koşarak ile cümle

koşarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rick, Michonne ve Carl'a doğru koşar ve grup evden koşarak uzaklaşır.Como Joe corre para ajudar, Rick alerta Michonne e Carl e os três fogem para longe da casa.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.In de geveltop zijn een oeil de boeuf-omlijsting en festoenen aangebracht.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Alvaro stormt binnen, roepend om hulp, nadat hij Carlos in de tweestrijd dodelijk heeft verwond.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Hij duwde de man aan de kant en redde diens leven.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Kom en neem hem weg, als u durft.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.De relschoppers ontkomen hierdoor.
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Wściekły Chas goni go po domu.
Vašek koşarak ayrılır.Zdruzgotana postanawia wyjechać.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.För månen, se Fornjot (måne).
Sporcu finalde 14:51.69 koşarak beşinci sırada yer aldı.Han kom in på en 14:e plats i sitt heat med tiden 14:05,69.
Yavrular da buradan koşarak geçerler."Даже пчьоли отсюда тікають.
Sabah biraz geç kalır haliyle, koşarak Profesör Oak'ın laboratuvarına gider.Практично весь час проводить в лабораторії професора Оука.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Нехай весь світ буде позаду тебе, забудь його.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Tehdy se ovšem nejednalo o sjezdové lyžování nebo o běžkování, ale o skoky na lyžích.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.Ten pak může kráčet, pohybovat pažemi či běhat.
Annie koşarak kulübeye döner.Brenda brzy odejde do své chatky.
Ben koşarak eve döndüğünde Harry'nin kapıyı kilitlemiş olduğunu görür.Ben fuge înapoi spre casă, unde descoperă că Harry l-a încuiat afară.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Se trezește brusc în mașină.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.A kürtők is be lettek járva.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Megint vezettünk!
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Menekülnie kell, hogy mentse az életét.
Ben koşarak eve döndüğünde Harry'nin kapıyı kilitlemiş olduğunu görür.Ben pakenee takaisin talolle, mutta huomaa Harryn lukinneen hänet ulos.
Atlar mızraklardan oluşan bir duvara doğru koşarak dalmıyorlardı.Vaunuja veti yksi raiteen sivulla kulkeva hevonen.
Vašek koşarak ayrılır.Με λύπη σας αποχωρίζομαι.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Ο Αλβάρο ορμά μέσα ζητώντας βοήθεια, έχοντας τραυματίσει θανάσιμα τον Κάρλο κατά τη μονομαχία τους.
Sawyer, Kate'e Jack'in durumunu söyler ve Kate koşarak mağaralara döner.Sawyer fortæller Kate om Jacks situation, og hun løber tilbage til hulerne.
Anvers'teki 1920 Yaz Olimpiyatları'nda maraton yarışını 2:32:48.6 ile koşarak ikinci olmuştu.Horsens vandt dermed anden periode med 20:16.
Sawyer, Kate'e Jack'in durumunu söyler ve Kate koşarak mağaralara döner.Sawyer forteller Kate om hva som skjedde med Jack, og hun løper tilbake til hulene.
Nedvěd, 2010 yılında Prag Yarı Maratonu'nda (yaptığı ilk mesafe koşusu) koşarak 1:49:44 derece elde etti.Nedvěd ambil bagian dalam Prague Half Marathon pada 2010, mengakhirinya dengan catatan waktu 1:49:44.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Demikian pula pulangnya kembali ke mobil.
Annina koşarak odaya girer ve Violetta'ya Alfredo'nun geldiğini haber verir.Annina chạy vào phòng cho Violetta biết Alfredo đã đến.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Anh chạy tới giúp và cứu được người kia.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.望(満月)の時に起こる。
Tekrar koşarak arabamıza geldim.僕は車で一人で帰らねばならなかった。
Ülkücüler koşarak dershaneye gelirken, ihbarın asılsız olduğu anlaşıldı.混乱を避ける為に、いつ・誰が来所するといった情報は非公開であった。
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.他衝過去幫忙而救了那個人的性命。
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.而金牛望着东边升起的月亮意欲离开。
Mayıs 2008'de ise, 100 metreyi 9,72 ile koşarak dünya rekoru kırmıştır.2008年5月,波特以9.72秒的成績立下他個人的首個男子100公尺短跑世界紀錄。
Victoria'da koşarak Ted'e sarılarak "Evet!" der.人們先面向台灣這邊的方向,高喊「Say Yes to Taiwan」。
Dr. Arzt daha fazla devam edemeyeceğini söyler ve koşarak oradan ayrılır.我的指揮官說他根本不能幫我,所以我再一次逃走了。
Okyanusları koşarak geçeyim dedim, mümkün mü diye kısa roman yazmak.在南海流配時期,寫下了《九雲夢》。
Tekrar koşarak arabamıza geldim.하차 후에 다시 복귀했다.
Kurbanlarını, koşarak yakalamayı tercih etmez, daha çok hızlı veya yavaş yürümeyi tercih eder.걷기 또는 보행(步行)은 달리기보다는 느린 걸음걸이이다.
İlk dünya rekorunu 1977'de Milano'da düzenlenen salon yarışlarında 400 m'yi 51.8 saniyede koşarak kırdı.1977년 밀라노에서 열린 실내 육상 선수권 대회에서 400m 51.8초로 자신의 최초 세계 기록을 세웠다.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.היא חוזרת בריצה למכונית.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.ייתכנו בחילות או הקאות.
Willow, ona koşarak kulenin tepesine çıkmasını söyler.קארוור גורם לו לצעוד אל מותו מקצה הגג.
İlk dünya rekorunu 1977'de Milano'da düzenlenen salon yarışlarında 400 m'yi 51.8 saniyede koşarak kırdı.את שיאה העולמי הראשון קבעה קוך בשנת 1977 בתחרות אתלטיקה במילאנו בריצת 400 מטר באולם בתוצאה של 51.8 שניות.
Duyduğu karşısında şoka uğrayan Romina, koşarak salonu terk eder ve binanın çatısına çıkar.אחותו רומי, ששומעת על כך, נסערת נורא ומגיעה לבית החולים.
Koşarak yetişir.Възниква внезапно.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Придвижва се подобно на дугите видове с ходене, а не с подскоци.
Annina koşarak odaya girer ve Violetta'ya Alfredo'nun geldiğini haber verir.Ulazi Annina i objavljuje da je stigao Alfredo.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Odšepa natrag do svojeg auta i pobjegne.
Vašek koşarak ayrılır.Hudiča z njo odpahneš.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Maapinnal liigub joostes või astudes (mitte hüpates).
Bana söylemek istediğin bir şey vardı çünkü kosarak gelmemi istedi.Du hast gesagt, ich soll kommen, <br />weil du was zu mir zu sagen hast.
Bana söylemek istediğin bir şey vardı çünkü kosarak gelmemi istedi.Kau menyuruhku datang berlari karena kau ingin mengatakan sesuatu padaku.
Bana söylemek istediğin bir şey vardı çünkü kosarak gelmemi istedi.Mi-ai spus sa vin repede pentru ca ai ceva sa-mi spui.
Bana söylemek istediğin bir şey vardı çünkü kosarak gelmemi istedi.Mi hai chiesto di venire di corsa perché avevi qualcosa da dirmi.
Bana söylemek istediğin bir şey vardı çünkü kosarak gelmemi istedi.Prosiłeś mnie, żebym przyszła, bo masz mi coś do powiedzenia.
İlgili Sayfalar