Ana içeriğe geç
Sözlük

koşullu ile cümle

koşullu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.ידועה לנו הסתברות אפריורית של A, והסתברויות מותנות.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.条件付き確率も分かります AはBを引き起こす原因で
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevědomě provádějí tyto poměrně složité propočty, které jim poskytnou měřítko podmíněné pravděpodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevedomky robia zložité výpočty, ktoré im určia hodnotu podmienenej pravdepodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.그러나 무의식적으로 조건적인 확률 측정을 제시하는 이러한 매우 복잡한 계산을 하고 있습니다.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Maar onbewust doen ze die vrij ingewikkelde berekeningen die hun een voorwaardelijke kansberekening opleveren.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Vendar nezavedno izvajajo te kar zapletene izračune, ki jim bodo povedali mero pogojne verjetnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Але несвідомо, вони роблять ці доволі складні підрахунки, що дають їм вимірювання умовної ймовірності.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Но подсознательно они проводят эти сложные вычисления, которые дают им данные по условной вероятности.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.אבל באופן לא מודע הם עושים חישובים די מסובכים שנותנים להם כלי למדידת ההסתברות המותנית.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.ولكن دون وعي منهم، يقومون بتلك الحسابات المعقدة للغاية والتي ستعطيهم مقياسا من الاحتمال الشرطي.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.極めて複雑な計算をして 条件付き確率論を使いこなしているのです もう一つは
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.Cette expression est appelée postérieure .
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.Dieser Term wird A-posteriori-Wahrscheinlichkeit genannt.
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.Ezt a kifejezést feltételes (a posteriori) valószínűségnek hívjuk.
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.Questa espressione si chiama probabilità a posteriori.
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.Tento výraz se nazývá posteriorní pravděpodobnost.
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.Tento výraz tu sa nazýva posteriórna pravdepodobnosť.
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.To wyrażenie to prawdopodobieństwo a posteriori
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.Вот это математическое выражение называется следствие (posterior).
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.והביטוי הזה נקרא התסתברות אפוסטריורי (אחרי).
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.ここで面白いのは確率が言い換えられることです
Daveti koşullu olarak kabul etAcceptera inbjudan villkorligt
Daveti koşullu olarak kabul etAcceptér invitationen betinget
Daveti koşullu olarak kabul etAccepter l'invitation sous condition
Daveti koşullu olarak kabul etAccetta invito con riserva
Daveti koşullu olarak kabul etAceitar o convite condicionalmente
Daveti koşullu olarak kabul etAceptar la invitación condicionalmente
Daveti koşullu olarak kabul etAkceptovať výskyt podmienečne
Daveti koşullu olarak kabul etAz előfordulás feltételes elfogadása
Daveti koşullu olarak kabul etEinladung bedingt annehmen
Daveti koşullu olarak kabul etFrecvența acceptării condiționate
Daveti koşullu olarak kabul etPřijmout událost podmínečně
Daveti koşullu olarak kabul etSprejmi pojavitev pogojno
Daveti koşullu olarak kabul etTapahtuma hyväksytty ehdollisena
Daveti koşullu olarak kabul etUitnodiging onder voorwaarden accepteren
Daveti koşullu olarak kabul etWarunkowo akceptuj zdarzenie
Daveti koşullu olarak kabul etΑποδοχή περιστατικού υπό όρους
Daveti koşullu olarak kabul etПрийняти запрошення з умовою
Daveti koşullu olarak kabul etПринять приглашение с условием
Daveti koşullu olarak kabul etУсловно приемане на събитие
Daveti koşullu olarak kabul etאשר אירוע תחת תנאי
Daveti koşullu olarak kabul etتقبًل شرطي للوُقْع
Daveti koşullu olarak kabul etイベントを条件付きで受諾
• Dört aylık inceleme prosedürüne tabi tutulan bildirimlerden çoğunluğu koşullu onay ile sonuçlanmaktadır.• A négy hónapos vizsgálati eljárás alá vont ügyek tekintélyes része feltételes jóváhagyással végződik.
• Dört aylık inceleme prosedürüne tabi tutulan bildirimlerden çoğunluğu koşullu onay ile sonuçlanmaktadır.• Nach Abschluß der viermonatigen Untersuchungsphase wird für die meisten
• Dört aylık inceleme prosedürüne tabi tutulan bildirimlerden çoğunluğu koşullu onay ile sonuçlanmaktadır.• Väčšina prípadov, ktoré prechádzajú štvormesačným vyšetrovaním, sa rieši podmieneným schválením.
• Dört aylık inceleme prosedürüne tabi tutulan bildirimlerden çoğunluğu koşullu onay ile sonuçlanmaktadır.• Valtaosalle keskittymistä myönnetään nelikuukautisen menettelyn päätteeksi ehdollinen hyväksyntä.
• Dört aylık inceleme prosedürüne tabi tutulan bildirimlerden çoğunluğu koşullu onay ile sonuçlanmaktadır.• Večina primerov, ki gredo skozi štirimesečni preiskovalni postopek, se konča s pogojno odobritvijo.
• Dört aylık inceleme prosedürüne tabi tutulan bildirimlerden çoğunluğu koşullu onay ile sonuçlanmaktadır.• Większość spraw poddawanych czteromiesięcznemu dochodzeniu kończy się wydaniem zgody warunkowej.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.A o tom to naozaj je, že všetci žijeme život podmienečne.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.A tak to skutečně je, my všichni žijeme za určitých podmínek.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.Dan itulah sebenarnya, bahwa kita semua hidup dengan syarat.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.Ed è proprio quello che è: viviamo tutti una vita con riserve.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.E é mesmo isso, é que nós todos vivemos a vida condicionalmente.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.És ez igazából így van, az életet feltételekkel éljük.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.Et c'est de ça qu'il s'agit vraiment, nous vivons tous la vie de façon conditionnelle.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.Het is echt zo dat we allemaal met voorwaarden leven.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.그리고 정말 사실인 것은 우리모두가 일생을 조건적으로 산다는 것입니다.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.Och det är vad det egentligen betyder, vi lever våra liv med olika förutsättningar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod