Ana içeriğe geç
Sözlük

kokma ile cümle

kokma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.וההיפך, אין ריכוז שבו המרכיב הגופרתי יריח כמו וודקה.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.و بالعكس لا يوجد تركيز يمكن عنده ان تفوح رائحة الفودكا من مركب الكبريت.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.これは分子形状説では非常に説明しにくいことです
Ama kötü kokmak istemem, anlıyor musun?Pero no me gusta oler mal, ¿de acuerdo?
Ama kötü kokmak istemem, anlıyor musun?Мне надо помыться.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Az a rab minden nap ürülékkel borította be magát, úgyhogy sárba hengergették, hogy ne legyen olyan büdös.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Den fange dækkede sig selv med lort hver dag, og de plejede at skulle rulle ham i skidt, så han ikke stank.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Die gevangene bedekte zich elke dag met zijn uitwerpselen. Ze rolden hem in vuil zodat hij niet zou stinken.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Er bedeckte sich jeden Tag mit Scheiße und die rollten ihn regelmäßig durch Dreck, damit er nicht stank.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.저 죄수는 매일 온 몸에 똥을 뒤집어 쓰고, 냄새가 나지 않기 위해 흙바닥을 굴렀습니다.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Obsmarowywał się gównem każdego dnia, kazano mu się później tarzać w piachu, żeby nie śmierdział.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Se cubría de mierda todos los días, y solían hacerlo rodar sobre suciedad para que no apestara.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Tento väzeň sa každý deň potieral výkalmi, a oni ho zvykli vyváľať v špine, aby tak nesmrdel.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Ten vězeň se obaloval hovnama den co den a oni ho nutili válet se v prachu, aby nesmrděl.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Vanki hieroi itseensä paskaa joka päivä, ja he kierittivät häntä mudassa, jotta hän ei haisisi.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.В'язень шмарувався кожного дня лайном, а вони примушували його перевертатися в пилюці, аби він не смердів.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Затворника се покривал с изпражнения всеки ден, и са го търкляли в пръст, за да не мирише.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.Он каждый день покрывал себя дерьмом, и им приходилось обваливать его в грязи, чтобы он не вонял.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.אסיר זה כיסה עצמו בצואה מידי יום, והם היו מגלגלים אותו בעפר כדי שלא יסריח.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.كان هذا السجين يغمر جسده بالغائط كل يوم، وكانوا يقومون بدحرجته في التراب كي لا ينتن.
Bu tutuklu kendini hergün pislikle sıvardı, ve pis kokmaması için onu kumun içinde yuvarlıyorlardı.警備員達は彼を泥の中でころがして臭いを消していました そして彼らはこの囚人を彼をクソ坊主と呼んでいました
Güzel kokmayan çocuklar için temizlik bezi ve sabun da alırdı.Ciężko jest uczyć dzieci, które śmierdzą.
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Allora hai intenzione di vivere in questa città a vendere pesce per il resto della tua vita?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Dann willst du also in diesem Dorf leben, Fische verkaufen und selbst wie ein Fisch stinken?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Donc tu veux vivre dans cette ville, à vendre du poisson et à sentir le poisson?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Jadi kau ingin tinggal di kota ini berjualan ikan dan bau ikan?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?너는!
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Si adica vrei sa traiseti in orasul asta mic, vanzand peste, crabi si caracatite, mirosind a peste?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Sinä, haluatko siis elää tässä pienessä huoneessa, myyden kalaa, rapuja ja mustekaloja ja haisten kalalle?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Szóval ebben a kis vidéki faluban, halakat, rákokat és polipokat árulva akarsz élni?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Vậy con muốn sống ở cái thị trấn này bán cá và lúc nào cũng tanh tưởi mùi cá hay sao?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Więc chcesz mieszkać w tej wiosce, sprzedawać ryby i sama śmierdzieć jak ryba?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Тогда ты хочешь жить в этом городе продавая рыбу и пахнуть как рыба?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?إذن ماذا؟تريدين أن تعيشي في هذه البلدة لتبيعي السمك و تلتصق رائحته بك؟
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?それがどうしたの?
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."우리는 네 창자 속에 있는 박테리아를 재구성해서 네 똥을 박하향이 나게 만들거야."
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."O să reprogramăm bacteria din intestinul tău, şi o să facem ca treaba mare să miroasă a mentă."
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."Riprogrammeremo i batteri del tuo intestino, e faremo sì che la tua cacca profumi di menta."
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."Zamierzamy przeprogramować bakterie w twoich jelitach i sprawimy, że twoje kupy będą pachniały miętą."
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."Ми перепрограмуємо бактерії в твоєму кишечнику і змусимо твої екскременти пахнути м'ятою".
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."Мы сможем перепрограммировать бактерии в твоём кишечнике, и твои какашки будут пахнуть мятой".
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."Ще препрограмираме бактериите в червата ти, и ще направим изпражненията ти да меришат на мента."
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız.""אנו נהנדס מחדש את החיידקים במעיים שלך, "ונעשה שלקקי שלך יהיה ריח מנטה."
Senin bağırsağındaki bakteriyi programlayacağız ve dışkının naneli kokmasını sağlayacaığız."سنقوم بإعادة برمجة البكتريا داخل أمعائك، وسنجعل رائحة برازك كالنعناع."
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Acum, probabil că aţi remarcat că vodka nu miroase niciodată a ouă stricate.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Avrete notato che la vodka non ha mai un odore di uova marce.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Biztosan észrevették már, hogy a vodkának sosincs záptojásszaga.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Các bạn cũng biết rượu vodka không bao giờ có mùi trứng ung.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Habrán notado que el vodka nunca huele a huevos podridos.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Je hebt misschien al gemerkt dat wodka nooit naar rotte eieren ruikt.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.여러분은 보드카에서는 절대로 썩은 달걀 냄새가 나지 않는다는 걸 아시죠.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Nun, ihr werdet festgestellt haben, dass Wodka nie nach verfaulten Eiern riecht.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Vous êtes sûrement conscients du fait que la vodka ne sent jamais les oeufs pourris.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Wódka nigdy nie śmierdzi zgniłymi jajami.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Θα έχετε παρατηρήσει πως η βότκα δε μυρίζει ποτέ σαν σάπιο αυγό.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Вы, естественно, знаете, что водка никогда не пахнет тухлыми яйцами.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Сигурно сте забелязали, че водката никога не мирише на развалени яйца.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.עכשיו, בטח שמתם לב שוודקה לעולם לא מריחה כמו ביצים מסריחות.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.الان, نلاحظ ان الفودكا لا تفوح منها رائحة البيض الفاسد، إطلاقا.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.そんな匂いがしたらグラスを置いて別のバーに行きますよね
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod