koşuyor ile cümle

koşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mary her gün koşuyor mu?Marie court-elle quotidiennement ?
Her gün koşuyor musunuz?Courez-vous quotidiennement ?
Her gün koşuyorlar mı?Courent-elles quotidiennement ?
(Çocuk bahçede koşuyor.) - Belirli bahçe ve çocuktan bahsediliyor.Il est agrémenté d'une mare et d'un jardin d'enfants.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Ko ā'ea ? : Vers où ? ; Ko ā'ea teia ngā'i? : Vers où se situe cet endroit ?
"İşte bu kitaplar rekora koşuyor".C'est pourquoi ils se tournent vers ces livres ».
O, şimdi nereye koşuyor?¿Dónde está corriendo él ahora?
Ben koşuyorum.Estoy corriendo.
Onlar şimdi koşuyor.Ahora están corriendo.
Şimdi koşuyorlar.Ahora están corriendo.
Onlar ayakkabısız koşuyorlar.Están corriendo sin zapatos.
Bir köpek parkta koşuyor.Un perro está corriendo por el parque.
Niçin koşuyoruz?¿Por qué estamos corriendo?
Tom benden daha hızlı koşuyor.Tom corre más rápido que yo.
Tom koşuyor.Tom está corriendo.
O oğlan çok hızlı koşuyor.Ese chico corre muy rápido.
Tom her gün koşuyor mu?¿Tom corre todos los días?
Koşuyorda koşuyor!Corre que corre!
O, şimdi nereye koşuyor?Dove sta correndo ora?
O, topun arkasından koşuyor.Sta correndo dietro alla palla.
Onlar ayakkabısız koşuyorlar.Stanno correndo scalzi.
29 Aralık, Roma: Gece vakti, Tiber Nehri boyunca bir adam nefes nefese koşuyor.Roma, notte del 23 dicembre: un uomo si getta nel Tevere.
O, topun arkasından koşuyor.Он бежит за мячом.
Köpek ağacın etrafında kedinin peşinden koşuyor.Собака гоняет кошку вокруг дерева.
Hemen çapulla, çabuk yağmala Çapul koşuyor, yağma tez yürüyor.Лошадка мохноногая Торопится, бежит.
Koşuyor koşuyor bir yere varamıyor" diye yazmıştır.Он избегал всех приёмов, никуда не выезжал и нигде не показывался».
"Dünya koşuyor, bız bakıyoruz".«Плывут поля, болота мимо.»
"İşte bu kitaplar rekora koşuyor"."Este livro é o registro de um passeio.
"Gülse nereye koşuyor?".Quem ri por último?".
Yönetimin de bu üç halk arasında paylaşılmasını şart koşuyordu.Qua adressering is het ook verdeeld tussen deze twee dorpen.
"İşte bu kitaplar rekora koşuyor".Hieronder staan de boeken vermeld in de verhaalvolgorde.
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".Achteraan is hun angulare (ar) zichtbaar.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Engbe oyaa? = Waar ga je naartoe?
(Çocuk bahçede koşuyor.) - Belirli bahçe ve çocuktan bahsediliyor.Een tuinman besproeit zijn tuin met een tuinslang.
Bir de baktı ki, büyüleri sâyesinde ipleri ve sopaları, kendisine gerçekten koşuyor gibi görünüyor.Pas za okiem (słabo widoczny), tylna część pokryw usznych oraz boki szyi jasnoszare.
(Çocuklar bahçede koşuyor.) - Çocuklar kim olduğu belirsiz herhangi çocuklar, bahçe belirli.A gyerekek már nincsenek a kertben. – Dzieci już nie ma w ogrodzie.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Niech idzie, dokąd? gdzie? gdzie chce.
Yönetimin de bu üç halk arasında paylaşılmasını şart koşuyordu.Dessa ringar hade makten att styra de tre folken.
Onuncu madde ise her iki toplum için ayrı Cemaat Meclisleri kurulmasını şart koşuyordu.Till slut föreslog Monnet att två separata gemenskaper skulle bildas, för att tillfredsställa båda grupperna.
Örneğin "koşuyor" kelimesi tek başına bir cümledir.Наприклад, для одиниці аналізу «слово» контекстуальна одиниця — «речення».
Ben koşuyorum.Я біжу.
Tom koşuyor.Том біжить.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Õõn menez. – Právě jdu. / Jsem na cestě.
"Dünya koşuyor, bız bakıyoruz".Sinä katsot umlautia ja umlaut katsoo sinua.”
Çocuk peşinden koşuyor ve fareyi yakalıyor.Ακολουθεί το Ηώκαινο και ακολουθείται από το Μειόκαινο.
"Kötü adam"ların gazabına uğramış, ama kanundan yardım alamayan "masum insan"ların yardımına koşuyorlar.Λέμε αθώα ψέματα με σκοπό να ξεγελάσουμε το «θύμα» μας.
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".Lalu Ia memandang sekeliling-Nya untuk melihat siapa yang telah melakukan hal itu.
"İşte bu kitaplar rekora koşuyor".Engkau harus mempelajari buku-buku ini!”
"Dünya koşuyor, bız bakıyoruz".“Ra Đồ Sơn xem bão, bị sóng cuốn trôi”.
Hemen çapulla, çabuk yağmala Çapul koşuyor, yağma tez yürüyor.Ở phần thượng du, Saale chảy nhanh.
Bir de baktı ki, büyüleri sâyesinde ipleri ve sopaları, kendisine gerçekten koşuyor gibi görünüyor.また周辺には「ニッネカムイの首」や「サマイクルの砦」とされる奇岩が見られる。
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".何によらず後から起こることは予(あらかじ)め見えるものである。
"Gülse nereye koşuyor?".「ぐェへへへ」と笑う。
Koşuyor koşuyor bir yere varamıyor" diye yazmıştır.どこかへ飛んで帰ってこないのがいる」と皮肉った。
(Çocuklar bahçede koşuyor.) - Çocuklar kim olduğu belirsiz herhangi çocuklar, bahçe belirli.皆川 亮太(みながわ りょうた) なずなに恋する純情少年。
O, şimdi nereye koşuyor?彼は今どこで走っていますか。
"İşte bu kitaplar rekora koşuyor".」於是上書以聞。
Liman ve benzeri kurumlar için imtiyaz peşinde koşuyorlardı.對現實懷有不滿,和希摩爾一樣也有讓「辛」毀滅一切的想法。
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".請勒下流人,見為追尋此物也。
Grundgesetz, en fazla üç oy hakkı verilmesini şart koşuyor.유권자는 정당에 상관없이 최고 세 명의 후보자에게 투표권을 행사할 수 있다.
İlgili Sayfalar