Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...והספרים הגדולים והמלים הגדולות והלא-מוכרות שלהם.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...وكتبهم الكبيرة وكلماتهم الكبيرة غير المألوفة.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...でも 彼らと会話をするにつれ 私は
Bu kocaman bir fıstık.Aia chiar este o aluna mare.
Bu kocaman bir fıstık.Az egy nagy mogyoró.
Bu kocaman bir fıstık.Dat is één gigantische pindanoot.
Bu kocaman bir fıstık.Det är en mycket stor jordnöt.
Bu kocaman bir fıstık.Die ist eine große Erdnuss.
Bu kocaman bir fıstık.Ese es un cacahuate grande.
Bu kocaman bir fıstık.É um amendoim muito grande.
Bu kocaman bir fıstık.Hạt lạc như thế thật là to.
Bu kocaman bir fıstık.Itu adalah kacang yang sangat besar.
Bu kocaman bir fıstık.Jeden duży orzech.
Bu kocaman bir fıstık.정말로 큰 땅콩이죠. 아인슈타인이 새인만큼
Bu kocaman bir fıstık.Sarebbe una nocciolina bella grossa.
Bu kocaman bir fıstık.To je teda ale obrovský orech.
Bu kocaman bir fıstık.Πολύ μεγάλο φιστίκι.
Bu kocaman bir fıstık.Оце був би арахіс!
Bu kocaman bir fıstık.Това е един голям фъстък.
Bu kocaman bir fıstık.Это был бы всем орехам орех.
Bu kocaman bir fıstık.זה חתיכת בוטן ענק. כיוון שאינשטיין היא ציפור,
Bu kocaman bir fıstık.تلك حبة فول سوداني كبيرة. وحيث ان آينشتاين هي طائر،
Bu kocaman bir fıstık.飛ぶものに興味があります
Bu kocaman bir sayıdır.Dies ist eine große Anzahl.
Bu kocaman bir sayıdır.Este é um número enorme.
Bu kocaman bir sayıdır.Het is een enorm getal.
Bu kocaman bir sayıdır.Ini adalah angka besar.
Bu kocaman bir sayıdır.이것은 엄청 큰 숫자 입니다.
Bu kocaman bir sayıdır.Se trata de un número enorme.
Bu kocaman bir sayıdır.TO jest ogromna liczba.
Bu kocaman bir sayıdır.Це величезне число.
Bu kocaman bir sayıdır.Это огромное количество.
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.Geen dia's met lange titels en blah, blah, ik presenteer aan die-en-die op die-en-die datum. Ik weet de datum.
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.Không có tựa đề lớn và dài dòng blah blah blah blah blah
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.어쩌고 저쩌고... 날짜, 주제등은 필요 없습니다.
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.Nada de diapositivas con largos títulos con bla, bla, bla, y presento esto y lo otro.
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.Niente slide dai titoli lunghi, piene di chiacchere sul perché sei qui eccetera.
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.עם בלה בלה בלה בלה ואני מציג לזה והזה, בתאריך כזה וכזה
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.المليئة بالكثير من الكلام ك : ساعرض عليكم كذ و كذا , في تاريخ كذا و كذا.
Bu kocaman, uzun bla, bla, bla, bla, blalı başlıklar ve ben şu-şunlara, şu-şu tarihte sunuyorum olmasın.何々さん宛 何月何日... 日にちも 自分が誰かも あなたがプレゼンすることも知っています
Bu mantarlardan bazıları çok sağlıklıydı. Kocaman oldular.Jotkut sienet ovat varsin onnellisia ja hyvin suuria.
Bu mantarlardan bazıları çok sağlıklıydı. Kocaman oldular.Niektoré z týchto húb mali obzvlášť šťastie, riadne narástli.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Aici e ceva ce am găsit în Maroc, un animal imens.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.CT スキャンしてこの動物の脳を再現しました
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Dette er noget vi fandt i Marokko, et kæmpestort dyr.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Dies haben wir in Marokko gefunden - ein riesiges Tier.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Dit is iets wat we in Marokko vonden, een immens dier.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Esto es algo que encontramos en Marruecos, un animal inmenso.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.이것은 우리가 모로코에서 찾은 거대한 동물입니다.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.On a trouvé ça au Maroc, un animal immense.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Questo lo abbiamo trovato in Marocco, un animale immenso.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Tässä jotain, jonka löysimme Marokosta, huikea eläin.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Tego znaleźliśmy w Maroko.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Вот что мы нашли в Марокко, огромное животное.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.Това е нещо, което открихме в Мароко - огромно животно.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.זה משהו שמצאנו במרוקו, חיה עצומה.
Bunu Fas'ta bulduk; kocaman bir yaratık.هذا شئ وجدناه في المغرب، حيوان ضخم.
Bunu kocaman bir kök sistemi olarak hayal edin ve her ağacı sistemden gelen bir kök-dal olarak.Bayangkan satu sistem akar raksasa dan setiap pohon adalah dahan yang muncul dari jaringan itu.
Bunu kocaman bir kök sistemi olarak hayal edin ve her ağacı sistemden gelen bir kök-dal olarak.Cứ tưởng tượng là nó có 1 bộ rễ khổng lồ và mỗi cây là cái nhánh của nó nhô lên khỏi mặt đất.
Bunu kocaman bir kök sistemi olarak hayal edin ve her ağacı sistemden gelen bir kök-dal olarak.Imaginati-vă că e un sistem gigantic de rădăcini şi fiecare copac este un stem venind din acel sistem.