koşa koşa ile cümle

koşa koşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,Syna Melchyjego, syna Addyjego, syna Kosamowego, syna Elmodamowego, syna Irowego,
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,tämä Melkin, tämä Addin, tämä Koosamin, tämä Elmadamin, tämä Eerin,
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,του Μελχι, του Αδδι, του Κωσαμ, του Ελμωδαμ, του Ηρ,
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,Мелхиев, Аддиев, Косамов, Елмодамов, Иров,
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,Мелхиїв, Адиїв, Косамів, Єлмодамів, Ирів,
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,Нирий, Мелхиев; Мелхий, Адиев; Адий, Косамов; Косам, Елмадамов; Елмадам, Иров;
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,בן מלכי בן אדי בן קוסם בן אלמדם בן ער׃
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,بن ملكي بن أدي بن قصم بن ألمودام بن عير
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,麥 基 是 亞 底 的 兒 子 、 亞 底 是 哥 桑 的 兒 子 、 哥 桑 是 以 摩 當 的 兒 子 、 以 摩 當 是 珥 的 兒 子 、 珥 是 約 細 的 兒 子
Malki oğlu, Addi oğlu, Kosam oğlu, Elmadam oğlu, Er oğlu,麥基 是 亞底 的 兒子 、 亞底 是 哥桑 的 兒子 、 哥桑 是 以 摩當 的 兒子 、 以 摩當 是 珥 的 兒子 、 珥是 約細 的 兒子
Mavinin içine öylece koşamamαλλα δεν σου ειπα ολη την αληθεια
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.A vyběhla jsem po schodech a našla jednu ze svých nejoblíbenějších knížek,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Dan saya berlari menaiki tangga, dan di situlah salah satu buku kesukaan saya sepanjang masa,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.E eu subi as escadas a correr, e lá estava um dos meus livros preferidos de todos os tempos
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.És felszaladtam a lépcsőn és ott volt az egyik kedvenc könyvem.
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Et j'ai monté l'escalier en courant et il y avait un de mes livres préférés de tous les temps,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Ich lief die Treppen hoch, und ich hatte ein Lieblingsbuch,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Ik rende de trap op en daar was een van mijn favoriete boeken aller tijden.
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.그리곤 계단을 달려올라갔어요. 여러분들이 아실진 모르겠지만,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Och jag sprang uppför trapporna och där fanns en av mina favoritböcker, alla kategorier
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Salii le scale, e lì c'era uno dei miei libri preferiti di sempre,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Şi am urcat scările în fugă, şi am găsit una din cărţile mele preferate,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Và tôi chạy lên cầu thang, và có một trong những quyển sách tôi luôn yêu quý,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Vybehla som po schodoch, a tam bola jedna z mojich najobľúbenejších kníh vôbec--
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Wbiegłam po schodach i odnalazłam jedną z moich ulubionych książek:
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Y subí corriendo las escaleras, y allí estaba uno de mis libros favoritos de todos los tiempos,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Και έτρεξα τις σκάλες, και εκεί ήταν ένα από πιο αγαπημένα μου βιβλία όλων των εποχών,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.И се затичах нагоре по стълбите, и там беше една от любимите ми книги за всички времена,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.И я взбежала вверх по лестнице, и там была одна из моих любимых книг --
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.Я забігла сходами нагору, і знайшла одну зі своїх найулюбленіших книжок,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.רצתי במדרגות אל אחד הספרים האהובים עלי ביותר,
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.و ركضت إلى أعلى الدرج، و كان هنالك أحد كتبي المفضلة على الإطلاق،
Merdivenlerden koşarak çıktım, en sevdiğim kitaplardan bir orada duruyordu.マーク・シャンドの「象と歩いたインド」を手にとって
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.Nem tudod, hová megy, de bárhová megy is, azt a helyet beragyogja.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.On ne sait pas où elle va, mais partout où elle va, elle illumine les lieux.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.Παρά το γεγονός ότι κανείς δεν ξέρει που θα πάει, όπου κι αν πάει, θα κάνει εκείνο το μέρος φωτεινότερο.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.رغم اننا لا نعرف الى اين تذهب, لكن اينما تحل تختفي الغيوم
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.A Ezav mu bežal oproti a objal ho a padnúc mu okolo krku bozkával ho, a plakali obaja.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.A Ezav mu priteče naproti, ga objame, se mu oklene vratu in ga poljubi; in oba jočeta.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Então Esaú correu-lhe ao encontro, abraçou-o, lançou-se-lhe ao pescoço, e o beijou; e eles choraram.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esau a alergat înaintea lui; l -a îmbrăţişat, i s'a aruncat pe grumaz, şi l -a sărutat. Şi au plîns.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esau aber lief ihm entgegen und herzte ihn und fiel ihm um den Hals und küßte ihn; und sie weinten.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Esaú corrió a su encuentro, le abrazó, se echó sobre su cuello y le besó. Y lloraron
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ésaü courut à sa rencontre; il l`embrassa, se jeta à son cou, et le baisa. Et ils pleurèrent.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ézsaú pedig eleibe futamodék és megölelé õt, nyakába borúla, s megcsókolá õt, és sírának.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I běžel Ezau proti němu, a objal ho; a pad na šíji jeho, líbal ho. I plakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.I zaszedł mu drogę Ezaw, i obłapiwszy go, upadł na szyję jego, i całował go; i płakali.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.에서가 달려와서 그를 맞아서 안고 목을 어긋맞기고 그와 입맞추고 피차 우니라
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Maar Esau rende op hem af en omarmde hem! Ze kusten elkaar op de wangen en huilden.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Ma Esaù gli corse incontro, lo abbracciò, gli si gettò al collo, lo baciò e piansero
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løb ham i Møde og omfavnede ham, faldt ham om Halsen og kyssede ham, og de græd;
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau løp ham i møte og omfavnet ham og falt ham om halsen og kysset ham, og de gråt.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Men Esau skyndade emot honom och tog honom i famn och föll honom om halsen och kysste honom; och de gräto.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê - sau chạy đến trước mặt người , ôm choàng cổ mà hôn , rồi hai anh_em đều khóc .
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Nhưng Ê-sau chạy đến trước mặt người, ôm choàng cổ mà hôn, rồi hai anh em đều khóc.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.Tetapi Esau berlari mendapatkan Yakub, lalu memeluknya dan menciumnya. Dan kedua orang itu bertangis-tangisan
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И Исав се затече да го посрещне, прегърна го, падна на врата му и го целуна; и те заплакаха.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.И побежал Исав к нему навстречу и обнял его, и пал на шею его и целовал его, и плакали.
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.וירץ עשו לקראתו ויחבקהו ויפל על צוארו וישקהו ויבכו׃
Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.فركض عيسو للقائه وعانقه ووقع على عنقه وقبّله. وبكيا

İlgili Sayfalar