Q, 0 ile 1 arasında değişebildiğinden, bu koşullu olasılık, 1/2 ile 1 arasında değişebilir.Since q can vary between 0 and 1 this conditional probability can vary between 1/2 and 1.
Bu teoremi ispat etmek için koşullu olasılık tanımından başlanır.We will use the probabilistic method to prove this theorem.
Örneğin Pavlov koşullu öğrenme deneylerini köpekler üzerinde yapmıştır.Watson followed the procedures which Pavlov had used in his experiments with dogs.
Kendiliğinden olan doğal uyarıcı "koşullu uyarıcı" haline gelir.The arbitrary neutral stimulus becomes a conditioned stimulus.
Pavlov ve arkadaşları, böylesi koşullu tepkilerin zamanla ortadan kalkmasını araştırdılar.Pavlov and others studied the extinction over time of such conditioned responses.
Şimdi, bu çocuklar öncelikli bomba intiharcıları olmaya koşullu.Now these children are primed to become suicide bombers.
Bu ifadeye koşullu olasılık (posterior) denir.The expression over here is called the posterior.
Gerçekte de böyle, hepimiz hayatı koşullu yaşıyoruz.And that's what it really is, is that we all live life conditionally.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.We know the prior probability for A, and we know the conditional.
İnsanlardan öyleleri var ki ALLAH'a koşullu olarak kulluk eder.There are some men who worship God only from the margin.
Muhteşem koşullu ses aktarma düzeni için.For the very cool conditional audio ripping pattern.
Daveti koşullu olarak kabul etAccept invitation conditionally
Koşullu Kabul Etinvitation counter proposalAccept cond.
koşullul başlık 1Stencilsconditional-head1
koşullu başlık 2Stencilsconditional-head2
Koşullu ÇizgiConditional Line
Dört değişkenli zincir kuralı bu koşullu olasılıkları üretir:With four events ( n = 4 {\displaystyle n=4} ), the chain rule is
Koşullu ifadeleri tartışan ilk mantıkçılar Diodorus Cronus ve öğrencisi Philo idi.The first logicians to debate conditional statements were Diodorus Cronus and his pupil Philo.
Koşullu yazım Modernist şiir Ouxpo Outrapo Ougrapo OubapoConstrained writing Modernist poetry Ouxpo Outrapo Ougrapo Oubapo
Her olay sayfasında, koşullu ifadeler veya tetikleyiciler içeren bir olaylar listesi bulunur.Each event sheet has a list of events, which contain conditional statements or triggers.
"Koşullu özgürlük", "zorlama veya kısıtlamadan kurtulma" anlamına gelir."Circumstantial freedom" denotes "freedom from coercion or restraint."
Koşullu yakınsak serilerde ise terimlerin yerleriyle birlikte toplamın değeri de değişir.For instance, rearrangements do not change the value of the sum.
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.Le 4 décembre 2011, il bénéficie d'une libération conditionnelle.
(Yazar koşullu cümleler kullanmakta ve açıklayıcı ifadeler belirtmemektedir.)(Que por orden y permiso suyo es lícito a los subordinados formular acusaciones).
Dallanmalar koşullu ya da koşulsuz olabilir.I salti possono essere incondizionati o condizionati.
Oynanış tarzı ve tasarımı koşullu olarak iki parçaya ayrılır.Игра по стилю геймплея и дизайну уровней условно делится на две части.
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.Освобождён 7 декабря 2012 года, полностью отбыв назначенный судом срок.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Оно объясняет, что означает равенство для двух соотношений.
Q, 0 ile 1 arasında değişebildiğinden, bu koşullu olasılık, 1/2 ile 1 arasında değişebilir.حيث يكون q متراوحة بين 0 و 1 وبالتالي يتراوح الاحتمال الشرطي هنا بين 1/2 و 1.
Bu teoremi ispat etmek için koşullu olasılık tanımından başlanır.Então, podemos provar o teorema inicial.
Bu koşullu olasılıkları dönüştürmek için, bunlar toplamlarına bölünür.No intuito de responder essa pergunta, vamos por partes.
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.Op 7 mei 2015 werd hij onder strikte voorwaarden vrijgelaten.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Toch liggen deze twee verklaringen ten grondslag aan het gelijkheidsdenken.
Blum Blum Shub algoritmasının güçlü bir koşullu güvenlik kanıtı vardır ancak yavaş çalışmaktadır.Inaczej niż Blum Blum Shub algorytm w swej podstawowej postaci nie nadaje się do kryptografii.
Günümüz cezaevi yönetmeliklerinde koşullu salıverme ve cezanın belli oranda indirilmesi yer alır.För att bli av med honom utfärdas och verkställs dödsdomen därmed denna dag.
Bu sürekli değişen durumlar koşullu oluşumun kanunudur.Життя це постійні зміни, ось, що я думаю.
Oynanış tarzı ve tasarımı koşullu olarak iki parçaya ayrılır.Гра за стилем геймплею й дизайну рівнів умовно ділиться на дві частини.
Örneğin koşullu buyruk basitçe, sınavı geçmem için ders çalışmamın zorunlu olduğunu söyler.На жаль, він зовсім забув про те, що необхідно скласти іспити.
Koşullu bağımsızlık kavramının daha formel bir tanımlaması koşullu dağılım kavramına dayandırılır.Це поняття природним чином узагальнює поняття диференціала функції.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Versiunea cu două intrări reprezintă egalitatea logică.
Örneğin Pavlov koşullu öğrenme deneylerini köpekler üzerinde yapmıştır.Pavlov a făcut experimentele bazându-se pe animale.
Koşullu üyelikle birlikte sabit maaşa geçilir.A kesualmákat a kesudiókkal együtt érett állapotban szedik.
1990'da I. Baudouin kürtajı koşullu olarak serbest bırakan bir yasa teklifini onaylamayı reddetti.Vuonna 1990 kuningas Baudouin kieltäytyi allekirjoittamasta lakia, joka poisti abortin rangaistavuuden.
Koşullu bağımsızlık kavramının daha formel bir tanımlaması koşullu dağılım kavramına dayandırılır.Neutraalimmalla sanalla separatismi viitataan samankaltaiseen ilmiöön.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Do đó, hai định nghĩa là tương đương.
Blum Blum Shub algoritmasının güçlü bir koşullu güvenlik kanıtı vardır ancak yavaş çalışmaktadır.Blum-Blum-Shub は、強力だが条件付きでセキュリティが証明されている、素因数分解の難しさに基づいたCSPRNG。
Koşullu üyelikle birlikte sabit maaşa geçilir.會和堅次親密接觸來調戲之江。
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.这两个条件都是分离公理的个例。
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.2011年12月7日他正式入狱服刑。
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.2011년 10월 6일, 그는 보석으로 풀려났다.
Örneğin Pavlov koşullu öğrenme deneylerini köpekler üzerinde yapmıştır.ווטסון ביצע את ההליכים אשר פבלוב השתמש בהם בניסויים שלו עם כלבים.
Yayınlar Conax koşullu erişim sistemi ile şifrelenmiştir.Vysielanie je kódované systémom Irdeto.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Enakost dveh razmerij imenujemo sorazmerje.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.Sappiamo la probabilità a priori di A, e sappiamo la condizione.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.Tudjuk "A" feltétel nélküli valószínűségét, és ismerjük a feltételes valószínűséget.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.Vieme apriórnu pravdepodobnosť pre A, vieme aj závislosť.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.Wir kennen die A-priori-Wahrscheinlichkeit für A und wir kennen die Bedingung.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.Známe apriorní pravděpodobnost pro A, a známe závislost.
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.Znamy prawdopodobieństwo a priori A, i znamy warunkowe
A için önsel (prior) olasılığı ve koşullu olasılığı biliyoruz.Нам известна безусловная вероятность для A а также нам известна условная.