Koşmaya devam et, Nat.Blijven gaan, Nat.
Koşmaya devam et, Nat.Fortsätt, Nat. Fuck!
Koşmaya devam et, Nat.Fuss tovább, Nat.
Koşmaya devam et, Nat.Jatka, Nat.
Koşmaya devam et, Nat.Lauf weiter, Nat!
Koşmaya devam et, Nat.Pokračuj, Nat.
Koşmaya devam et, Nat.Ruszaj się, Nat.
Koşmaya devam et, Nat.Sigue adelante, Nat.
Koşmaya devam et, Nat.Sigue adelante, Nat. ¡Mierda!
Koşmaya devam et, Nat.Συνέχισε, Nat.
Koşmaya devam et, Nat.Напред, Нет.
Koşmaya devam et.Pokračuj.
Koşmaya devam et.¡Sigan adelante!
Koşmaya devam et.¡Sigan adelante!
Koşmaya devam et.Συνέχισε.
Koşmaya devam et.Настави да трчиш!
Koşmaya izin var mı?Är det tillåtet att springa?
Koşmaya izin var mı?Autoriser à courir & #160;?
Koşmaya izin var mı?Czy bieganie jest dozwolone?
Koşmaya izin var mı?É permitido correr?
Koşmaya izin var mı?¿Está permitido correr?
Koşmaya izin var mı?La corsa è consentita?
Koşmaya izin var mı?Επιτρέπεται το τρέξιμο;
Koşmaya izin var mı?Чи дозволено бігти?
Koşmaya izin var mı?هو جاري التنفيذ المسموح لهم?
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.A ako presne vyzerá dvorenie potápok? Samec a samica idú spolu, začnú bežať pod vodou.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.A násztáncuk alkalmával egymás mellett haladnak, mindketten, a két társ, elkezdenek a víz alatt szaladni.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.Jeśli chodzi o ich taniec godowy, dwa perkozy, partnerzy, schodzą się razem i zaczynają biec pod wodą.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.그들의 구애춤 동작은 논병아리 두 마리가 함께 물 속에서 달리기를 시작합니다.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.Na sua dança de acasalamento, vão os dois juntos, o casal, e começam a correr debaixo de água.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.Voor hun paringsdans komen ze samen, de twee partners, en ze beginnen onder water te lopen.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.ומה שהם עושים בריקוד החיזור שלהם, הם הולכים יחד, שניהם, הזוג, ומתחילים לרוץ מתחת למים.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.وما يقومون به لرقصة المغازلة هو أنهما، يذهبان سوية، هما الاثنان، الرفيقان، ويبدءان بالجري تحت الماء.
Kur dansları için yaptıkları şuydu, birlikte gidiyorlar, ikisi, iki eş, ve su altında koşmaya başlıyorlar.つがいが一緒に水の中で走り始め 水掻きをドンドン速くするとスピードが上がり
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Chúng ta buộc phải theo đuổi hạnh phúc không chỉ để hưởng thụ, mà còn mong muốn có được hạnh phúc nhiều hơn.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Estamos programados para buscar la felicidad, no sólo para disfrutarla, sino para querer más de ella.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Jesteśmy zaprogramowani, by dążyć do szczęścia, nie tylko by się nim cieszyć, ale by pragnąć go coraz więcej.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.우리는 행복을 추구하도록 되어있습니다 행복을 즐기는것 뿐만 아니라, 그것을 더욱 더 원하게 되어 있어요
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Siamo programmati per cercare la felicità, non solo per godercela, ma per volerne sempre di più.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Suntem plămădiţi să căutăm fericirea, nu doar să ne bucurăm de ea, ci să o dorim tot mai mult.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Wir sind auf das Streben nach Glück gepolt, nicht nur zum Genuss, auch wollen wir immer mehr davon.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Вградено ни е да търсим щастие, не само да му се наслаждаваме, но да искаме все повече от него.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.Ми запрограмовані прагнути щастя, і не тільки насолоджуватись ним, але й хотіти ще і ще більше.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.אנו מחווטים לרדוף אחר האושר. לא רק ליהנות ממנו, אלא לרצות עוד ועוד אושר.
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.نحن بطبيعتنا نسعى وراء السعادة لا لنستمتع بها فقط ، إنما لنسعى وراء المزيد والمزيد منها
Mutluluğun peşinden koşmaya programlanmışız, yalnızca ondan faylanmak değil daha fazlasını isteriz.幸せになっても それ以上を求めるものです それが本当だとすると
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Continua a correr, até ao momento em que olha para baixo e descobre que está no ar.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Continua a correre -- fino al momento in cui guarda giù e si accorge che è a mezz'aria.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Continuă să alerge -- până în clipa când se uită în jos şi realizează că e în aer.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Csak fut tovább -- egészen addig a pillanatig, amíg egyszer csak lenéz, és ráébred, hogy a levegőben van.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Él sigue corriendo... justo hasta el momento en que mira hacia abajo y se da cuenta que está en el aire.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Il continue de courir -- jusqu'au moment où il regarde vers le bas et se rend compte qu'il est dans les airs.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.코요테는 계속 뛰며 열심히 좇다가 밑에를 내려다보고 자기가 공중에 떠 있다는것을 알게 됩니다.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Nó vẫn tiếp tục chạy -- cho tới lúc mà nó nhìn xuống chân và nhận ra là nó đang lơ lửng trên không.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Po prostu biegnie dalej... do czasu, aż spojrzy w dół i zda sobie sprawę z tego, że jest w powietrzu.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Prostě utíká - až do chvíle, kdy se koukne dolů a zjistí, že je ve vzduchu.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Se vain jatkaa juoksemista -- kunnes katsahtaa alas ja huomaa juoksevansa ilmassa.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Απλά συνεχίζει να τρέχει -- ακριβώς μέχρι τη στιγμή που κοιτάει κάτω και συνειδητοποιεί ότι είναι στο κενό.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Він просто продовжує бігти, - аж до того моменту, коли він зиркає вниз і розуміє, що він в повітрі.
Öylece koşmaya devam eder -- ta ki aşağıya bakıp da havada olduğunu anladığı ana kadar.Он просто продолжает бежать - до тех пор, пока не посмотрит вниз и не поймёт, что находится в воздухе.