koşar ile cümle

koşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aniden Katie, iblis gibi çığlık atarak kameraya doğru koşar.Katie vender tilbage til værelset som dæmon og løber ind i kameraet.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Gensidig assistance i vanskelige tider.
Oraya koşar, Weierstrass'ı sınıfta bulamaz.Sundhed.dk Sådan undgår du Clostridium difficile.
Anvers'teki 1920 Yaz Olimpiyatları'nda maraton yarışını 2:32:48.6 ile koşarak ikinci olmuştu.Horsens vandt dermed anden periode med 20:16.
Aida aniden babasına koşar fakat onların gerçek kimlikleri hala Mısırlılar tarafından bilinmemektedir.Aïda løper mot sin far, men deres identitet er ennå ukjent for egypterne.
Sawyer, Kate'e Jack'in durumunu söyler ve Kate koşarak mağaralara döner.Sawyer forteller Kate om hva som skjedde med Jack, og hun løper tilbake til hulene.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Før da beveget de seg uavhengig av hverandre.
İyi koşar, iyi tırmanırlar.De løper fort og er gode klatrere.
Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur.Dersom hunden ser viltet når dette skjer, setter den gjerne i et høyt vræl (beskrik) og renner etter.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Så måtte de sette seg i vognen, og kjøre den til en gård i nærheten.
Tavuklar hızlı koşar.Kyllingene vokser fort og blir raskt befjæret.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.De inngyder nåde i mottakeren ved egen kraft.
Osmanlı Paşasından konacak bir yer ister paşa ise bir şart koşar.Vi har tenkt til å ta en veldig lang pause etter Ozzfest for å gjøre egne ting.
Doğrudan çalışan uygulama bir Web tarayıcısında koşar.En webapplikasjon er et program som kan kjøres i en nettleser.
Toplamda bu 4 yarışmacı 1 km koşar.Fire utøvere fra samme nasjon gikk en løype på 5 km.
Derdi olan kim varsa ona koşar, ona sığınır.Barangsiapa yang memperbuat dosa, maka sungguh ia melakukan itu terhadap dirinya sendiri.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Barangsiapa yang mempersekutukan Allah, maka sungguh ia telah berbuat dosa yang besar" — Firman Allah, QS.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic memakai sepatu anti-gravitasi yang memungkinkan dia untuk tidak menggesek tanah saat berjalan.
Zerlina'nin yardim isteyen çığlıkları duyulmaya başlayınca Leporello patronunu ikaz etmek için dışarı koşar.Ketika Zerlina berteriak meminta tolong, Leporello berlari untuk memperingatkan tuannya.
Nedvěd, 2010 yılında Prag Yarı Maratonu'nda (yaptığı ilk mesafe koşusu) koşarak 1:49:44 derece elde etti.Nedvěd ambil bagian dalam Prague Half Marathon pada 2010, mengakhirinya dengan catatan waktu 1:49:44.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Demikian pula pulangnya kembali ke mobil.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Setelah itu mereka saling membagi-bagikan sesajen.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.No Water meminjam pistol dan berlari mengikuti istrinya.
Doğrudan çalışan uygulama bir Web tarayıcısında koşar.Pengunduhan langsung yang mengunduh secara langsung melalui penjelajah web.
Çok iyi tırmanmakla beraber yerde çok hızlı koşarlar.Ular ini dapat bergerak dan memanjat sangat cepat.
Martha evine koşar.Lalu Lisa pun pulang ke rumah.
Annina koşarak odaya girer ve Violetta'ya Alfredo'nun geldiğini haber verir.Annina chạy vào phòng cho Violetta biết Alfredo đã đến.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Anh chạy tới giúp và cứu được người kia.
Üst katta Cordelia'nın çığlıklarını duyar ve oraya koşar.Rick nghe thấy tiếng khóc của Judith và liền chạy lên lầu.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Elagabalus chạy giật lùi ở phía trước xe ngựa, đối diện với vị thần và giữ dây cương của bầy ngựa.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Ông được đưa nhanh lên một chiếc xe rồi chạy đến một ngôi nhà vùng nông thôn.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Chúng vận động nhanh nhẹn, leo trèo, bơi lội giỏi.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.これらは後述する生活環を経る過程で互いに遷移する。
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.望(満月)の時に起こる。
Martha evine koşar.急いでマークは彼女の部屋へと向かう。
Her çağrısına koşarlar.誰に対してもさん付けで呼ぶ。
Ama koşarken bir Dalek tarafından vurulur.ダリューンの投槍によって討ち取られる。
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.怒ったときは「ボケェェェ!!!」と叫ぶ癖がある。
Aynı yandaki bacaklarını birlikte kaldırarak kendine özgü bir biçimde koşar.前後の同じ側の脚を同時に動かす、いわゆるだく足で走る。
Tekrar koşarak arabamıza geldim.僕は車で一人で帰らねばならなかった。
Çok iyi tırmanmakla beraber yerde çok hızlı koşarlar.登れるところはすぐ登る。
Koşarken zıpladığındaysa fazladan ivmelenir ve daha yükseğe zıplayabilir.ふんばりジャンプ中に乗るとさらに高く飛び上がれる。
Bazıları iyi koşucudur, yürür gibi koşarlar.走っている人もゆっくり歩いて見えるはず。
Evine endişe ile koşar.病弱で家にこもりがち。
Ülkücüler koşarak dershaneye gelirken, ihbarın asılsız olduğu anlaşıldı.混乱を避ける為に、いつ・誰が来所するといった情報は非公開であった。
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.他們能夠向前移動來應付對方的發球。
İnsan zannederek denize koşar; ancak bir maske ile karşılaşır.他並解釋為:「大海將賦予人權力,條件是人要知道如何征服與使用它。
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.他衝過去幫忙而救了那個人的性命。
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."上帝既命,候於周服』,天命如此,其可畏哉!」。
Çevrenizde koşarlar ve ne zaman olduğunuz yerde dursanız size saldırırlar.当他们迷失方向时,旅途对他们就是四处闲逛。
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.而金牛望着东边升起的月亮意欲离开。
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.絕對順從身為主人的神人。
Kız hemen koşar; "Babacığım" diye Devin boynuna sarılır, ellerini öper.他的父亲动了怜悯的心,就“跑去抱着他的颈项,连连与他亲嘴”。
Çok iyi yüzer ve hızlı koşar.擅長裁縫,且速度很快。
Bu kez önceden kedi olan çocuk fare olur ve kedi, farenin ardından koşar.木牛即今小车之有前辕者;流马即今独推者。
Aniden Katie, iblis gibi çığlık atarak kameraya doğru koşar.凯蒂突然出现在镜头,并恶魔般的尖叫。
Tavuklar hızlı koşar.母羊则迅速离开。
Mayıs 2008'de ise, 100 metreyi 9,72 ile koşarak dünya rekoru kırmıştır.2008年5月,波特以9.72秒的成績立下他個人的首個男子100公尺短跑世界紀錄。
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.杰追查这辆车来到一个很荒凉的房子。
Sonra yirmi metre kadar gerilerler, başlarını eğer ve birbirlerinin üstüne doğru koşarlar.比懷至,仍用瑋前鋒,遂復疊溪,降二十余寨。
İlgili Sayfalar