Ana içeriğe geç
Sözlük

koşullar ile cümle

koşullar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uygun gözlem koşullarında gözle görülebilen en sönük yıldızlar yaklaşık +6 kadir sınıfındadır.As estrelas mais fracas visíveis a olho nu em boas condições de visibilidade são as de magnitude +6.
Koşullara bağlı olarak bir dizi farklılık ile diğer taktik ve karşı taktikler mevcuttu.Eram usadas uma série de variantes e outras táticas e contra-táticas, dependendo das circunstâncias.
Cihazın gerekliliği, havaalanının fiziki koşullarına göre belirlenir.O perigo surge devido a posição física do aeroporto.
Günümüzde Estonya’da bankacılık sektörü için ideal koşullar söz konusudur.Atualmente, existem condições quase ideais para o setor bancário.
Farklı bir versiyon olan Maxwell-Faraday denklemi (aşağıda tartışılan), bütün koşullar için geçerlidir.Uma versão diferente, a equação de Maxwell–Faraday, é válida em todas as circunstâncias.
Abbasi komutan böylece sert şartlar içeren koşullarını imparatoriçe-naibe İrini'ye kabul ettirme şansı buldu.O comandante abássida foi, assim, capaz de ditar duros termos para a imperatriz Irene.
Diğer türlerdeki bölüşüm fonksiyonları ise farklı koşullar altında tanımlanabilir.Outros tipos de funções de partição podem ser definidas para diferentes circunstâncias.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Estas condições geram competição entre organismos para a sua sobrevivência e reprodução.
Yaşam koşulları elverişli değildir.Não aceita as condições de vida.
Aynı zamanda hava koşulları da kötüydü.As condições meteorológicas eram péssimas.
İşçiler çalışma koşulları nedeniyle grev yaptı.Destemidos, os trabalhadores levaram a greve para o trabalho.
Bu zorlu yetişme koşullarında, birkaç bitki hayatta kalabilir.Neste período mais quente alguns seres vivos conseguem se desenvolver.
Gece avcı uçağı, gece veya kötü görünebilirlik koşullarında kullanılmak üzere uyarlanmış bir avcı uçağıdır.Caça noturno - é um caça adaptado para o uso durante a noite ou em períodos de baixa visibilidade.
Kötü görüş koşulları görevi kötü etkiledi ve bombalar birkaç mil saparak hedefi vuramadı.A fraca visibilidade durante a missão fez com que as bombas fossem largadas a alguns quilómetros do seu alvo.
Bu zamanlarda Almanya da araştırma için ekonomik koşullar pek de parlak değildi.Na Alemanha aquelá época, com certeza as coisas não estavam bem.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?""Eu não conheço nenhum discurso de maior qualidade em qualquer lugar."
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.Em geral, o glutamato monossódico é estável sob as condições de processamento de alimentos.
Lisans koşullarına bağlı olarak servis sadece Birleşik Krallık'taki izleyicilere uygulanmaktadır.Devido aos acordos de licença, o serviço só está disponível no Reino Unido.
Fenol kırmızısı normal koşullarda kararlı, kırmızı renkte bir kristal halindedir.Vermelho fenol é um cristal vermelho que é estável ao ar.
Jason ister istemez bu koşulları kabul eder.Jason ficaria afim de mim, não é?
Bu koşullarda kendi toprakları istila tehdidi altındaydı.Assim, sentimos como se nossa individualidade estivesse ameaçada.
Biyolojik hücreler, uygun koşullar altında, hücre bölünmesi ile çoğalırlar.Como exemplo, células biológicas, dado o ambiente adequado, reproduzem-se por divisão celular.
Titan’ın Dünya’nın ilk zamanlardaki koşullarına sahip bulunduğu anlaşılmıştır.Perguntou a Simão o que fazia ali nas primeiras horas do dia.
Arazi koşulları çok sayıda köprü yapılmasını gerektirmişti.A instalação dos trilhos requisitava a construção de uma ponte.
Görerek uçuş yapılmasını mümkün kılan meteorolojik koşullara VMC (visual meteorological conditions) denir.Os requisitos meteorológicos mínimos para voos VFR são chamados condições meteorológicas visuais (ver VMC).
Antik kentlerdeki barınma koşulları sağlıklı değildi.As condições da construção eram insalubres.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Tudo está em fluxo constante e, assim, as condições e coisas em si estão mudando constantemente.
Bu olaylar ve koşullar, Picasso’nun 1901’den 1904’e kadar sürecek olan Mavi Dönemi’nin itici gücü oldu.Ver artigo principal: Picasso O período azul de Picasso decorreu entre 1901 e 1904.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.A Lituânia foi forçada a aceitar o ultimato em 22 de março.
Bu basit şekil arazi koşullarında değişebilmektedir.É possível que este valor dobre para condições de estrada.
Çiftleşme zamanları iklim koşullarına göre değişmektedir.A duração do ciclo de vida varia de acordo com as condições climatológicas.
Kuşatma altında koşullar kötüleşmektedir.Durante o império a situação piorou.
Ağır çalışma ve yaşam koşulları yüzünden sağlığı bozuldu.As difíceis condições de vida e o trabalho constante enfraqueceram a sua saúde.
Böylece rakip firmalarla rekabet aynı koşullarda olmaktadır.Os produtos concorrentes são taxados da mesma forma?
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Nesses termos, Rawls estabelece uma situação equitativa entre os indivíduos.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.No entanto, a topografia e as condições climáticas limitam as terras cultiváveis a somente 40%.
Başlangıç koşulları da aynı şekilde tanımlanmıştır.Pode-se denominar também de antropismo o conjunto desses mesmos princípios.
Koşulların, n çok büyük değilken önemli hale gelmesi ihmal edilir.E torna-se fácil se nem N ou P são pequenas.
Savaşın getirdiği ağır koşullar yüzünden, János çok küçük yaşlarda çalışmaya başladı.Em contraste ao bom tratamento que recebera em sua primeira prisão, Joana agora vivia seus piores tempos.
Uçaklar, Atlantik'i normal koşullarda 3 saatte aşabiliyordu.O tempo estimado de viagem terrestre é de 3 horas em condições normais da estrada.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Ele teve de voltar por causa da dificuldade em respirar.
Geçit bulunduğu yükseklikten dolayı sert iklim koşulları kışın yolun kapanmasına neden olmaktadır.Devido à sua altitude está fechado de Inverno.
Halen, birkaç aile mahallede zor koşullarda yaşamaktadır.Famílias ainda moram em beira de barrancos.
Bazı anıların canlanması ancak bir takım psikofizyolojik koşulların oluşumuna bağlıdır.O relaxamento não é possível senão a partir de um certo nível mental.
Koşullara bağlı olarak, pasaport, 3 ila 9 iş günü içinde verilir.Os funcionários têm direito a economizar até 9 dias de férias anuais.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Zij is verbindend in al haar onderdelen en is rechtstreeks toepasselijk in elke lidstaat.
Ancak bazı koşullar altında izin verilebileceğini düşünmektedir.Hij wil dit enkel doen onder bepaalde voorwaarden.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.De volgende maanden bezochten ze alle grote steden in de Zuidelijke Nederlanden voor de Blijde Intrede.
Uzun zamandır genel kanı amonyumun sadece oksijenli koşullarda okside edilebileceği yönündeydi.Lange tijd werd gedacht dat het alleen mogelijk was ammonium te oxideren onder aerobe omstandigheden.
Daha iyi çalışma koşulları geliştirmek.Zij eisten voor betere werkomstandigheden.
Grönland tarihi, Arktik koşullar altındaki bir yaşam öyküsüdür.De geschiedenis van Groenland is een geschiedenis van het leven onder extreem koude omstandigheden.
Stalin'in koşulları şunlardı.Dat was ook bij Stalin het geval.
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Toen zij in een bootje op het Öskjuvatn voeren verdwenen zij zonder een spoor achter te laten.
Kurak ve sıcak iklim koşullarından dolayı, havzada yetişen meyvelerin şeker oranı çok yüksektir.Door de droge en warme omstandigheden bevatten de vruchten zeer hoge concentraties suiker.
Ağır çalışma ve yaşam koşulları yüzünden sağlığı bozuldu.Door het hard labeur en het ruw klimaat ging zijn gezondheid achteruit.
Avrupa Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu satışı bazı koşulların uygulanması karşılığında onayladı.De Europese Unie en de Federal Trade Commission van de VS stelden echter wel voorwaarden aan de aankoop.
UCM normal koşullar altında ulusal mahkemelerin yetkilerini devralamaz.De bestuurders van de nv zijn onder normale omstandigheden niet aansprakelijk voor schulden van de nv.
12 Nisan 1204 tarihinde hava koşulları sonuçta Haçlıların tarafındaydı.Op 12 april 1204 was het weer eindelijk gunstig voor de kruisvaarders.
Canlı organizmalar üç ay boyunca uzay koşullarına maruz bırakıldı.Die stond maandenlang bloot aan de omstandigheden in de ruimte.
Böylece başlangıç koşulları sorunu çözülemedi.Daarmee was het oorspronkelijke probleem volledig opgelost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod