Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Y subí corriendo las escaleras, y allí estaba uno de mis libros favoritos de todos los tiempos,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Και έτρεξα τις σκάλες, και εκεί ήταν ένα από πιο αγαπημένα μου βιβλία όλων των εποχών,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.И се затичах нагоре по стълбите, и там беше една от любимите ми книги за всички времена,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.И я взбежала вверх по лестнице, и там была одна из моих любимых книг --
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Я забігла сходами нагору, і знайшла одну зі своїх найулюбленіших книжок,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.רצתי במדרגות אל אחד הספרים האהובים עלי ביותר,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.و ركضت إلى أعلى الدرج، و كان هنالك أحد كتبي المفضلة على الإطلاق،
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.マーク・シャンドの「象と歩いたインド」を手にとって
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.Nem tudod, hová megy, de bárhová megy is, azt a helyet beragyogja.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.On ne sait pas où elle va, mais partout où elle va, elle illumine les lieux.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.Παρά το γεγονός ότι κανείς δεν ξέρει που θα πάει, όπου κι αν πάει, θα κάνει εκείνο το μέρος φωτεινότερο.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.رغم اننا لا نعرف الى اين تذهب, لكن اينما تحل تختفي الغيوم
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.A Ezav mu bežal oproti a objal ho a padnúc mu okolo krku bozkával ho, a plakali obaja.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.A Ezav mu priteče naproti, ga objame, se mu oklene vratu in ga poljubi; in oba jočeta.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Então Esaú correu-lhe ao encontro, abraçou-o, lançou-se-lhe ao pescoço, e o beijou; e eles choraram.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esau a alergat înaintea lui; l -a îmbrăţişat, i s'a aruncat pe grumaz, şi l -a sărutat. Şi au plîns.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esau aber lief ihm entgegen und herzte ihn und fiel ihm um den Hals und küßte ihn; und sie weinten.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esaú corrió a su encuentro, le abrazó, se echó sobre su cuello y le besó. Y lloraron
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ésaü courut à sa rencontre; il l`embrassa, se jeta à son cou, et le baisa. Et ils pleurèrent.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ézsaú pedig eleibe futamodék és megölelé õt, nyakába borúla, s megcsókolá õt, és sírának.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I běžel Ezau proti němu, a objal ho; a pad na šíji jeho, líbal ho. I plakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I zaszedł mu drogę Ezaw, i obłapiwszy go, upadł na szyję jego, i całował go; i płakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.에서가 달려와서 그를 맞아서 안고 목을 어긋맞기고 그와 입맞추고 피차 우니라
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Maar Esau rende op hem af en omarmde hem! Ze kusten elkaar op de wangen en huilden.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ma Esaù gli corse incontro, lo abbracciò, gli si gettò al collo, lo baciò e piansero
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løb ham i Møde og omfavnede ham, faldt ham om Halsen og kyssede ham, og de græd;
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løp ham i møte og omfavnet ham og falt ham om halsen og kysset ham, og de gråt.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau skyndade emot honom och tog honom i famn och föll honom om halsen och kysste honom; och de gräto.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê - sau chạy đến trước mặt người , ôm choàng cổ mà hôn , rồi hai anh_em đều khóc .
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê-sau chạy đến trước mặt người, ôm choàng cổ mà hôn, rồi hai anh em đều khóc.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Tetapi Esau berlari mendapatkan Yakub, lalu memeluknya dan menciumnya. Dan kedua orang itu bertangis-tangisan
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И Исав се затече да го посрещне, прегърна го, падна на врата му и го целуна; и те заплакаха.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И побежал Исав к нему навстречу и обнял его, и пал на шею его и целовал его, и плакали.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.וירץ עשו לקראתו ויחבקהו ויפל על צוארו וישקהו ויבכו׃
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.فركض عيسو للقائه وعانقه ووقع على عنقه وقبّله. وبكيا
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.以 掃 跑 來 迎 接 他 、 將 他 抱 住 、 又 摟 著 他 的 頸 項 與 他 親 嘴 、 兩 個 人 就 哭 了
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.以 掃跑來 迎接 他 、 將他 抱住 、 又 摟 著 他 的 頸項與 他 親嘴 、 兩個 人 就 哭了
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Con cái ngươi chóng về; kẻ phá hại hủy diệt ngươi sẽ ra khỏi giữa ngươi.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Con_cái ngươi chóng về ; kẻ phá_hại hủy_diệt ngươi sẽ ra khỏi giữa ngươi .
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Deine Baumeister werden eilen; aber deine Zerbrecher und Verstörer werden sich davonmachen.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Dine barn kommer i hast; de som brøt dig ned og ødela dig, de skal dra bort fra dig.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Dine Børn kommer ilende; de, som nedbrød og lagde dig øde, går bort.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Elõsietnek fiaid, rombolóid és pusztítóid eltávoznak belõled.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Fiii tăi aleargă; dar ceice te dărîmaseră şi te pustiiseră vor ieşi din mijlocul tău.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Hiteli bodo k tebi otroci tvoji; podiralci tvoji in opustoševalci tvoji odidejo iz tebe.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.I tuoi costruttori accorrono, i tuoi distruttori e i tuoi devastatori si allontanano da te
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.네 자녀들은 속히 돌아오고 너를 헐며 너를 황폐케 하던 자들은 너를 떠나가리라
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Orang-orang yang membangun engkau segera datang, dan yang telah menghancurkan engkau akan pergi
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Os teus filhos pressurosamente virão; mas os teus destruidores e os teus assoladores sairão do meio de ti.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Pospieszą się do ciebie synowie twoi, a ci, którzy cię burzyli i kazili, odejdą od ciebie.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Pospíšíť k tobě synové tvoji, ti pak, kteříž tě bořili a kazili, odejdou od tebe.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Redan hasta dina söner fram, under det dina förstörare och härjare draga bort ifrån dig.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Sinun lapsesi tulevat rientäen; sinun hävittäjäsi ja raunioiksi-raastajasi menevät sinun luotasi pois.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Tes fils accourent; Ceux qui t`avaient détruite et ravagée Sortiront du milieu de toi.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Tus edificadores vendrán aprisa, y tus destructores y desoladores se irán de ti
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Tvoji synovia sa budú ponáhľať; a tí, ktorí ťa borili a ktorí ťa pustošili, vyjdú z teba.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Uw herbouwers zullen binnenkort komen en allen wegjagen die u verwoestten.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Τα τεκνα σου θελουσιν ελθει μετα σπουδης οι δε καταστρεφοντες σε και ερημονοντες σε θελουσιν εξελθει απο σου.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Сыновья твои поспешат к тебе , а разорители и опустошители твои уйдут от тебя.
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Чадата ти ще дойдат набързо; А разорителите ти и запустителите ти ще си отидат от тебе.