Şunun arkasındaki tombulun ağzı kocaman!Ο χοντρός πίσω του έχει τεράστιο στόμα!
Şunun arkasındaki tombulun ağzı kocaman!У того толстяка позади огромный рот!
Tazmanya canavarını yüzünde kocaman bir tümörle.얼굴에 큰 종양을 가진 태즈매니아 데블의 사진을 찍으면서 시작됩니다
Tazmanya canavarını yüzünde kocaman bir tümörle.של השד הטזמני כשעל פניו גידול נרחב.
Tazmanya canavarını yüzünde kocaman bir tümörle.ﻟﻌﻔﺮﻳﺖ ﺗﺎﺳﻤﺎﻧﻲ ﻣﺼﺎﺏ ﺑﻮﺭﻡ ﻛﺒﻴﺮ ﻋﻠﻲ ﻭﺟﻬﻪ.
Tazmanya canavarını yüzünde kocaman bir tümörle.タスマニアデビルの写真でした 当時は偶発的なものと考えられていました
Tester'lar ile ilişkilerimiz sıcaktı ve kocaman bir aile gibiydik.Die Beziehung zwischen den Testspielern war wirklich herzlich und sie waren wie eine große Familie.
Tester'lar ile ilişkilerimiz sıcaktı ve kocaman bir aile gibiydik.그러나 테스터들의 유대 관계는 매우 좋아서 마치 가족 같았습니다
Tester'lar ile ilişkilerimiz sıcaktı ve kocaman bir aile gibiydik.Les liens entre les testeurs étaient très amicaux, et nous étions comme une grande famille.
Tester'lar ile ilişkilerimiz sıcaktı ve kocaman bir aile gibiydik.Stosunki między nimi były bardzo bliskie. To była jedna wielka rodzina.
Tester'lar ile ilişkilerimiz sıcaktı ve kocaman bir aile gibiydik.Vztahy mezi testery byly velmi přátelské a byli jsme, jako jedná velká rodina.
Ulusal Güvenlik Ajansı binanız var, dünyanın en büyük casusluk merkezi. O kadar kocaman kiMamy Agencję Bezpieczeństwa Narodowego, największe centrum szpiegowskie na świecie.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.An der Uni hatte ich ein Poster von dir in meinem Zimmer aufgehängt.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.Ik had je poster aan m'n muur in de middelbare school.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.J'avais ton poster sur mon mur quand j'étais au lycée.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.Miałem twój plakat powieszony w akademiku.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.Quando ero al College avevo il tuo poster sul muro.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.У меня над кроватью висел ваш постер.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.すげーセクシーだったね
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.1匹の大きな豚もいました ダイ マンジュが6年生の時に両親が言いました
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.A všechen ten přepych sdílejí s jedním opravdu velkým prasetem.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Dan mereka berbagi kemegahan tersebut dengan seekor babi yang sangat besar.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.E condividevano questo grande splendore con un enorme maiale.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.En ze delen deze grote weelde met een heel dik varken.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Et ils partagent cette grande splendeur avec un très grand cochon.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Ezt a luxust még megosztják egy jó nagy disznóval.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.In to sijajno razkošje si delijo z zelo velikim prašičem.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.I te luksusy dzielą z ogromną świnią.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.그들은 이 대단한 "화려함"을 매우 큰 돼지와 공유하고 있습니다.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Şi împărtăşesc această profundă splendoare cu un porc foarte mare.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Und sie teilen dieses großartige Anwesen mit einem sehr großen Schwein.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Và họ chia sẻ sự "sung túc" này với 1 con heo rất lớn
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Και μοιράζονται αυτό το μεγάλο θέλγητρο με ένα πολύ μεγάλο γουρούνι.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.И разделяют всю эту неимоверную роскошь с очень большой свиньёй.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.И те споделят този разкош с едно много голямо прасе.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.והם חולקים את הפאר הרב הזה עם חזיר גדול מאוד.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.وهم يشاركون هذا كله مع خنزير كبير.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.A Natureza constrói grandes esqueletos a partir daí.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.A příroda podle nich staví velké kostry.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Av dessa byggstenar bygger naturen stora skelett.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Cela permet à la nature de construire de grands squelettes.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Cu ele natura construiește schelete mari.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Dan alam membangun kerangka besar dari itu.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.De natuur bouwt er grote skeletten mee.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.És a természet nagy csontvázakat épít belőlük.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.그리고는 그것을 바탕으로 커다란 골격을 만들죠.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.La natura ci costruisce grandi scheletri.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Und die Natur schafft daraus große Skelette.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Và tạo hóa xây dựng những bộ khung xương bên ngoài.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Y a partir de ellos construye esqueletos.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Z nich tworzy większe struktury.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.Η φύση κατασκευάζει μεγάλους σκελετούς από αυτό (το DNA).
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.И природа строит из них большие скелеты.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.И природата строи големи скелети от нея.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.І природа будує з них великі скелети.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.והטבע בונה מהן שלדים גדולים.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.والطبيعة تبني هياكل كبيرة منها.
Ve doğa bundan kocaman iskeletler yapıyor.全情報はDNAに集約されているので
Ve genç olduğunuzda asıl sorun -- tüm buradaki öğrenciler için -- kafanız kolayca gerçekten kocaman olur.Het probleem als je jonger bent -- voor alle studenten die luisteren -- is: je hoofd slaat nogal snel op hol.
Ve genç olduğunuzda asıl sorun -- tüm buradaki öğrenciler için -- kafanız kolayca gerçekten kocaman olur.그리고 여러분이 어렸을 때와 마찬가지로 세상의 모든 학생들의 문제는 큰 것들을 빨리 받아들인다는 거죠.