Aniden Katie, iblis gibi çığlık atarak kameraya doğru koşar.凯蒂突然出现在镜头,并恶魔般的尖叫。
Tavuklar hızlı koşar.母羊则迅速离开。
Mayıs 2008'de ise, 100 metreyi 9,72 ile koşarak dünya rekoru kırmıştır.2008年5月,波特以9.72秒的成績立下他個人的首個男子100公尺短跑世界紀錄。
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.杰追查这辆车来到一个很荒凉的房子。
Sevinçlerle coşacağım, sevgime koşacağım.性格粗暴好勝,我行我素。
Sonra yirmi metre kadar gerilerler, başlarını eğer ve birbirlerinin üstüne doğru koşarlar.比懷至,仍用瑋前鋒,遂復疊溪,降二十余寨。
Su altında koşabilirler.牠們能夠潛入水中。
Victoria'da koşarak Ted'e sarılarak "Evet!" der.人們先面向台灣這邊的方向,高喊「Say Yes to Taiwan」。
Çok hızlı koşar.跑得很快。
Dr. Arzt daha fazla devam edemeyeceğini söyler ve koşarak oradan ayrılır.我的指揮官說他根本不能幫我,所以我再一次逃走了。
Ancak koşarken silahı yere düşer ve ateş alır.如果槍械摔到地上,很容易走火。
Dardaki insana koşar.以絲線操控他人。
Okyanusları koşarak geçeyim dedim, mümkün mü diye kısa roman yazmak.在南海流配時期,寫下了《九雲夢》。
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.이때 위연(魏延)과 서로 부딪치지만 패배하였다.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.자신의 주인에게 절대복종한다.
Evine endişe ile koşar.집으로 퉁퉁하게 엮어서 댄다.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.하차 후에 다시 복귀했다.
1979'da 200 metre'yi 22 saniyenin altında koşan ilk kadın atlet oldu.1979년 코흐는 22초 아래로 200m를 달린 첫 여성 선수가 되었다.
Koşana yetişelim!자 달려볼까!
Çok hızlı koşar.그 정도로 매우 빨리 달리는 것이다.
Kurbanlarını, koşarak yakalamayı tercih etmez, daha çok hızlı veya yavaş yürümeyi tercih eder.걷기 또는 보행(步行)은 달리기보다는 느린 걸음걸이이다.
İlk dünya rekorunu 1977'de Milano'da düzenlenen salon yarışlarında 400 m'yi 51.8 saniyede koşarak kırdı.1977년 밀라노에서 열린 실내 육상 선수권 대회에서 400m 51.8초로 자신의 최초 세계 기록을 세웠다.
Dünyanın en hızlı koşan memelisidir.이는 세계에서 가장 빠른 속도를 허용하는 단선 철도이다.
Sudan havalanırken, uzun süre suyun üzerinde koşar.평소 날아다니는 것을 꺼려하며 도약할 때에는 첨벙거리며 물 위를 달린다.
Canio Silvio'nun arkasından koşar ama yüzünü göremediği için kim olduğunu öğrenemez.카니오는 실비오를 쫓지만, 그를 붙잡지 못하고 얼굴도 보지 못한다.
Tekrar Pul marketine koşarlar.에피소드에서 박형석과 다시 마주친다.
Koşan çocuk imajı benim için büyümüş olmayı simgeliyordu.무녀인 주인공을 한결같이 따르며 성장전에는 소녀로 보일만큼 귀여운 모습이었으며 말을 더듬었다.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.평소에는 별로 활발하지 못하지만, 빨리 움직일 때는 매우 빨리 움직인다.
Menendez de bombanın peşinden koşar.그 뒤에 코마모리는 폭발사를 위장하여 숨어 지내고 있다.
35-40 kilometre hızla koşabilirler.시속 2~30km이상으로 달릴 수 있다.
Geçite doğru koşan Rick, arkasından kapıyı açık bırakır.강글레리가 그를 따라가고, 등 뒤에서 문이 닫힌다.
Algılar arayıcılığıyla deneyimlenen fiziksel zevklerin peşinden koşar.탕아는 감각을 통해 경험한 물질적 쾌략을 중시한다.
Koşarken geriye dönüp ormana bakar.그리고 뒤를 쫓아 숲속으로 들어가는데...
Hatta su üstünde bile koşabilmektedir.또한 물속에서 헤엄을 칠 수 있었다.
Oyuncu topla birlikte koşabilir ancak, on beş metrede bir topu sektirmek zorundadır.공을 가지고 달리는 선수는 최소 15야드 마다 공을 땅에 튀기거나 터치해야 한다.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.היא חוזרת בריצה למכונית.
İyi koşar, iyi tırmanırlar.הם מיטיבים לרוץ ולטפס.
Aida aniden babasına koşar fakat onların gerçek kimlikleri hala Mısırlılar tarafından bilinmemektedir.אאידה ממהרת להתאחד עם אביה, המצרים עדיין אינם מודעים לזהותם האמיתית.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.מסייעת למשפחת בן-דוד בשעת צרה.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.ייתכנו בחילות או הקאות.
Willow, ona koşarak kulenin tepesine çıkmasını söyler.קארוור גורם לו לצעוד אל מותו מקצה הגג.
Kate umutsuzca Jimmy'ye doğru koşar.קייט בורחת הביתה לאימה.
İlk dünya rekorunu 1977'de Milano'da düzenlenen salon yarışlarında 400 m'yi 51.8 saniyede koşarak kırdı.את שיאה העולמי הראשון קבעה קוך בשנת 1977 בתחרות אתלטיקה במילאנו בריצת 400 מטר באולם בתוצאה של 51.8 שניות.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.אחרי ששומע עלבון מוצלח של אחד מהחבורה, נוהג לצעוק "!!!Burn" ("אכלת אותה!!!").
Ali Paşa bir şart koşar."באב אלשמס" עוסק בנכבה.
Su altında koşabilirler.יכול לשלוט במים.
Rudisha 800 metreyi 1:41.00'ın altında koşan ilk kişidir.הראשון בהיסטוריה שרץ 800 מטר מתחת ל-1:45 דקות.
Nazlı ise hızlı koşabilme yeteneği kazanır.איגואנה זו מסוגלת לרוץ מהר מאוד בעת הצורך.
Koşan çocuk imajı benim için büyümüş olmayı simgeliyordu.כבר בילדות התגלה לילד כישרון לציור.
Evine endişe ile koşar.נוטה להסתגר בביתו עקב חרדה מהחוץ.
Köpekler de çevredeki dağlara doğru koşar.אל הבקעות מגיעים נחלים מההרים שמסביב.
Duyduğu karşısında şoka uğrayan Romina, koşarak salonu terk eder ve binanın çatısına çıkar.אחותו רומי, ששומעת על כך, נסערת נורא ומגיעה לבית החולים.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.(Те се обичат (един друг(иго).
Lisans, böyle bir satış için telif bedeli veya başka bir ücret şart koşamaz.Лицензът не може да изисква процент от продажбите или друга такса при подобна продажба.
Koşarak yetişir.Възниква внезапно.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Добре се катери, скача и плува.
Bunun sonucunda büyük bir olasılıkla Afrika aslanından daha hızlı koşabilirdi.Гривата му вероятно е била по-светла и по-малка от тази на африканския лъв.
İki bacağı üzerinde yürüyen Velociraptor saatte 40 km hızla koşabilir ve sıçrayabilir.Алозавърът може да развие скорост до 30 km/h на два крака.
Domuzlar çok hızlı koşabilir ve çok iyi yüzebilirler.Агутовите бягат добре и сравнително добре плуват.
Su altında koşabilirler.Под тях тече водата.