Taze yapılmış kahveyi koklamak çok harika!It's so wonderful to smell freshly made coffee!
Tom çiçeği koklamak için eğildi.Tom leaned down to smell the flower.
Tanzanya'da yiyecek koklamak, kibar olmayan hatta çok görgüsüzce bir davranıştır.It is impolite, or even gross, to smell food in Tanzania.
Koklamak tehlikelidir.The smell was horrendous.
Yaşamakta olduğumuz hızlı dünyada durup çiçekleri koklamak için her zaman vaktimiz yok.In the fast paced world that we live in, we don't always have time to stop and smell the roses.
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Did you know that the U.S. Army is training bumblebees to sniff out explosives?'
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.They have interest sniffing each other, chasing squirrels.
Artık "gadjo" görmek ya da koklamak istemiyorum!I don't want to see[br]or smell gadjos any more!
«Napoliyi görmeli, sonra ölmeli mi?», «Yoksa Napoliyi, koklamak, hemen kaçmalı mı?»באיטלקית: "Vedi Napoli e poi muori"; בנפוליטנית: "Vide Napule e po' muore" האם התכוונתם ל...
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Cô có biết là quân đội Mỹ đang huấn luyện ong bắp cày đánh hơi các chất nổ?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'미국 군대가 벌이 폭박물을 찾아내도록 훈련시키는걸 알고 있어요?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."¿Sabía Ud. que el Ejército de EEUU entrena abejorros para detectar explosivos?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Sapeva che l'esercito degli Stati Uniti addestra i calabroni a fiutare gli esplosivi?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Ştiai că armata SUA antrenează bondari ca să depisteze explozivi?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Tudta, hogy az USA hadserege poszméheket tanít be robbanóanyag kiszimatolására?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Viete, že americká armáda trénuje čmeliaky na vyhľadávanie výbušnín?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim." Vous saviez que l'armée américaine entraine des bourdons à flairer des explosifs ? "
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Wie pani, że armia trenuje trzmiele, by wyczuwały materiały wybuchowe?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Wist je dat het Amerikaanse leger hommels africht om explosieven op te sporen?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Wussten Sie, dass die U.S. Armee Hummeln trainiert, um Bomben aufzuschnüffeln?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Ξέρεις ότι ο αμερικανικός στρατός εκπαιδεύει αγριομέλισσες να ανιχνεύουν εκρηκτικά;"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."А ви можете собі уявити, що американська армія тренує бджіл винюхувати вибухівку?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Вы знали, что вооружённые силы США тренируют пчёл искать врывчатку?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Знаете ли, че армията на Съединените щати обучава пчели, които откриват експлозиви?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'ידעת שצבא ארה"ב מאמן דבורים כדי להריח ולאתר חומרי-נפץ?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."هل تعلمين أن الجيش الأمريكي يدرب النحل الطنان ليتشمم المتفجرات؟"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.知ってたかい?"って 言ったんだ ある時自分のカルテを見たら
Artık "gadjo" görmek ya da koklamak istemiyorum!Nu vreau pentru a vedea [br] sau miros gadjos orice mai mult!
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Ils se reniflent, ils courent après les écureuils.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Interessa-lhes cheirarem-se entre eles, perseguir esquilos.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Interesują się obwąchiwaniem nawzajem, ganianiem za wiewiórkami.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.개들은 상대편 개의 냄새를 킁킁대고 맡거나, 다람쥐를 뒤쫓습니다.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Les gusta olfatearse unos a otros y perseguir ardillas.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Sie haben daran Interesse, an anderen zu schnuppern, Eichhörnchen zu jagen.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Sono interessati ad annusarsi a vicenda, a rincorrere gli scoiattoli.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Sunt interesaţi să se adulmece unii pe alţii, să alerge după veveriţe.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Szeretik egymást szaglászni, mókust kergetni.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Τους ενδιαφέρει να μυρίσουν ο ένας τον άλλο και να κυνηγήσουν σκίουρους.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Имат интереси да се душат едно друго, да гонят катерици.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.Им интересно нюхать друг-дружку, гоняться за белками.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.מעניין אותם לרחרח אחד את השני, לרדוף אחרי סנאים.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.لهم إهتمام بشم بعضهم البعض، مطاردة السناجب.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.訓練の報酬にしなければ、命令への反抗に繋がります。
Hemşireye 'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Então disse à enfermeira: "'Sabia que o exército americano está a treinar zângãos
lütfe çiçekleri koklamak için biraz zaman ayırın.특히, 여러분과 학생들이 그 꽃들을 재배한 것입니다.
lütfe çiçekleri koklamak için biraz zaman ayırın.במיוחד אם גידלתם אותם יחד עם תלמידיכם.
lütfe çiçekleri koklamak için biraz zaman ayırın.خاصة إذا كنتم أنتم وطلابكم من زرعها.
lütfe çiçekleri koklamak için biraz zaman ayırın.グリーン・ブロンクス・マシーンの スティーブン・リッツは
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.1つ言わせてもらうと においを嗅いでもどうにもなりませんから (笑)
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Agora, eu sou completamente a favor do iPad, mas vão por mim -- cheirá-lo não vos leva a lado nenhum.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Ik ben een groot voorstander van de iPad, maar geloof me vrij, eraan ruiken heeft geen enkele zin.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.자, 전 아이패드(iPad)를 아주 좋아합니다 하지만 아이패드의 냄새는 맡아봐야 아무 일도 일어나지 않을꺼에요
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Jag är för iPad, men tro mig - att lukta på den ger dig inget.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Ja rozhodne som za iPad, ale verte mi - keď ho ovoniate, nič to s vami neurobí.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Jeg er vild med iPaden, men tro mig -- lugte til den giver dig ingenting.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Jestem jak najbardziej za iPadem, ale uwierzcie mi, wąchanie go nic wam nie da.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Je suis totalement pour l'iPad, mais croyez-moi - le sentir ne vous mènera nulle part.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Nun, ich bin ganz für das iPad, aber glauben Sie mir - daran zu riechen bringt Ihnen gar nichts.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Ora, sono assolutamente a favore dell'iPad, ma credetemi -- odorarlo non vi porterà a nulla.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Sekarang, saya sepenuhnya memakai iPad, tapi percayalah -- tak berguna jika mencium baunya.