Akşam yemeği nefis kokuyor.Aftensmaden dufter lækkert.
(Bad/Bat) kökünden türemiştir.Hva er dårlig? - Alt som følger av svakhet.
Koku - Koku alma duyusu.Lukten...å Gud, lukten.
Az kökü Azman (Vahşi Hayvan) sözüyle de yakından alakalıdır.Antennene er forholdsvis korte (når omtrent bak til midtveis på pronotum) og sagtakkede.
(So/Soğ) kökünden türemiştir.Som Frem fra Glemselen kap.
Çok iyi koku alır.Den har svært god luktesans.
1.5 metreye kadar uzayabilen bu bitki genelde büyük ve beyaz olan kökü için yetiştirilir.Den er opp til 1,5 meter høy, og dyrkes primært for den store, hvite, koniske roten.
Bir dişin bir ya da daha fazla sayıda kökü olabilir.En ligning kan ha én eller flere røtter.
"Du riechst so gut" (Türkçe: Çok güzel kokuyorsun) Rammstein grubunun çıkardığı ilk teklisidir.«Yes, of course, if it's fine tomorrow» er Mrs Ramsays åpningsreplikk.
İki kökün arasından bir kanal meydana gelir.Dette krever to kanaler mellom partene.
Komşular pis koku sebebiyle polise gittiler.Dette førte til at nabostammene massakrerte de skytiske mennene.
“Kara” (siyah) ve (Kon) kökünün bileşimidir .Den er tofarget sort (oversiden og hode/hals) og hvit (buksiden).
Piyasaya sürülüşünün ilk dokuz haftasında en çok satan koku olmuştur.Dåpen er den første skipsdåpen Hurtigruten har hatt på ni år.
(Um/Om) kökünden türemiştir.(Vokt deg for snikskyttere) ble vanlige.
(Ol/Öl) kökünden türemiştir.Fra vantro til overmot?, 1.
Beyaz bir kokusuz kristal katıdır, su, etanol, eter ve kloroform içinde çözünür.Akrylamid er hvit, luktfri, krystallisk og solid og stoffet er løselig i vann, etanol, eter og kloroform.
Yanan yünde ise boynuz kokusu karakteristiktir.Lukten er karakteristisk stikkende.
Kara kökünden gelir.Svart kommer av jernoksid.
Koku almaçları ve duyu sinirleri burun boşluğunun üst kısmında bulunur.Sansecellene til lukte- og smakssansene ligger øverst i nesehulen.
Maskeler, onları kokuşmuş havadan korumak için tasarlanmıştı.Piltrærne ble plantet for å forsterke dammens beskyttelsesvoller.
Ay kökünden türemiştir.Tyngdekraften fra månen.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.De dufter når de blir knust.
Bu tür kokulu banyoya Fince savusauna (duman saunası) denir.Her blir pølsene dusjet i «røyk».
Sürmek, devam etmek kökünden gelir.Det gjør at streker på skrå blir hakkete.
Ama en çok da kokusunu...Bazı geceler yanıma gelip bana sarılmasını, birlikte uyumamızı.2.Fysste natta vi sammen låg, da kyssa vi og klappa, andre natta vi sammen låg, vi sløss som hund og katta.
Bu gazın kokusu çürümüş yumurtaya benzemektedir.Svovelforbindelsene lukter kanskje verst, omtrent som råtne egg.
Bu parfüm Pan'ın kokusunu gizleyen parfümdür.Grunnen var at lukten fra ambraen maskerte lukten.
(Dem/Tem) kökünden türemiştir.(Oversikten er hentet fra:
Aynı zamanda koku duyusunda da kısmi bir felç olur.De utsonderer også en bestemt duft når de er klare til å pare seg.
Ar kökü bu dünyaya ait olmayan varlıkları ifade eder.Sporene peker mot en morder som ikke er av denne verden.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi.Æ ha liksom kjent lukta av … det må æ innrømm .»
Kökün üretiminin imzalanmasından önce bu süre zarfında, birkaç alternatif güven kaynağı da vardı.Men før klubben kom frem til disse fargene var man innom en del andre alternativer underveis.
Bu köklerin tatlı ve güzel bir kokusu vardır.Blomstene dufter søtt.
Terpenler uçucu yağların karakteristik kokusundan sorumludurlar.Vepsene reagerer særlig på lukten av hærmaurene..
Amorphophallus titanum veya Ceset Çiçeği, Dünya'nın en kötü kokusuna sahip olan bitkidir.Arten Amorphophallus titanum har noen av verdens største blomster.
Çin'deki en ünlü kokulu çaydır.Grønn te er den mest populære typen te i Kina.
Hoş ama biraz da küflü bir kokusu vardır.Den dufter godt, noen mener den dufter litt som appelsin.
Paranın kokusunu 10.000 fersahtan bile alabilir.Klubben ilegges også en bot på 10 000 kroner.
Ben görüyorum ki, senden küfür kokusu geliyor.” dedi."Aku ingin tahu apa bau itu?"
Zira erkek ağaçlar kötü kokulu meyveler vermemektedir.Demikian pula tersedianya bahan baku serat bukan kayu yang cukup melimpah.
Reb'l Fleur, Rihanna tarafından piyasaya sürülen ilk kokudur.Reb'L Fleur atau Rebbelion Fleur adalah minyak wangi pertama yang dihadirkan oleh Rihanna.
Fakat güzel bir koku yaymaktadırlar.Manguni = Manguni Rendai yakni bunyi yang merdu tandanya menyenangkan.
İkinci tekil şahıs (sen) için eksiz şekilde (fiil kökü veya gövdesi halinde) kullanılır: (Sen) git.Dan hukum yang kedua, yang sama dengan itu, ialah: Kasihilah sesamamu manusia seperti dirimu sendiri."
(Ay/Ağ) kökünden türemiştir.Iskandar) Bila Bulan Purnama (cipt.
Porselen, Fransa kökenli bir koku tazısı.Aromanya menjadi komponen utama salah satu parfum dari Prancis, Joy.
Duyma ve koku duyuları çok yüksektir.Rasa dan aromanya cukup tajam.
Koku duyulmaz.Bau itu tak tertahankan.
Koku (kitap) - Patrick Süskind'in bir romanı.Sebuah film yang diadaptasi dari novel Perfume karya Patrick Süskind.
Sürekli Koku Atar.Terkadang berbau agak keras.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Apapun yang Anda katakan hanya akan didengar oleh saya saja.
Terpenler uçucu yağların karakteristik kokusundan sorumludurlar.Kadaverina bertanggung jawab sebagian atas bau khas urin.
Paranın kokusunu 10.000 fersahtan bile alabilir.Jumlah telurnya dapat mencapai 1000 butir.
Güzel kokuludur.Nusa Indah.
Dişi ve erkek Pallas kedileri kendilerine özgü kokularıyla bölgelerini işaretler.Baik jantan dan betina membuat aroma untuk menandai wilayah kekuasaan mereka.
Badem gibi hoş bir tadı, balık gibi kokusu vardır.Senyawa ini memiliki bau yang kuat seperti ikan.
Birçok farklı koku çeşidi bulunur.Aroma Terapi memiliki berbagai jenis aroma.
Kuluçka zamanı kuyruk bezinden ağır bir koku yayılır.Disini bau kotoran kelelawar menyengat sekali.
Buğdayık: (Bu/Buğ/Bug) kökünden türemiştir.Udon (うどん): mi tebal dari tepung terigu.
Kırk: (Kır/Qır) kökünden türemiştir.Padahal sesungguhnya bau surga itu tercium dari perjalanan empat puluh tahun.”
"Gök": (Göğ/Gök/Kök) kökü.Tatkala langit terbelah serta menjadi serupa warna merah yang menyala.