Onların yaşam koşulları acımasız ve hayatları öteki kölelerden daha kısaydı.Njihovi uvjeti života bili su vrlo teški i život tih robova nije bio dug.
Gece yarısından kısa bir süre önce teslim koşulları iki tarafça da kabul edildi.Ubrzo nakon ponoći, predaja je prihvaćena.
Zor koşullar altında Yahudiler arasında mistizme inananların sayısı da giderek artıyordu.Poboljšanje uvjeta za Židove vidi se i u rastu njihova broja.
Diğer bir deyişle koşullara bağlı olan dallanmalar herkese açık olan veriler üzerinden yapılır.Drugim riječima, sve ono što se tamo događa ovisi o dinamici cjeline.
Neptün'ün Uranüs'e göre daha değişken hava koşulları, iç ısısının görece yüksekliğine bağlanıyor.Za Neptunove složenije klimatske uvjete u odnosu na Uran vjeruje se da je uzrok u većoj unutarnjoj toplini.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Ovo stanje rijetko zahtijeva hospitalizaciju.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.No, topografski i klimatski uvjeti ograničavaju usjeve na samo 4% teritorija zemlje.
Ancak tüm koşullara rağmen Kimi 3.lüğü elde etmeyi başardı.To su i učinili iako su primili i treći pogodak.
Biyometeoroloji, atmosferik koşulların canlı organizmalar üzerindeki etkilerini araştıran bilim dalı.Biometeorologija proučava utjecaje vremenskih procesa na žive organizme.
Bazıları, küçük düşürmeyi, bazı koşullar altında erotik de bulabilir (bkz. erotik küçük düşürme).Neki tvrde da su se jako voljeli (možda pod utjecajem Afrodite).
Koşulların, n çok büyük değilken önemli hale gelmesi ihmal edilir.Točnija vrijednost mase dobiva se ako period P nije predug.
Koşullar uygun ise dolu da vuku bulabilir.Ako postoje odgovarajući uvjeti, može biti sačuvan i cijeli kostur.
İşin niteliğine ve ortam koşullarına göre reçine-serter ayarlaması yapılır.Zbog važnosti za gnjiježđenje i odmor, planira se ovdje uspostaviti ornitološki rezervat.
Ancak elli öğrenciyi bir araya getirmeyi başardık; bu koşullarda çok bile.No i prije samog otvorenja škole, učionice su bile prepune učenika, njih čak pet stotina.
Sonraki on yıl içinde Taynoların yaşam koşulları giderek azalmıştır.Zadnjih 2-3 tisuće godina, životni prostor azijskih slonova neprekidno se smanjuje.
Kötü koşullardaydı.Užasni uvjeti.
Listelenen alanlar, bazı koşullar altında Dünya Miras Fonu'ndan para alabilmektedir.Vybrané lokality môžu po splnení určitých podmienok získať prostriedky z Fondu svetového dedičstva.
Bazı özgür yazılım paketleri eş zamanlı olarak sahipli koşullarda bulunabilir.Niektoré slobodné softvérové balíčky sú dostupné za proprietárnych podmienok.
Zaten koşullar da Macaristan'ın savaşa girmesine neden oldu.Bombardovanie Košíc poslúžilo ako zámienka vstupu Maďarska do vojny.
Bu koşullar altında doktora sınavının yapılması mümkün olmadı.V žiadnom prípade preto netreba odkladať vyšetrenie u lekára.
Yarışma hava koşullarının uygun olmaması sebebiyle ertelenmiştir.Súťaž sa pre nepriaznivé počasie neuskutočnila.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.Topografia a klimatické podmienky ho však značne limitujú, takže iba 4% územia sú kultivované.
Bu bölge çok değişik iklim ve doğa koşullarını içermekteydi.Zem bola vystavená mnohým prírodným zmenám a katastrofám.
Demiryolunun inşası yerel koşullar altında çok iddialı bir girişimdi.Stíhacie preteky na 10 km prebehli za oveľa priaznivejších podmienok.
Bu agronomi alanı, bitkilerin çeşitli koşullar altında en iyi şekilde yetiştirilmesini içerir.Ako domestikovaná rastlina sa pestuje na mnohých miestach s vhodnými podmienkami.
Ücretleri düşük, yaşama ve çalışma koşulları çok kötüydü.Žiadali primerané platy a pracovné podmienky.
Zor yaşama koşullari içinde çocukluğunu yaşayamadı.V detstve žila vo veľmi skromných podmienkach.
Çıkış, çok çetin olmayan koşullarda yaklaşık 1 saat sürer.Výstup trvá asi 4 hodiny a nie je technicky veľmi náročný.
Ülke yasalarında askerlik koşullarında eşcinsellere askerlik yapma izni de verilmektedir.Pre vojakov tiež zaviedla možnosť udeliť dovolenku.
Bütün üyeliğe aday ülkelerin bu koşullara uyması beklenmektedir.Podmienkou však je, že budú krajiny na to pripravené.
Kendisi hakkında bilebileceği şey, yalnızca koşulların ona verdiği şeydir.S určitosťou vieme o ňom povedať iba to čo sám o sebe prezradil.
Böyle bir önermenin belli koşulları yerine getirmesi gerekmektedir.Pre čerpanie takýchto sociálnych výhod musia spĺňať určité podmienky.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Skutočne neviem, prečo sa nestal jedným z najväčších na svete."
Askeri bütçenin artırılması NATO'ya entegrasyonu için en önemli koşullardan biriydi.No v konečnom dôsledku práve získanie letiska na území Afganistanu bolo jedným z hlavných prínosov operácie.
Yerleşim için oldukça uygun koşullara sahiptir.Majú tu veľmi vhodné podmienky na život.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Nariadenie je záväzné vo svojej celistvosti a priamo uplatniteľné vo všetkých členských štátoch.
Filozof için çilecilik, felsefe için uygun koşulları yaratmasıyla anlam kazanır.Štúdium veľkých filozofov je podmienka toho, aby sme dospeli k jasnému a pravému filozofovaniu.
Sensör zorlu doğa koşullarında hayatta kalma özelliğine sahiptir.Archaea sú charakteristické tým, že žijú v extrémnych prírodných podmienkach.
Dinyeper'i geçiş, son derece zor koşullar altında yapıldı.Fándly však v takýchto neuveriteľne ťažkých podmienkach vykonal veľa práce.
Tamamen yoksullaşmada işçi sınıfının yaşam koşulları bütünüyle kötüleşir.Celkovo však žil spôsobom života nižšej triedy.
Dönemin siyasal koşulları nedeniyle üyeleri de gizli tutulmuştur.Akcia bola, vzhľadom na spoločenskú situáciu, pripravovaná v tajnosti.
Ağır çalışma ve yaşam koşulları yüzünden sağlığı bozuldu.Nedostatok liekov a ťažká práca zhoršovali jeho zdravotný stav.
12 Nisan 1204 tarihinde hava koşulları sonuçta Haçlıların tarafındaydı.12. aprila 1204 so bili vremenski pogoji za križarje končno ugodni.
An-32 elverişsiz hava koşullarına dayanıklılık bakımından An-26'dan daha iyidir.An-32 lahko deluje v ostrejših vremenskih pogojih kot An-26.
Gagarin'in planladığı uçuş faaliyetleri, açık hava koşullarına ve dış tanklara ihtiyaç duymadı.Gagarinov načrtovani let bi moral potekati v jasnem vremenu in brez zunanjih rezervoarjev.
Uygun koşullarda hendekler suyla doldurulurdu.Na primernih lokacijah so jih napolnili z vodo.
Oldukça kararsız diğer izotoplar (4H - 7H) laboratuvar koşullarında sentezlenmiştir.Izotopi od 4H do 7H imajo zelo nestabilna jedra in so jih pridobili samo v laboratoriju.
Kurak ve sıcak iklim koşullarından dolayı, havzada yetişen meyvelerin şeker oranı çok yüksektir.Zaradi suhih in vročih razmer ima sadje, pridelano v depresiji, zelo visoke koncentracije sladkorja.
18 ay süreyle çok ağır koşullarda yaşamak zorunda bırakıldı.Na breztežnost se je prej intenzivno pripravljal 18 mesecev.
Daha iyi çalışma koşulları geliştirmek.Boljše delovno okolje za boljše sodelovanje.
Bu arada Alesia kentinde yaşam koşulları günden güne daha da kötüye gidiyordu.Položaj v mestu je bil kljub temu vsak dan hujši.
İyileşme süreci, hastane koşullarında 1 ile 2 hafta arasındadır.Bolezen se pozdravi sama v 1 do 2 tednih.
Türleşme, hem kontrollü laboratuvar koşullarında hem de doğada, birden çok defa gözlemlenmiştir.Speciacijo so opazovali že večkrat, tako v nadzorovanih laboratorijskih pogojih kot v naravi.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Posledica tega je tekmovanje med organizmi za preživetje in razmnožitev.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Ne poznam v Evropi nič lepšega."
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Vse je v nenehnem plimovanju, zato se pogoji, kot tudi pojavi, nenehno spreminjajo.
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.Izbruh vojne ji je preprečil vrnitev v Švico.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.Obiskovalci mesta lahko v svoji nostalgiji preteklih dni uživajo z obiskom znamenitih stavb.
Zirvede hava koşulları çok değişkendir.Podnebje v Krkonoših je zelo spremenljivo.
Zor koşullar altında Yahudiler arasında mistizme inananların sayısı da giderek artıyordu.S časom je sem prihajalo vse več Judov.