Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.men overtrederne skal tilintetgjøres alle sammen, de ugudeliges fremtid skal avskjæres.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.mutta luopuneet hukkuvat kaikki, ja jumalattomain tulevaisuus leikataan pois.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.Pero los transgresores serán todos juntos destruidos; la posteridad de los impíos será eliminada
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.Prestopniki pa poginejo vsi skupaj, zarod brezbožnik se iztrebi.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.Přestupníci pak že tolikéž vyhlazeni budou, a bezbožníci naposledy vyťati.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.Quanto aos transgressores, serão � uma destruídos, e a posteridade dos ímpios será exterminada.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.Tetapi orang berdosa akan dibinasakan; keturunan mereka akan dilenyapkan
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.οι δε παραβαται θελουσιν ολως εξολοθρευθη των ασεβων το εγκαταλειμμα θελει αποκοπη.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.А престъпниците всички заедно ще се изтребят; Останалите от нечестивите ще се отсекат.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.ופשעים נשמדו יחדו אחרית רשעים נכרתה׃
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.اما الاشرار فيبادون جميعا. عقب الاشرار ينقطع.
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.至 於 犯 法 的 人 、 必 一 同 滅 絕 . 惡 人 終 必 剪 除
Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.至於 犯法 的 人 、 必 一 同 滅絕.惡人終必 剪除
Ama bildiğimiz gibi negatif sayıların kare kökü yoktur. . . . . . .알다시피, 실제로 존재하는 수를 다루므로 말이 안됩니다 제곱해서 음수가 나오는
Ama bu farklı kokulara da sahiptir.그러면서 알아가는 친구와 같다고나 할까요...
Ama bu farklı kokulara da sahiptir.וכאשר יש לו את כל הניחוחות השונים.
Ama bu farklı kokulara da sahiptir.وكما فعلت هذه العطور المختلفة.
Ama bu farklı kokulara da sahiptir.これは仲間です
Ama bu "İdeal Evlilik" kitabında, gençlerle reşitlerin semenlerinin kokularını ayırt edebildiğini yazmış.אבל הוא כתב בספרו "נישואים אידיאליים," הוא אמר שניתן לאבחן בניחוחו של זרע של אדם צעיר,
Ama bu "İdeal Evlilik" kitabında, gençlerle reşitlerin semenlerinin kokularını ayırt edebildiğini yazmış.كتب في كتابه أنه يستطيع التفرقة بين السائل المنوي لشخص حديث السن
Ama bu "İdeal Evlilik" kitabında, gençlerle reşitlerin semenlerinin kokularını ayırt edebildiğini yazmış.彼は若い男性と年配の男性の精液をかぎ分けられるそうで 若い男性のそれはさわやかな香りがするが
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Dar ne gândeam la el adesea, pentru că de câte ori mama făcea ton surpriză, avea un uşor iz de praf de puşcă.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.De gyakran gondoltunk rá, mert valahányszor tonhalat készített, mindig puskaporos íze volt.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.하지만 우린 종종 그때 기억이 났죠. 왜냐하면 매번 어머니가 만든 참치요리에서 희미하게 화약가루 맛이 났거든요.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Maar we dachten er nog vaak aan terug. Telkens ze tonijn klaarmaakte, vonden we er een buskruitsmaakje aan.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Но мы часто думали об этом, потому что каждый раз, когда она готовила тунец, слегка пахло порохом.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Но често мислехме за него, защото всеки път, когато тя готвеше риба тон, тя... имаше лек вкус на барут.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.אבל חשבנו עליה לעתים קרובות, בגלל שכל פעם שאמא הכינה טונה היה לזה טעם שהזכיר אבק שריפה.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.وكنا نتذكرها في كل مرة كانت تطبخ التونا لنا ونشعر أن مذاقها مثل البارود
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.ほんのり火薬の味がしたんだ 僕は発明好きなんだ
Ama daha önemlisi kökü anlamaktır, kaynakla bir olmaktır.Ale mnohem důležitější je porozumět základu, být s ním zajedno.
Ama daha önemlisi kökü anlamaktır, kaynakla bir olmaktır.Ez a forrás a Tudat.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Ale ak by sledoval ten zápach prišiel by z iného smeru.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Ale gdyby ten rekin podążał za smugą zapachu, mógłby przypłynąć z innej strony.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Ale kdyby následoval zápach návnady, měl by přijít z jiného směru.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Dar dacă ar fi urmărit mirosul, ar fi venit din cealaltă direcție.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.그러나 만약 저것이 냄새를 따라 온 것이라면, 다른 방향에서부터 접근했을 것입니다.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Maar als hij de geurpluim volgde zou hij vanuit de andere richting zijn gekomen.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Mais s'il avait suivi l'odeur, il serait venu par l'autre côté.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Ma se avesse seguito la traccia olfattiva, sarebbe arrivato dalla direzione opposta.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Mas se ele estivesse a seguir a nuvem de odor, teria vindo da outra direcção.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Men hvis den havde fulgt duft skyen, ville den have kommet ind fra den anden retning.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Namun jika dia mengikuti aroma dari bulunya, dia akan datang dari arah yang berbeda.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Nhưng nếu nó bị theo sau bởi một dải mùi, nó có lẽ đến từ một hướng khác.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Pero si hubiera estado siguiendo la estela de olor habría llegado desde otra dirección.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Wenn er aber dem Geruch gefolgt wäre, hätte er von der anderen Seite kommen müssen.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Але якби вона припливла на запах, вона б з'явилася з іншої сторони.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Но ако следваше струйката с миризма, щеше да дойде от друга посока.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.Но если бы она плыла на облако запаха, она подплыла бы с другой стороны.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.אבל אם הוא היה בא בעקבות הריח, הוא היה בא מכיוון אחר.
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.ولكن ان كان يحاول اللحاق بالكائن المدعو عمود الحبر لكان قد جاء من الطرف الاخر
Ama eğer koku ödülünü takip ediyor olsaydı, diğer yönden geliyor olacaktı.反対方向から接近したでしょう サメはどうも電子クラゲを
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha!
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha! Giona, questa è un'altra pugnalata. Ma chiama rapidamente via il capitano di quel profumo.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha!
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha! Jona, dat is een ander steken. Maar hij noemt snel weg van de kapitein van de dat geur.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha! Jonah, dass ein anderer Stich ist. Aber er schnell weg ruft der Kapitän von dass Duft.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha! Jonah, det är en annan sticka. Men han kallar snabbt bort kaptenen från att doft.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha! Jonah, đó là một cú đâm. Tuy nhiên, ông nhanh chóng các cuộc gọi đi thuyền trưởng từ rằng mùi hương.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ha! Jonas, c'est un autre coup. Mais il appelle rapidement l'écart du capitaine du ce parfum.