koşar ile cümle

koşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.In de geveltop zijn een oeil de boeuf-omlijsting en festoenen aangebracht.
İnsan zannederek denize koşar; ancak bir maske ile karşılaşır.Bij de zee doet ieder zijn schoenen uit en mensen lopen het water in.
Derdi olan kim varsa ona koşar, ona sığınır.Hij die zich verwondert zal heersen en hij die heerst zal rust vinden.
Evine endişe ile koşar.Ze rent angstig naar huis.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Alvaro stormt binnen, roepend om hulp, nadat hij Carlos in de tweestrijd dodelijk heeft verwond.
Tavuklar hızlı koşar.Als kuiken groeien ze zeer snel.
Ailenin her işine koşar, yardımseverdir.Het typegeslacht van de familie is Aidos.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Hij duwde de man aan de kant en redde diens leven.
O güne kadar saha kenarında koşarlardı. ? - James Naismith basketbol (basketball = sepet topu)'u buldu.13 - Oprichting van Club Brugge. december 15 - James Naismith vindt het basketbal uit.
Nefes almadan filmden filme koşar.In de film vliegt ze los.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Alle soorten kunnen goed klimmen, zwemmen en rennen.
Buffy hemen eve koşar.Kassim ging vlug naar huis.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Kom en neem hem weg, als u durft.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Hij helpt mensen bij hun moeilijkheden.
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Zelf neemt hij de trein en neemt plaats in een leeg compartiment.
Cody başarılı ve etkin teknoloji şirketine koşar ve onun tek varisidir.Roddy is bekend om zijn extreem snelle en vaardige drumtechniek en is volledig autodidact.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.Hij krijgt daarbij hulp van zijn huishoudster.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.De relschoppers ontkomen hierdoor.
Kumiko Tom kadar hızlı koşar.Kumiko rent zo snel als Tom.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Rozegrały one pomiędzy sobą po jednym spotkaniu.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Szybko biegają i rzadko latają.
Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı.Poe dążył w swoich utworach do oryginalności, nie lubił przysłów.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."A kto walczy na drodze Boga i zostanie zabity albo zwycięży, otrzyma od Nas nagrodę ogromną.
Tavuklar hızlı koşar.Najszybciej biegają kojoty.
Çok hızlı koşar.Bardzo szybko biega.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.“Rolnik” tuż za nim.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.Natomiast gdy go wieszano, wołał "Wio Bury do góry!!!".
Koşarken geriye dönüp ormana bakar.Po jego pokonaniu kierują się do lasu.
Bu yarışmalarda atletler tüm mesafeyi baştan sona tam sürat koşarlar.Biegacz zaczyna ze wszystkim przesadzać.
GPL sözleşmeli bir yazılım, kaynak kodunu kullanan türevlerinin de GPL ile lisanslanmasını şart koşar.Sama licencja wyraźnie mówi, że wszystkie pochodne prace bazujące na kodzie GPL muszą same opierać się na GPL.
Çok hızlı koşar ve çok çeviktir.Szybko biega i szybko mówi.
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Wściekły Chas goni go po domu.
Çok iyi tırmanmakla beraber yerde çok hızlı koşarlar.Potrafi się znakomicie wspinać, ale również dość szybko biegać po ziemi.
Bu yarışta 3 yaş atları 2400 m koşarlar.W wyścigu na dystansie 3200 metrów biorą udział konie co najmniej 3 letnie.
Koşarken boşalan Hephaistos'un menileri tanrıçanın bacağına gelir.Za nim nieśmiało wychyla się bogini Minerwa w swoim hełmie.
Vašek koşarak ayrılır.Zdruzgotana postanawia wyjechać.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.De lägger sig (stillsamt) bredvid varandra.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Musen är bra på att hoppa, klättra och simma.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.För månen, se Fornjot (måne).
İyi koşar, iyi tırmanırlar.De har bra förmåga att springa och klättra.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic bär antigravitationssneakers som gör att han kan sväva över marken när han springer.
Buffy hemen eve koşar.Rebecka ger sig av hemåt.
Çok hızlı koşar.Han flyr snabbt.
Tavuklar hızlı koşar.Tömningen går snabbt.
Bu yarışta 3 yaş atları 2400 m koşarlar.I dessa lopp deltar endast treåriga hästar.
Sporcu finalde 14:51.69 koşarak beşinci sırada yer aldı.Han kom in på en 14:e plats i sitt heat med tiden 14:05,69.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Аллах обіцяв тим із них, які увірували і чинили праведно, прощення і велику нагороду."
Yavrular da buradan koşarak geçerler."Даже пчьоли отсюда тікають.
Tavuklar hızlı koşar.Ростуть кошенята дуже швидко.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Дзвонить дзвінок, Спірс із однокласниками вибігає в коридор і починає танцювати.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.Коли бачить Сеймура, то тоді зазвичай викрикує: «Скі-і-і-і-нееер!!!!!», постійно його критикує.
Yöneticileri Kosariç Hanedanı'nın soyundan gelen kişilerdir.Приїжджі люди купували землю у пана Кунца.
Çok hızlı koşar.Досить швидко бігає.
Sabah biraz geç kalır haliyle, koşarak Profesör Oak'ın laboratuvarına gider.Практично весь час проводить в лабораторії професора Оука.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Нехай весь світ буде позаду тебе, забудь його.
Louis telefonu kapatır ve yanına zehir alıp hızla Jud'un evine koşar.Лінч починає підозрювати найгірше та біжить до квартири Сю.
Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır.Вони проводять ніч кохання і відчувають себе щасливими.
Her gün koşarım.Я бігаю щодня.
Ben her gün koşarım.Я бігаю щодня.
Lynn hızlı koşar.Лін швидко бігає.
İlgili Sayfalar