위스 회사다.
Akıllı saat bir bilgisayar sistemi ile entegre edilmiş kol saatidir.실시간 시계는 컴퓨터 시스템에서 시간을 제공하기 위한 모듈이다.
1983 İlk G-Shock kol saati DW-5000C 1985 Casio ilk profesyonel synthesizer i olan CZ-101'i çıkardı.1983년에 카시오의 엔지니어 Kikuo Ibe는 첫 번째 G-Shock인 DW-5000C를 설계했다.
Kol Saati: İçine konan yumurtayı pişirir.달걀 프라이는 달걀을 기름등에 부쳐내어 만든 요리다.
Örneğin kol saatinizin yerel saate göre 5 dakika daha önde olduğunu düşünebilirsiniz.국제선 청사에서 이용할 경우 시간표 보다 5분 일찍 출발한다.
Rolex SA kol saati ve aksesuarları üreten İsviçreli üretici firmadır.ROLEX SA je švicarski proizvođač luksuznih satova iz Biela.
Rolex SA kol saati ve aksesuarları üreten İsviçreli üretici firmadır.Rolex SA - Šveicarijos kompanija, gaminanti prabangius rankinius laikrodžius.
Rolex SA kol saati ve aksesuarları üreten İsviçreli üretici firmadır.Rolex SA on Šveitsi kellafirma, mis valmistab käekelli ja kronomeetreid.
Örneğin kol saatinizin yerel saate göre 5 dakika daha önde olduğunu düşünebilirsiniz.NHL-i mängudes viiki ei tunnistata, seal kestab 5-minutiline lisaaeg esimese väravani.
İlk otomatik kurgulu kol saati 1923'te John Harwood tarafından geliştirilmiştir..Esimese sellise käekella leiutas briti kellassepp John Harwood aastal 1923.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Ale v Hirošimě byli lidi smeteni ze světa a zbyly po nich jen hodinky nebo stránka z deníku.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Ampak v Hirošimi je nekatere ljudi izbrisalo, ostala je samo zapestna ura ali pa stran v dnevniku.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.De Hiroshimában, néhány ember teljesen eltörlődött, csak egy karórát vagy naplólapot hagyva maguk után.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.하지만 히로시마에서는, 사람들이 손목시계나 일기장 한 쪽만을 남기고 완전히 쓸려 나갔어요
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Maar in Hiroshima werden sommige mensen weggevaagd. Ze lieten enkel een horloge of dagboekpagina achter.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Mas em Hiroxima, algumas pessoas foram varridas, deixando só um relógio de pulso ou a página de um diário.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Men i Hiroshima, forsvandt nogle mennesker fuldstændigt efterlod kun et armbåndsur eller en dagbogsside.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Men i Hiroshima, några personer blev helt bortsvepta, och lämnade endast en klocka eller ett dagboksblad.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Pero en Hiroshima, algunas personas fueron borradas, dejando sólo un reloj de pulsera o una página de diario.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Tapi di Hiroshima, beberapa orang tersapu dengan bersih, meninggalkan hanya jam tangan dan halaman diari.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Αλλά στη Χιροσίμα, κάποιοι άνθρωποι αφανίστηκαν, αφήνοντας μόνο ένα ρολόι ή μια σελίδα από ημερολόγιο.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Але в Хіросімі, деякі люди були начисто витерті, лишивши по собі тільки годинники чи сторінки щоденників.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Но в Хиросиме, некоторых людей начисто смело, оставляя лишь наручные часы или страницу в дневнике.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.Но в Хирошима, някои хора били изтрити, оставяйки само ръчен часовник или страница от дневник.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.הבטחון העצמי שלי יכול להמדד בכפיות מעורבות בשירה שלי, וזה עדיין תמיד נותן לי טעם מצחיק בפה.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.ولكن في هيروشيما ، محي بعض الناس تماماً ، ولم يبق إلا ساعة اليد أو صفحة مذكرات.
Ama Hiroşima'da, bazı insanlar silinip gitti, geride sadece bi kol saati ya da günlük sayfası bırakarak.腕時計と日記のページだけが 残された だからポケットを満たすのに どれほど抑制があろうとも
Bir de bir oda dolusu liseliye sorun aynı soruyu. O yaşta gençlerin çoğu kol saati takmıyor.Gdyby spytać nastolatków, mało kto by się zgłosił.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.저는 20 페이지짜리 매뉴얼을 손목시계 하나에 받아 본 적이 있습니다.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.Alguna vez yo tuve uno de 20 páginas, para un reloj de pulsera.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.Am avut odată unul pentru un ceas de mână, 20 de pagini.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.Имах веднъж такова за един часовник, 20 страници.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.У меня была такая, однажды, для наручных часов.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.קניתי פעם שעון יד, 20 עמודים
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.لدي كتيب من عشرين صفحة خاص بساعة اليد.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende. 20 sayfa.とにかく 重要と思ったことは
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende.Ich hatte mal eine für eine Armbanduhr.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende.Ik had er ooit één voor een polshorloge.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende.Miałem kiedyś taką do zegarka.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende.Tôi có một bản như thế cho đồng hồ đeo tay.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende.Una volta ne avevo uno per un orologio da polso.
Bir keresinde bir kol saati için vardı bende.Είχα ένα για ρολόι χειρός.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Au o colibă fără electricitate, fără apă curentă, fără ceasuri de mână, fără bicicletă.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Bydlí v chatrči bez elektřiny, tekoucí vody, náramkových hodinek, kola.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Họ có 1 cái chòi không có điện không có nước không có đồng hồ, không xe đạp
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Ils ont une cabane sans électricité, ni eau courante, pas de montre, pas de vélo.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.그들이 살고 있는 오두막은 전기도 없고, 수돗물도 없고 손목시계나 자전거도 없습니다.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Sie haben eine Hütte, in der es keinen Strom gibt, kein fließendes Wasser, keine Armbanduhr, kein Fahrrad.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Van egy kunyhójuk, ahol nincs áram, folyóvíz, karóra vagy bicikli.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Vivevano in una capanna senza elettricità, senza acqua corrente, non avevano orologi, nè una bicicletta.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Ze hebben een hut zonder elektriciteit, zonder stromend water, geen horloge, geen fiets.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Živijo v kolibi brez elektrike, brez tekoče vode, brez ure, brez kolesa.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Żyją w chatce bez prądu, bieżącej wody. Nie mają zegarka ani roweru.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Έχουν μια καλύβα η οποία δεν έχει ηλεκτρικό, τρεχούμενο νερό, δεν έχει ρολόι χειρός ή ποδήλατο.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Они живут в бараке, где нет электричества, воды, наручных часов, велосипеда.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.Те имат една колиба, в която няма електричество, няма течаща вода, няма ръчен часовник, няма колело.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.יש להם בקתה שאין לה לא חשמל, לא מים זורמים, לא שעון יד, לא אופניים.
Elektriği olmayan bir barakaları var, suları akmıyor, kol saati yok, bisikleti yok.لديهم كوخ لاتتوفر به الكهرباء، أو الماء الجاري، لا ساعة معصم، لا دراجة.