Neandertaller muhtemelen Avrupa'da, soğuk iklim koşullarına uyum sağlayabilmek amacıyla ortaya çıktı.Οι κάκτοι μπορούν εύκολα να προσαρμοστούν στο εύκρατο κλίμα της Ευρώπης.
Bu çalışmanın ön koşulu gerçeği yansıtmaktır.Η αφήγηση της πραγματικότητας συνιστά την πραγματικότητα του ερευνητή.
Gece yarısından kısa bir süre önce teslim koşulları iki tarafça da kabul edildi.Αργά το μεσημέρι οι δύο πλευρές κατέληξαν σε συμφωνία.
Ka-32A11BC : Ka-27/32 serisinin Kanada'da kullanım izni koşullarına adapte edilmiş özel bir modeli.Ka-32A11BC: Έκδοση πιστοποιημένη στον Καναδά.
Ancak Manhattan Projesi üzerinde çalışmanın ilk koşulu ya ABD vatandaşı veya İngiliz vatandaşı olmaktı.Συνήθως οι εργαζόμενοι στο πρόγραμμα αυτό έπρεπε να γίνουν Αμερικανοί πολίτες ή Βρετανοί υπήκοοι.
Orta mesafe koşuları, 800 ve 1.500 metre yarışlarını kapsar.Συμμετέχει σε δρόμους μεσαίων αποστάσεων, συγκεκριμένα στα 800 και 1500 μέτρα.
Diğer hayvan türlerinin az bulunduğu, sıra dışı doğa koşullarının bulunduğu yerlere gelirler.Επίσης, πτώματα άλλων ζώων, όταν υπάρχουν δύσκολες καιρικές συνθήκες.
Sıcak iklim koşullarında yetişir.Ευδοκιμεί σε θερμά κλίματα.
Çocuk peşinden koşuyor ve fareyi yakalıyor.Ακολουθεί το Ηώκαινο και ακολουθείται από το Μειόκαινο.
Revithi, Atina yolunda bir erkek koşucuyla karşılaştı.Καθ' οδόν για την Αθήνα, η Ρεβίθη συνάντησε έναν δρομέα.
27 Ocak 1983), İsveçli şarkıcı, şarkı yazarı ve kısa mesafe koşucusu.27 Ιανουαρίου 1983) είναι Σουηδός τραγουδιστής, τραγουδοποιός και πρώην δρομέας μικρής απόστασης.
Son yıllarda uzun mesafe koşularına kadınlar da katılmaktadır.Τα τελευταία χρόνια στον χορό συμμετέχουν και γυναίκες.
Bu zamanlarda Almanya da araştırma için ekonomik koşullar pek de parlak değildi.Η επίπεδη στέγη του ήταν επίσης σπάνια για τη Γερμανία εκείνη την εποχή.
Oluşabilmesi için özel koşullar gerekmektedir.Έτσι απαιτούνται ειδικά υλικά για να μπορεί να αντεπεξέλθει.
Bu basit şekil arazi koşullarında değişebilmektedir.Τα κεφάλαιά της μπορούν να εκφράζονται σε ξένο συνάλλαγμα.
Hazza ulaşmak için bilgi bir koşul olarak görülür.Το hacking είναι έρευνα για γνώση.
"Kötü adam"ların gazabına uğramış, ama kanundan yardım alamayan "masum insan"ların yardımına koşuyorlar.Λέμε αθώα ψέματα με σκοπό να ξεγελάσουμε το «θύμα» μας.
Bu tür koşum genellikle daha geniş bir bağlantı noktası çeşitliliği sunar.Η αναφορά σε αυτά τα είδη συνήθως περιλαμβάνει και την ευρύτερη περιοχή μετακίνησης.
Dublin Maratonu 1980 yılından beri düzenli olarak koşulmaktadır.Από το 1980 γίνεται ο ετήσιος Μαραθώνιος της Κοπεγχάγης.
Uzun süren nemli ve serin iklim koşulları enfeksiyonu teşvik eder.Υγρός και κρύος καιρός αυξάνουν τον πόνο σε πολλούς ασθενείς.
19 Temmuz'da 6 yeni koşu yarışları ve 3 yeni araç Kurnaz Stunts'a bir güncelleme eklenerek eklendi.Από φέτος λοιπον σε κάθε αγώνα θα υπάρχουν μόνο 3 χρώματα και 3 ονομασίες για τα στεγνά ελαστικά.
O parkur da koşular, antrenmanlar yapar.Οι δρόμοι ταχύτητας και εμποδίων Προπόνησις αθλητών.
Bazı organizasyonlar eskiden kullanılan koşullardan farklı olanları kullanmaktadır.Τα σκάφη αυτά θα κατασκευαστούν με πολύ διαφορετικό τρόπο από αυτά που χρησιμοποιούνται τώρα.
Sonra atlar dörde bölme işlemi için kollarına ve ayaklarına koşuldu.Στη συνέχεια τέσσερα άλογα δέθηκαν στα πόδια και στα χέρια του και το σώμα του κομματιάστηκε.
Benzer koşullar Drusus için de oluşturuldu.Με παρόμοιο τρόπο δημιουργείται και η οδοντίνη.
Ben senin koşullarını kabul ediyorum.Αποδέχομαι τους όρους σου.
Koşullarını kabul ediyorum.Αποδέχομαι τους όρους σου.
Büyük Kıtlık, 1315 ilkbaharında kötü hava koşullarıyla başladı.Den store hungersnød begyndte med dårligt vejr i 1315.
Alman birlikleri 1941 yılının sert kış ve sonbahar koşullarına büyük ölçüde hazırlıksızdı.De tyske tropper var i det store og hele uforberedt på det barske vejrlig i efteråret og vinteren 1941.
Çalışma ve barınma koşulları kötüleşmiş ve önemli bir ekonomik alt sınıf grubu gelişme göstermiştir.Arbejde- og boligforholdene blev forværret og en betydelig økonomisk underklasse udviklede sig.
800 m'ye kadar olan koşularda, foto finişle tam otomatik zamanlama zorunludur.I løbekonkurrencer med distancer op til 800 meter er målfoto med fuldt automatisk tidstagning påkrævet.
Arazi koşulları çok sayıda köprü yapılmasını gerektirmişti.Ulempen er, at det kræver mange broer.
Farklı koşullardaki ölüm oranı , insani acil bir vakanın ciddiyet boyutunu rapor edebilmek için gereklidir.Forskellige mortalitetsrater bruges til at fastslå alvorligheden af en humanitær nødsituation.
Uygun gözlem koşullarında gözle görülebilen en sönük yıldızlar yaklaşık +6 kadir sınıfındadır.De svageste stjerner der er synlige med det blotte øje har en størrelsesklasse på omkring +6.
Dışa göç, belirli koşullar altında da gerçekleşebilir.I mellemtiden kunne fristaden eksistere under særlige betingelser.
Yoğun kış koşullarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıyayız."Vi står over for at blive konfronteret med farerne ved midvinteren".
En zor koşullarda yaşayanlar kürek mahkûmlarıydı.Under de mest forfærdelige forhold blev fangerne sat i arbejde.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Jeg er ked af, at jeg ikke havde mulighed for at lære ham bedre at kende."
Ama buna rağmen zor koşullar altında çalışmalara devam etmeyi başardılar.Arbejdet fortsattes dog stadig trods de vanskelige forhold.
Grönland tarihi, Arktik koşullar altındaki bir yaşam öyküsüdür.Grønland ligger i den arktiske zone, og er et godt eksempel på de forhold, der findes i Arktis.
Sıralama turu hava koşulları dolayısıyla iptal edilmiştir.Etape aflyst på grund af vejrforholdene.
Tüm zamanların yedinci en hızlı koşucusudur.Det var den syvende bedste tid overhovedet.
Masraflarla ilişkili koşullar, 71B alanında gösterilir.I køreplanerne var den opført under 1B.
1991 - Sırp ve Hırvat liderler koşulsuz ateşkes anlaşmasına vardılar.1994 - De bosniske serbere indvilger i våbenhvile.
Antlaşmanın koşulları daha önce imzalanan Moskova Barış Antlaşması ile benzerdir.Krigen blev afsluttet ved fredstraktaten i Moskva.
Bu koşuda tay koşabilmek bile büyük şereftir.Det kræver stor styrke at slå home runs på denne måde.
Genellikle personel, belirli koşullar tarafından tanımlanan askerî branşlara ayrılır.Væbnede styrker blev oftest samlet gennem hvervninger i private godser.
Bu adaptasyonlar onları zorlu koşullar altında yaşamaya hazırlamıştır.Det blev også gjort for at tilpasse momentforløbet under hårdere driftsbetingelser.
1943 - II. Dünya Savaşı sırasında müttefiklerin istilası üzerine İtalya, koşulsuz teslim oldu.1943 - Italien overgiver sig betingelsesløst til de Allierede.
Yol koşularının en çok kullanılan üç kategorisi 10 km koşusu, yarı maraton ve maratondur.Hendes primær discipliner er 10.000 meter/10 km, halvmaraton og cross.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.Desuden under visse omstændigheder efter być.
Zirvede hava koşulları çok değişkendir.Det færøske vejr kan være meget vekslende.
Birinci koşul, Japon birliklerinin Çin'den tamamen çekilmesini içeriyordu.Derefter var det planen, at de japanske tropper i Kina skulle trækkes tilbage.
ABD'de en önemli klasik koşular, Kentucky Derby, Belmont Stakes ve Preakness Stakes yarışlarıdır.I USA udgøres Triple Crown af Kentucky Derby, Preakness Stakes og Belmont Stakes.
O zamanlar hafif zırhlı araçların günün koşullarında cephede sağ kalmayacağı anlaşılamamıştı.Dengang var man ikke klar over, at let pansrede køretøjer ikke kunne overleve på den moderne slagmark.
Olimpiyatlarda kabul gördüğü şekli yüzme (1.5 km), bisiklet (40 km) ve koşu (10 km) disiplinlerinden oluşur.Den olympiske distance består af 1500 m svømning, 40 km cykling og 10 km løb.
Welsh Midillisi gibi diğer türler ise hem koşum hem de binicilik için kullanılırlar.Alle typer gladius har tilsyneladende kunne bruges til at hugge og stikke.
Oluşabilmesi için özel koşullar gerekmektedir.Særlige betingelser må ligge til grund for at transmission skal kunne ske.
Öyle ki bu durum, bizzat işçi sınıfının yaşadığı koşulların zorunlu bir sonucudur adeta.En af konsekvenserne er, at arbejdsmarkedets behov for kvalificeret arbejdskraft bliver vanskelige at indfri.
Bu kod * parçasıyla -okumakta olduğunuz kısım burada kalmak koşuluyla- istediğinizi * yapabilirsiniz.As long as you retain this notice you * can do whatever you want with this stuff.