Çok hızlı koşar.Досить швидко бігає.
Sabah biraz geç kalır haliyle, koşarak Profesör Oak'ın laboratuvarına gider.Практично весь час проводить в лабораторії професора Оука.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Нехай весь світ буде позаду тебе, забудь його.
Louis telefonu kapatır ve yanına zehir alıp hızla Jud'un evine koşar.Лінч починає підозрювати найгірше та біжить до квартири Сю.
Koşa kelimesi "beyit" manası da taşır.Слово Ях може мати також значення «річка».
Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır.Вони проводять ніч кохання і відчувають себе щасливими.
Aynı yıl Atatürk'ün izniyle Hamit Zübeyir Koşay başkanlığında kazılmıştır.Того ж року його обирають президентом Сюзу буддистів Китаю.
Koşabildiğin kadar hızlı koş.Біжи якомога швидше.
Her gün koşarım.Я бігаю щодня.
Ben her gün koşarım.Я бігаю щодня.
Lynn hızlı koşar.Лін швидко бігає.
Tom hızlı koşar.Том швидко бігає.
Tom kahvaltıdan önce sık sık koşar.Том часто бігає перед сніданком.
O benden daha hızlı koşar.Він бігає швидше від мене.
Köpek hızlı koşar.Собака швидко бігає.
Ben her gün koşarım.Я бігаю кожного дня.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."A kdokoliv přidružuje k Bohu, dopouští se hříchu těžkého.“ (Korán 4:48).
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Ty jsou oproti sobě fázově posunuté.
Çok hızlı koşar.Velice rychle běhá.
Dünyanın en hızlı koşan memelisidir.Nejrychlejší babička světa.
1979'da 200 metre'yi 22 saniyenin altında koşan ilk kadın atlet oldu.V roce 1979 se stala první ženou v historii, která běžela 200 m pod 22 sekund.
Çok iyi yüzer ve hızlı koşar.Umí dobře plavat, ale pomalu běhá.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Dle Aristotela: "Kdo má rychlé či vytrvalé nohy, je běžec.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Tehdy se ovšem nejednalo o sjezdové lyžování nebo o běžkování, ale o skoky na lyžích.
Pekin'de yine 5000 koşan Şobukova, mücadeleyi 15:46.62 ile altıncı olarak tamamladı.Na olympiádě v Pekingu skončila v běhu na 5000 metrů pátá v čase 15:46,32.
Umarım koşarken ayaklarınızdan patikleriniz düşer!Spierdalaj, bo ci nogi z dupy powyrywam! - Odpal, nebo ti zpřerážím nohy!
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.Ten pak může kráčet, pohybovat pažemi či běhat.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Umí dobře běhat, skákat a šplhat.
Wally West düşünce hızından çok daha hızlı hareket eder koşar.V O2 areně staví kurt rychleji než kdy jindy .
Annie koşarak kulübeye döner.Brenda brzy odejde do své chatky.
Sonya, Kano'yu adaya gitmek üzere olan gemiye binerken görür ve Kano'nun peşinden koşar.Carla se poté připojí k jeho posádce na lodi směřující na Monkey Island, kde končí v zajetí kanibalů.
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.În ele se descoperă pe sine însuși. ". "
Koşa koşa otobüse yetişir.Ea reușește să fugă cu un autobuz.
İstasyona yeni gelen trene doğru koşar ve trene binerek boş bir koltuğa oturur.Ea se duce la gară și se sinucide, sărind în fața unui tren.
Ben koşarak eve döndüğünde Harry'nin kapıyı kilitlemiş olduğunu görür.Ben fuge înapoi spre casă, unde descoperă că Harry l-a încuiat afară.
Tavuklar hızlı koşar.Toate speciile aleargă repede.
Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı.Poe a urmărit originalitatea în opera sa literară și nu-i plăceau proverbele.
Arabayı terk edip yakındaki bir çiftlik evine koşar.Puii evadează și fug spre un oraș din apropiere.
Su altında koşabilirler.Un submarin se poate deplasa sub apă.
Canio Silvio'nun arkasından koşar ama yüzünü göremediği için kim olduğunu öğrenemez.Canio se aruncă furios asupra lui Silvio, dar acesta reușeste să dispară fără a putea fi recunoscut.
Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”Unul Dumnezeu știe de nu mi-a părut rău și de nu mă căiesc de aceasta”.
Sevinçlerle coşacağım, sevgime koşacağım.Scumpii mei, invidiați soarta mea fericită.
Xander oradan koşarcasına ayrılır ve Giles'la karşılaşır.Reușește să scape și se întâlnește cu Gilles.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Se trezește brusc în mașină.
Emular uzun mesafelere gidebilir ve gerektiğinde 50 km/h hızla koşabilirler.El se poate deplasa cu viteze de până la 56 km/h și poate acoperi distanțe lungi în galop.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.Este mâna dreaptă a Stăpânului.
Evine endişe ile koşar.Félelemmel telve indulnak hazafelé.
Su altında koşabilirler.A víz alá is lemerülhetnek.
11 saniyenin altında 100 metreyi koşabilir.11 másodperc alatt teljesíti a 100 méteres futást.
Işık hızında koşabilir.Fénysebességgel képes repülni.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.A kürtők is be lettek járva.
Tekrar koşarak arabamıza geldim.Megint vezettünk!
Oyuncu topla birlikte koşabilir ancak, on beş metrede bir topu sektirmek zorundadır.A játékos szaladhat is a labdával, de legalább 15 méterenként le kell pattintania vagy a földhöz érintenie.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.A többiek a segítségére sietnek.
Koşa koşa otobüse yetişir.Együtt utazik velem a buszon.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Gesztenyét meglövi a farm gazdája, akinek a keresésére Vakarcs indul.
"Çağının Önünde Koşan Bir Aydın: İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu" (PDF).A legkorábbi ismert egyenesági őse a családnak Paska (fl.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Igen jól másznak, gyorsan futnak és úsznak.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.Marilia a lövés hangjára fegyvert fog, és berohan a szobába.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Menekülnie kell, hogy mentse az életét.