koşar ile cümle

koşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hızlı koşar.Том швидко бігає.
Tom kahvaltıdan önce sık sık koşar.Том часто бігає перед сніданком.
O benden daha hızlı koşar.Він бігає швидше від мене.
Köpek hızlı koşar.Собака швидко бігає.
Ben her gün koşarım.Я бігаю кожного дня.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."A kdokoliv přidružuje k Bohu, dopouští se hříchu těžkého.“ (Korán 4:48).
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Ty jsou oproti sobě fázově posunuté.
Çok hızlı koşar.Velice rychle běhá.
Çok iyi yüzer ve hızlı koşar.Umí dobře plavat, ale pomalu běhá.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Dle Aristotela: "Kdo má rychlé či vytrvalé nohy, je běžec.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Tehdy se ovšem nejednalo o sjezdové lyžování nebo o běžkování, ale o skoky na lyžích.
Umarım koşarken ayaklarınızdan patikleriniz düşer!Spierdalaj, bo ci nogi z dupy powyrywam! - Odpal, nebo ti zpřerážím nohy!
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.Ten pak může kráčet, pohybovat pažemi či běhat.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Umí dobře běhat, skákat a šplhat.
Wally West düşünce hızından çok daha hızlı hareket eder koşar.V O2 areně staví kurt rychleji než kdy jindy .
Annie koşarak kulübeye döner.Brenda brzy odejde do své chatky.
Sonya, Kano'yu adaya gitmek üzere olan gemiye binerken görür ve Kano'nun peşinden koşar.Carla se poté připojí k jeho posádce na lodi směřující na Monkey Island, kde končí v zajetí kanibalů.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.În ele se descoperă pe sine însuși. ". "
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Ea se duce la gară și se sinucide, sărind în fața unui tren.
Ben koşarak eve döndüğünde Harry'nin kapıyı kilitlemiş olduğunu görür.Ben fuge înapoi spre casă, unde descoperă că Harry l-a încuiat afară.
Tavuklar hızlı koşar.Toate speciile aleargă repede.
Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı.Poe a urmărit originalitatea în opera sa literară și nu-i plăceau proverbele.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Puii evadează și fug spre un oraș din apropiere.
Canio Silvio'nun arkasından koşar ama yüzünü göremediği için kim olduğunu öğrenemez.Canio se aruncă furios asupra lui Silvio, dar acesta reușeste să dispară fără a putea fi recunoscut.
Xander oradan koşarcasına ayrılır ve Giles'la karşılaşır.Reușește să scape și se întâlnește cu Gilles.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Se trezește brusc în mașină.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.Este mâna dreaptă a Stăpânului.
Evine endişe ile koşar.Félelemmel telve indulnak hazafelé.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.A kürtők is be lettek járva.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Megint vezettünk!
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.A többiek a segítségére sietnek.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Gesztenyét meglövi a farm gazdája, akinek a keresésére Vakarcs indul.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Igen jól másznak, gyorsan futnak és úsznak.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.Marilia a lövés hangjára fegyvert fog, és berohan a szobába.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Menekülnie kell, hogy mentse az életét.
Tavuklar hızlı koşar.Az állatok nagyon gyorsan képesek futni.
Evine endişe ile koşar.Hän juoksi pelästyneenä kotiinsa.
Çok hızlı koşar.Se on nopea juoksemaan.
Tekrar Pul marketine koşarlar.Paitafirmoilla pelanneilla taas uusi konkurssi Turussa.
Ben koşarak eve döndüğünde Harry'nin kapıyı kilitlemiş olduğunu görür.Ben pakenee takaisin talolle, mutta huomaa Harryn lukinneen hänet ulos.
Simran Raj’a doğru koşar ve son anda trene biner.Hän käskee Simranin mennä Rajin mukaan ja Simran juoksee liikkuvaan junaan Rajin luo.
Bazıları iyi koşucudur, yürür gibi koşarlar.He kävelevät ja juoksevat vaivatta.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Hiiret ovat hyviä kiipeilemään, hyppäämään ja uimaan.
Atlar mızraklardan oluşan bir duvara doğru koşarak dalmıyorlardı.Vaunuja veti yksi raiteen sivulla kulkeva hevonen.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Μεξάν : έχει μακριά και βρωμερά πόδια και τρέχει πολύ γρήγορα.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Ο Ηλιογάβαλος έτρεχε ανάποδα μπροστά από το άρμα, βλέποντας το θεό και κρατώντας τα ηνία.
Vašek koşarak ayrılır.Με λύπη σας αποχωρίζομαι.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Ο Αλβάρο ορμά μέσα ζητώντας βοήθεια, έχοντας τραυματίσει θανάσιμα τον Κάρλο κατά τη μονομαχία τους.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.'Ενας τρόπος να γίνουν τα όνειρα πραγματικότητα....Να τα φωνάζεις!!! .
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Μπορούν να τρέχουν γρήγορα, αλλά δεν πετούν εύκολα.
Öbür grup topu alıp diğer grubun peşinde koşarlar.Μόλις τους πιάσουν όλους, κυνηγάει η άλλη ομάδα.
Buffy hemen eve koşar.Η Μπατερφλάι μπαίνει ξανά στο σπίτι.
Kuru zemin, ot araları, ormanın açık alanlarında koşarken görülebilir.Βαδίζεις σαν να ήσουν μέσα σε ένα δάσος.
Her gün koşarım.Κάθε μέρα τρέχω.
Her gün koşar mısınız?Κάθε μέρα τρέχετε;
Her gün koşar mısın?Κάθε μέρα τρέχεις;
İnsan zannederek denize koşar; ancak bir maske ile karşılaşır.Havene vil koge, og liv (som det kendes) vil være umuligt.
Tavuklar hızlı koşar.Kyllingerne vokser hurtigt.
İyi koşar, iyi tırmanırlar.De er gode til at løbe og klatre.
Sawyer, Kate'e Jack'in durumunu söyler ve Kate koşarak mağaralara döner.Sawyer fortæller Kate om Jacks situation, og hun løber tilbage til hulerne.
İlgili Sayfalar