Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Lucy hésite à retourner auprès de son mari à Atlanta.
Mangoneller ve Koçbaşıların yardımıyla, şehri teslim olmaya zorladı.À l’aide de mangonneaux (sorte de catapultes) et de béliers il força la ville à se rendre.
Fiyodor İlyiç Kuligin - Maşa'nın kocası.Fiodor Illitch Kouliguine : époux de Macha.
Böylece erkek kardeş ile kız kardeşinin kocası (enişte/damat) avcılık ortaklığı kurup birlikte avlanırlar.Son frère et sa sœur (qui épousera un membre de la famille de Sèze) meurent avant lui.
Kaynak: Weatherbase Kocaçay iki kolu vardır.Fascisme : Vous avez deux vaches.
Ya kocasını öldürecek, ya puta tapacak ya da şarap içeceklerdi.Il lui fallait cet individu ou on fermait le café.
1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti.En 1204, pendant la quatrième croisade, les bateaux vénitiens réussirent à casser la chaîne avec un bélier.
Sezonun geri kalanına koçu olmadan devam etti.Il reste inactif le reste de la saison.
Wallace'ın kel bir kafası, kocaman kepçe kulakları ve de kocaman bir burnu vardır.Lucario a un grand nez et de grandes oreilles.
Ama kocası George değil Antonio'dur.Son masculin est Antoine.
Kocası Homer ile birlikte üç çocuğu vardır: Bart, Lisa ve Maggie.Avec son mari, Homer, elle a trois enfants : Bart, Lisa et Maggie.
Ekim 1839 da Anita kocası Manuel Duarte Agular'ı terk etti.En 1839, Mary Mantell quitte son mari.
1959 yılında Koç grubu Otosan'ı kurdu.En 1959, il signe avec le Real Oviedo.
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tacite indique que pendant leur mariage « elle ne cessa de poursuivre son mari de ses accusations ».
Kocası şehirde önemli kabul edilen bir konumdaydı.La famille occupait un rang très honorable dans la région.
Clemm ile Poe'nun ilişkisinin karı kocadan çok ağabey kardeş ilişkisine benzediği fikri de ortaya atılmıştır.Il a été suggéré que Clemm et Poe auraient plutôt eu des relations de frère à sœur que de mari à femme.
Ayrıca “koçkar ”ın başı kutlu olup, insanları kötülüklerden koruması için nazarlık olarak da kullanılır.La force doit être supplée par la bonté afin de protéger les plus faibles.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Cet homme devint violent, et elle se rendit compte qu'elle était enceinte de lui.
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.Les deux hommes, très dissemblables, nouent cependant une amitié réciproque.
Kocasını sevmesine rağmen, gergin bir ilişkileri vardır.Bien qu'il aime sa femme, il a eu une liaison.
Sezon sonunda Sakarya ekibinden ayrılmış ve Kocaelispor'a transfer olmuştur.A la fin de la saison il se sépare de Donna et est licencié de la police.
Bayan Klasnic'in kocası, üç çocuğu ve beş torunu vardır.Épouse de Claude Wyssa, elle a 3 fils et 2 petit-fils.
Gürcistan'ı Nika Kocharov & Young Georgian Lolitaz, Midnight Gold adlı şarkıyla temsil etmiştir.Nika Kocharov et Young Georgian Lolitaz Nika Kocharov & Young Georgian Lolitaz, en 2016.
Nitekim, Heckler & Koch silahın oluşturulmasından sorumlu iken Nobel mühimmattın tasarımından sorumluydu.HK était responsable du développement de l’arme tandis que Nobel se chargeait de la munition.
Köyün eski adı Koçimoloz (Yun).Ancien village au lieu dit Kuehusen.
Ava bunu reddeder ve bu durumu kocasına bildirir.Celle-ci refuse mais rapporte l'incident à son mari.
"Kocaman kampa 4 genç götürdü".Le « détachement réduit » était de 4 hommes.
4 yıl boyunca Kocaelispor forması giydi.Il conserve le maillot pendant quatre jours.
Winona Ryder – Joyce Byers, kocası Lonnie'den boşanmış, Will ve Jonathan Byers'ın annesi.Winona Ryder (VF : Claire Guyot) : Joyce Byers, mère de Jonathan et de Will et divorcée de Lonnie.
Aynı zamanda Piper'ın kocası.Le mari de Colette aussi.
Bayram güneşin koç burcuna girmesiyle başlar.Le printemps commence quand le Soleil entre dans le Bélier.
Salih Koca (d.Примечания // Чехов А.
Kocasının öldürülmesinden sonra Marie Antoinette, hiçbir zaman kendine gelemedi.Même après la retraite, Marie Madeleine ne s’est jamais véritablement arrêtée.
Kocakonak mahallesine yerleşerek Sındırgı’nın bulunduğu yeri kendisine koruluk ve çiftlik yapmıştır.Elle les incite alors à louer un jardin, et à le cultiver.
Golden State Warriors'da koçluk yapmaktadır.Elle est associée aux Warriors de Golden State.
Özgür Kocaeli.Un Canabec libre.
Diğer taraftan iki kadın kocalarını ondan aldıkları pusuladan haberdar ederler.En face d'eux se tiennent deux femmes dévoilant leur corps.
Çift bir süre ayrı kalsa da yeniden beraberdir.So what'ı kocasına yazmıştır.Quelques années plus tard, à nouveau divorcée, elle se lance dans l'écriture.
Kocası, rapçi-oyuncu Ice-T ile Joan ve Melissa Rivers karşı yarıştı.Elle et son mari, Ice-T, ont affronté Joan et Melissa Rivers.
Mesela, koç katımında kutlama yaparlar.On fête en son honneur les Lupercales.
Fakat bir yıllık aranın ardından 1999'da Los Angeles Lakers ile tekrar koçluğa döndü.Cependant,après une année sabbatique, il rejoignit les Lakers de Los Angeles.
Koçyazı 2015 Yılına kadar belediye ile yönetilmiştir.Le législatif de la Commune est représenté par l'assemblée communale jusqu'en 2015.
DNA analizleri sonucu ölenlerin Katja'nın kocası ile oğlu olduğu anlaşılır.L'analyse ADN confirme que c'était le mari et le fils de Katja qui ont perdu la vie dans l'attentat.
Anne henüz altı aylık kraliçeyken kocasından boşanmak zorunda kalmıştır.Ses parents divorcèrent alors qu'elle n'avait que 6 mois.
Kocası onu hep aldatır.Elle lui a toujours menti.
Her yıl koca yayla senlikleri duzenlenir.L'Espagne émet chaque année de nombreuses pièces de collection.
1868: Adapazarı Belediyesi Kocaeli'ye bağlı ilçe.1886: intégration au département de Cauca sous le nom de Provincia del Caquetá.
Kocası Balaş'ın (Ağasadık Geraybeyli) emrinde köle gibi hazırdır.Il reconnaît en lui un esclave (servus) de son père.
Scarlett'in kocası savaşta ölür.Le mari de Susan est mort à la guerre.
Takımın koçu Paul Westphal 28 Kasım tarihinde görevinden kovuldu.Brown et son adjoint Brian Horton sont licenciés le 14 décembre.
Ama bir türlü gerçek karı-koca olamazlar.Mais ils semblent incapables de former un vrai couple.
Binanın müteahhiti ise Vehbi Koç'tur.La Maison au bord du Monde est sans doute le chef-d’œuvre de Hodgson.
Daha sonra Michael'a ve Kate'e İngilizce bildiğini açıklamak zorunda kalır, sonunda kocası da durumu öğrenir.Susan découvre enfin la vérité à propos de Mike et Katherine et apprend également que Bree était au courant.
Amcası çok ünlü bir tenis koçuydu.Elle est restée plus particulièrement célèbre comme joueuse de tennis.
Kadın, olanları kocasına anlatır.Elle le révèle à son mari.
Koca, (zevç) bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş.Il s'agit d'une prostituée qui épousa le prophète Osée (prophète).
Örnekler: Öyleyse, sizi Karı-Koca ilan ediyorum.Ils sont donc déclarés mari et femme !
Evli kadınların kocalarını terketmesi halinde "kalın" erkek tarafına geri ödenir.Les allocations familiales sont reversées directement à l'époux.
Marie'nin kocası Pierre Curie ile ve fizikçi Henri Becquerel Fizik 1903 Nobel Ödülünü paylaştı.En 1903, Pierre et Marie Curie partagent le prix Nobel de physique avec Henri Becquerel.
Zamanla evlilikleri kötüye gider; İhsan Hanım, kocasının kendisi aldattığını öğrenir.Tout va bien dans la vie de la jeune femme jusqu'au jour où elle découvre que son mari la trompe.