Hızlı koşabilir,2 kopyasını yaratabilir ve kılıcıyla saldırabilir.Он может направлять в игрока молнии и атаковать своим двуручным мечом.
Derdi olan kim varsa ona koşar, ona sığınır.По преданию, каждый, кто его ударит и загадает своё сокровенное желание, оно непременно сбудется.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.Птенцов выкармливают также вместе.
Ali - Nasreddin Hoca'nın her daim yardımına koşan kap-kacak imal eden arkadaşı.Али — чайханщик, друг Ходжи Насреддина, готовый всегда прийти на помощь.
Olumsuzluk koşacı değil sözcüğüdür.Да, это ошибка, а не убеждения.
Ayak pençeleri sayesinde zeminde olduğu gibi düz duvarda da koşabilir.Как и другие поползни он умеет бегать вниз по стволу дерева.
Çok hızlı koşamazlar.لا يمكنك الذهاب سريعا.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.وروى عنه من أهل الشام: شهر بن حوشب.
Kate umutsuzca Jimmy'ye doğru koşar.ايمي تنتظر خوان بفارغ الصبر.
Lisans, böyle bir satış için telif bedeli veya başka bir ücret şart koşamaz.هذه الرخصة يجب أن لا تطلب ضريبة أو رسوم مقابل البيع.
Yürüyerek veya koşarak yapılabilir.رونق بدور أم دعيج.
11 saniyenin altında 100 metreyi koşabilir.فهو يستطيع أن يقطع 100 متر في 10.80 ثانية فقط !
Tavuklar hızlı koşar.يقتل الروبيان بسرعة.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.فقبض عليه فهرب منه.
O, on saniyeden daha az bir süre içinde yüz metre koşabilir.يمكنه الركض لمسافة 100 متر في أقل من 10 ثوان.
"Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem." "Yol."اركض من مدينة الى آخرى , وأذهب من قرية الى أخرى لكن لا اتحرك ابداً " الطريق "
Rick çılgına döner ve ciddi bir şekilde yaralanmış olan oğluna doğru koşar.Rick freneticamente corre na direção de seu filho gravemente ferido.
O'Donnell, Bennett ve Doktor koşarken ayrılırlar ve O'Donnell, Balıkçı Kral tarafından öldürülür.O'Donnell, Bennett e o Doutor correm, mas eles se separam e O'Donnell é morta pelo Fisher King.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Ele corre em seu auxílio e salva sua vida.
Leonara koşarak sahneden dışarı çıkarak kardeşini görmeye gider.Leonora corre para a rua para ver seu irmão.
Allah'a ortak koşan ise pek büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.''Ao se opor à graça de Deus, o inútil vem a se constituir no mal.
Koridorda bağırarak koşan Charlie polisleri bir tüfekle vurur.Correndo pelo corredor, gritando, Charlie atira nos policiais com uma espingarda.
Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı.Poe perseguiu a originalidade de suas obras, e não gostava de provérbios.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Alvaro adentra correndo, pedindo ajuda, depois de havia ferido mortalmente Carlo em seu duelo.
Çok hızlı koşamazlar.Você também não deve se apressar.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Quando o sinal toca, Spears corre para o corredor e começa a praticar uma dança coreografada no local.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Tenta ajudar as pessoas de seu jeito meio atrapalhado.
Buffy ve Xander koşarak eve gelir.Buffy e Xander chegam.
Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır.Antegoza os prazeres do céu e só pensa na bem-aventurança do Além.
Ülkücüler koşarak dershaneye gelirken, ihbarın asılsız olduğu anlaşıldı.As nossas lágrimas correm mesmo ao pesarmos que o infeliz expirou.
Buffy hemen eve koşar.Dennis foge de volta para a casa.
İki bacağı üzerinde yürürdü ve çok hızlı koşabilme yeteneği vardı.Ele também tinha longas pernas e era capaz de se mover rapidamente.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Heliogábalo corria de costas à frente da carruagem, olhando para o deus e segurando nas rédeas dos cavalos.
Koşarken geriye dönüp ormana bakar.Ele corre de volta para a floresta e cai em prantos.
Rick, Michonne ve Carl'a doğru koşar ve grup evden koşarak uzaklaşır.Como Joe corre para ajudar, Rick alerta Michonne e Carl e os três fogem para longe da casa.
200 metre koşan sporcu finali göremedi.A prova dos 1200 metros ele não finalizou.
Su altında koşabilirler.São capazes de viver embaixo da água.
Onu her gördüğünde peşinden "SOOONIIIIIIIC!!!!!" diye bağırarak koşar.“Estamos de volta para Tumultuar ainda mais!!!!”, reafirmou Suave.
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".Mas quando o pianista atinge uma nota, é sempre o mesmo."
Sonra birbirlerine doğru koşarlar.Daarna kusten zij elkaar.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Wie iets met God vereenzelvigt, begaat waarlijk een zeer grote zonde.
Her çağrısına koşarlar.En gaat ieder zijns weegs.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.In de geveltop zijn een oeil de boeuf-omlijsting en festoenen aangebracht.
İnsan zannederek denize koşar; ancak bir maske ile karşılaşır.Bij de zee doet ieder zijn schoenen uit en mensen lopen het water in.
Derdi olan kim varsa ona koşar, ona sığınır.Hij die zich verwondert zal heersen en hij die heerst zal rust vinden.
Evine endişe ile koşar.Ze rent angstig naar huis.
Alvaro koşarak yardım istemek için gelir; düelloda Carlo'yu ölümcül yaralamıştır.Alvaro stormt binnen, roepend om hulp, nadat hij Carlos in de tweestrijd dodelijk heeft verwond.
Tavuklar hızlı koşar.Als kuiken groeien ze zeer snel.
Domuzlar çok hızlı koşabilir ve çok iyi yüzebilirler.De hagedis kan zeer goed zwemmen en kan daarnaast ook uitstekend duiken.
Ailenin her işine koşar, yardımseverdir.Het typegeslacht van de familie is Aidos.
Işık hızında koşabilir.Hij kon rennen met lichtsnelheid.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Hij duwde de man aan de kant en redde diens leven.
O güne kadar saha kenarında koşarlardı. ? - James Naismith basketbol (basketball = sepet topu)'u buldu.13 - Oprichting van Club Brugge. december 15 - James Naismith vindt het basketbal uit.
Bütün okul öğrencileri gibi onlar da sürekli haylazlık peşinde koşan öğrencilerdir.Bij alle groeperingen zijn doorlopend leerlingen in opleiding.
Nefes almadan filmden filme koşar.In de film vliegt ze los.
Nazlı ise hızlı koşabilme yeteneği kazanır.Schallebijters kunnen als het moet zeer snel rennen.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Alle soorten kunnen goed klimmen, zwemmen en rennen.
Buffy hemen eve koşar.Kassim ging vlug naar huis.
Sadece peşinden koşarak ondan uzaklaşmayı bırakın.Kom en neem hem weg, als u durft.
İnsanların zor anlarında yardımlarına koşar.Hij helpt mensen bij hun moeilijkheden.