Natto kötü kokmasına rağmen, lezzetlidir.Although natto smells awful, it is delicious.
Güzel çiçekler mutlaka güzel kokmaz.Pretty flowers do not necessarily smell sweet.
Para kokmaz.Money does not smell.
Bu meyvenin kokma şeklini sevmiyorum.I don't like the way this fruit smells.
Bu çiçeğin kokma şeklini seviyorum.I like the way this flower smells.
Bütün esterler güzel kokmaz.Not all esters smell good.
Sahildeki ölü balıklar kokmaya başladı.The dead fish on the beach have started to smell.
Sahildeki ölü balıklar kokmaya başlıyor.The dead fish on the beach are starting to smell.
Güzel kokmaya başlıyor.It's starting to smell nice.
Sigara dumanı gibi kokmak istemiyorum.I don't want to smell like cigarette smoke.
Pecunia non olet, (Latince: "Para kokmaz") kalıplaşmış bir Latince deyiştir.Pecunia non olet ("money does not stink") is a Latin saying.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.The skin is smooth and not warty.
Aslında, Bu meşhur aya kokmaz.In fact, this well-known palm doesn't stink.
Yani bu tarz diyetlere devam ederseniz, kötü kokmaya başlarlar.So when you go on these kinds of diet, they begin to smell bad.
Simdi votkanin hic curuk yumurta kokmayacagini farkettiniz.Now, you will have noticed that vodka never smells of rotten eggs.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Conversely, there is no concentration at which the sulfur compound will smell like vodka.
Ve büyümeleri durunca da muz kokmaları gerekiyordu.And when they stopped growing they would smell like bananas.
Ama kötü kokmak istemem, anlıyor musun?But I don't want to smell bad, understand?
Pecunia non olet, (Latince: "Para kokmaz") kalıplaşmış bir Latince deyiştir.Pecunia non olet („Geld stinkt nicht“) ist eine lateinische Redewendung.
Pecunia non olet, (Latince: "Para kokmaz") kalıplaşmış bir Latince deyiştir.Pecunia non olet (« l'argent n'a pas d'odeur ») est un dicton latin.
Balık baştan kokmaya başlar.L'épître débutant au fol.
Anlatılanlara göre bu iğrenç koku, sarımsak, kükürt ve yanık plastik karışımı gibi kokmaktadır.Son odeur est encore décrite comme celle d'une eau vaseuse ou de plastique brûlé.
Para kokmaz.El dinero no huele.
Karsak diğer tilkiler gibi kötü kokmaz.El cortejo no es agresivo como en otras especies.
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Quest'ultimo deve avere un cuore puro e non deve essere malvagio.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.La pelliccia è soffice, priva di peli spinosi.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Кожа гладкая, без чешуи.
Karsak diğer tilkiler gibi kötü kokmaz.Não é tão fácil de redecolar como os foils.
Balık baştan kokmaya başlar.De vis begint te stinken bij de kop.
Karsak diğer tilkiler gibi kötü kokmaz.Hij is niet zo contrastrijk als andere ijsvogels.
Balık baştan kokmaya başlar.Żerowanie rozpoczyna o zmierzchu.
Karsak diğer tilkiler gibi kötü kokmaz.De vandrar inte så mycket som andra fenvalar.
Karsak diğer tilkiler gibi kötü kokmaz.Шерсть не така блискуча, як у інших ігрунок.
Balık baştan kokmaya başlar.Від гребеня починаються м'язи.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Nu au nevoie de periaj intens, blana se menține curată.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Húsa vékony, fehér, sérülésre nem színeződik el.
Balık baştan kokmaya başlar.Sieni haisee alkaalilta.
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Jos korvat ovat puhtaat, ei niitä tarvitse puhdistaa turhaan.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Pesä on paljas, eikä siinä ole mitään pehmustetta.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.Fasettøynene er store, ikke utstående.
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.好惡發於至誠,絕無掩飾顧忌。
Karsak diğer tilkiler gibi kötü kokmaz.성적 이형성은 다른 종들처럼 심오하지 않다.
Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.잎은 어긋나거나 마주나며 턱잎은 없다.
Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır.חוש השמיעה שלה אינו חד במיוחד אך אינו גרוע.
Balık baştan kokmaya başlar.Посрещнати са първо в Смърдеш.
Balık baştan kokmaya başlar.Hviezda sa začína zmršťovať.
Etleri çamur ya da balık kokmadığından av olarak çoğunlukla bu tür ördekler tercih edilir.Ker večinoma mačkam ni všeč njihov vonj, se lahko uporablja kot svarilo za njih.
Balık baştan kokmaya başlar.Veehoidlast saab alguse Aavoja.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Allo stesso modo, non esiste concentrazione in cui un composto di zolfo abbia l'odore di vodka.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.I na odwrót: w żadnym stężeniu siarka nie pachnie wódką.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.반면에, 유황 화합물은 어떠한 농도에서도 보드카 같은 냄새가 안나죠.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Ngược lại, dù ở bất kỳ nồng độ nào thì hợp chất sulphur cũng không thể có mùi giống vodka.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Omgekeerd bestaat er geen concentratie waarbij de zwavelverbinding naar wodka zal ruiken.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Recíprocamente, no hay concentración en la cual el compuesto sulfúrico huela a vodka.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Reciproc, nu există nici o concentraţie în care compu de sulf să miroasă a vodkă.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Umgekehrt gibt es keine Konzentration in der Schwefel wie Wodka riecht.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Viszont nincs olyan koncentráció sem, ahol a kénvegyületnek vodkaszaga lenne.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Αντίθετα, δεν υπάρχει συγκέντρωση όπου η ένωση θείου μυρίζει σαν βότκα.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.И обратно, няма концентрация, при която сярното съединение да мирише на водка.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.С другой стороны, нет такой концентрации, при которой соединение серы будет пахнуть водкой.