Ana içeriğe geç
Sözlük

klinik ile cümle

klinik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Frengiye, kendisini ilk gösterdiği anlarda klinik olarak teşhis koymak zordur.Syfilis er vanskelig at diagnosticere klinisk tidligt i dens præsentation.
Geçmişte Amerikan Psikoloji Derneği’nde Klinik Psikoloji bölüm başkanlığı da yaptı.Han har tidligere været formand for den amerikanske psykologforening.
1998'e kadar klinikte aktif olarak çalıştı.Sykehuset hadde kirurgisk beredskap inntil 1998.
Orada, 1857 yılında 'New York Infirmary for Indigent Women and Children'adlı bir klinik açtı.I 1897 åpnet hun en frittstående klinikk viet til behandling av kvinner og barn.
Kariyerinin büyük kısmında, Peterson haftada 20 kişiyi görerek aktif bir klinik tecrübe edindi.Sepanjang kariernya, Peterson memiliki praktik klinik aktif yang dikunjungi 20 pasien per minggu.
Amerika'da patoloji anatomik patoloji ve klinik patoloji olarak ayrılmaktadır.Bidang patologi di dunia kedokteran terdiri atas patologi anatomi dan patologi klinik.
Klinik bir fobi olmasına rağmen sıklıkla diğer fobilerle beraber görülür.Meskipun termasuk fobia klinis, sering disertai gangguan kecemasan lainnya.
Deneysel tıp bilimine öncülük eden ve klinik denemelerde yapan ilk doktordu.Ia memelopori ilmu kedokteran eksperimental dan adalah dokter pertama yang melakukan uji klinis.
Avrupa ve Kanada da resmen onaylanmış ve klinik uygulamaya girmiştir.DRI digunakan oleh Amerika Serikat dan Kanada dan ditujukan untuk umum dan ahli kesehatan.
Bu buluş, tansiyonun kliniklerde ölçülebilmesine olanak sağlamıştır.Dengan penemuan ini, pengukuran tekanan darah dapat dilakukan di klinik.
Klinik Tanıda Ca-125 ölçülmesinin tanıya bir katkısı yoktur.Biểu mô buồng trứng không biểu hiện hoạt tính CA-125.
Klinik Psikiyatri.Bệnh viện tâm thần
Bir örnek tıbbi teşhis için klinik karar destek sistemidir.1つの例は、医学的診断のためのコンピュータ支援診断である。
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.当然、クローンたちはその事実を知らない。
Klinikopatolojik açıdan bu olay son derece önemlidir.その病原性から臨床上重要である。
2 Aralık 1980’de o klinikte vefat etti.そして1980年12月2日にそこで彼女はこの世を去る。
Orada yörenin köylülerini tedavi etti, bir klinik kurdu, ve Ukraynaca'yı öğrendi.貴族の子弟は農村に入り、農民とともに汗を流し、学校を作り、診療所を作った。
Birçok Veteriner hekim klinik ortamda çalışır ve hayvanları doğrudan tedavi eder.医療室では持ち込んだたくさんの治療用の動物が飼われており、治療にこれらの動物を多用する。
University of Western Australia'da Klinik Mikrobiyoloji Profesörü'dür.西澳大學临床微生物学教授。
1960'larda klinik deneylere başlanmış ve ilacın akut lösemi ve lenfoma tedavisinde başarılı olmuştur.這種抗生素的臨床實驗開始于1960年代,並成功的治療急性白血病和淋巴瘤。
MSG hassasiyeti olduğunu düşünen kişiler, bunu uygun klinik değerlendirmelerle teyit edebilir.如果對MSG有敏感,則會鼓勵其通過相應的臨床評估中進行確認。
Yapılmış kontrollü klinik çalışmaların süresi 12 ayı geçmemektedir.然而,一个为期12个月的测试却失败了。
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.如今,它在印度尼西亚拥有几百个医疗诊所和医院。
1934'te Avusturya Hükümeti, Yahudi olduğu için Adler'in kliniklerinin çoğunu kapattı.1932年后阿德勒在奥地利的临床讲义大部分被禁止,这是因为他身为犹太后裔的关系。
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.이 방법은 임상 진료보다는 주로 연구 목적으로 사용된다.
Her zaman klinik bulgu vermez.항상 사위인 병진을 못마땅하게 생각한다.
Klinik (İngilizce: Clinic), sağlık için kurulan küçük hastanelerdir.의원(醫院, clinic 클리닉)은 외래환자 처치를 주업무로 하는 소규모 의료시설이다.
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.홍콩의 11개 민간 병원은 국제 보건 승인으로 영국과 제휴하고 있다.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.לאחר מכן נעשתה המשרה לקבועה, ויאספרס לא חזר מעולם לפסיכיאטריה קלינית.
Bir örnek tıbbi teşhis için klinik karar destek sistemidir.דוגמה אחת היא מערכת לתמיכת החלטה קלינית לאבחון רפואי CDSS - clinical decision support system.
1934'te Avusturya Hükümeti, Yahudi olduğu için Adler'in kliniklerinin çoğunu kapattı.בשנת 1932 נסגרו רוב הקליניקות של אדלר באוסטריה, בשל מוצאו היהודי (אף על פי שהתנצר).
Küçük hayvan veteriner hekimleri tipik olarak veteriner kliniklerinde veya hayvan hastanelerinde çalışırlar.וטרינר בעל התמחות בחיות מחמד עובד בדרך כלל במרפאות פרטיות או בעמותות לבעלי חיים.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.По-късно работата става постоянна, а Ясперс никога не се връща в клиниката.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.Диагноза на анафилаксия се поставя въз основа на клиничните факти.
Babası evlerinde küçük bir tıbbi klinik işletmektedir bütün aileyi kendi işinde kullanmaktadır.Родителите му притежават малка бакалница и от всеки в семейството се очаква да работи в нея.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.Този тест се използва по-скоро за изследователски цели и не толкова в клиничната практика.
Laboratuvar testi, sıvı kaybının derecesini belirlemek açısından az bir klinik öneme sahiptir.Лабораторните изследвания нямат голяма клинична полза за установяване на степента на обезводняване.
Ancak klinik düzelmenin derecesi pek çok faktöre bağlıdır.Степента на редукцията зависи от няколко фактора.
Başka ilaç şirketlerinin diğer CETP inhibitörleri üzerindeki klinik çalışmaları sürmektedir.Метадоновите клиники работят като всички други клиника за пристрастени.
Frengiye, kendisini ilk gösterdiği anlarda klinik olarak teşhis koymak zordur.Сифилисът е труден за клинично диагностициране в началото на неговото развитие.
1934 yılından itibaren veteriner ilaçlarının kontrolü için veteriner klinikleri kuruldu.След 1944 г. се създават институти по ветеринарно дело.
Venusberg Rehberi Bonn Üniversitesi Tıp Fakültesi KlinikleriБолонски университет Комисия към Европейския съюз по Болонския процес
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.Ovaj test se češće koristi u istraživačke svrhe nego u kliničkoj praksi.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.Anafilaksija se dijagnosticira temeljem kliničke slike.
Klinik farmakoloji: İlaçların insan organizması üzerindeki etkilerini ve insan vücudundaki sürecini inceler.Farmakologija proučava utjecaj lijeka na čovjekov organizam.
Kral klinik depresyon nöbetleri geçirmeye başladı.Sam Sole je bolovao od kliničke depresije.
Başka ilaç şirketlerinin diğer CETP inhibitörleri üzerindeki klinik çalışmaları sürmektedir.Konziliárne služby vykonáva tím lekárov NRC, doplnený o externých lekárov.
Yapılmış kontrollü klinik çalışmaların süresi 12 ayı geçmemektedir.Celková lehota väzby pri prečinoch nesmie presiahnuť dvanásť mesiacov.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Delovno mesto je kasneje postalo trajno in Jaspers se nikoli ni vrnil h klinični praksi.
29 Nisan 2007, saat 03:05'te, Ivica Račan Zagreb'deki Klinikler Hastanesi Merkezinde öldü.Umrl je 29. aprila 2007, ob 03.05, za posledicami tumorja v Kliničnem centru Rebro v Zagrebu.
Ancak klinik düzelmenin derecesi pek çok faktöre bağlıdır.Teža klinične slike je odvisna od mnogih dejavnikov.
Herpes simpleks virüsleri insanlarda çeşitli klinik tablolar oluşturabilir.Virus herpesa simpleksa lahko povzroči različne klinično izražene bolezni.
Bununla birlikte klinik bulgular da hastalığı düşündürür.Karkoli, torej, kar spominja na bolezen.
Bu sendrom hem klinik şekliyle hem de tanı yönünden çok tipik özellik taşır.Kljub temu pa ima morfin tako centralno kot tudi periferno delovanje.
Klinik Psikiyatri.Forenzična psihiatrija.
Bu buluş, tansiyonun kliniklerde ölçülebilmesine olanak sağlamıştır.To je pomenilo, da je zdravilo dovolj varno za pričetek kliničnih študij.
Ayrıca klinik semptomlara yönelik tedaviler de yapılır.Učinkovita je tudi terapija s svetlobnimi škatlami.
Antidepresan özelliği hayvan deneylerinde ve çeşitli klinik deneylerde kanıtlanmıştır.Tumorji so se bili ponavljali v poskusih na živalih in na različnih mestih v telesu.
Bu çalışmaları yürüten meslek mensupları Psikiyatri uzmanları ve Klinik psikologlardır.Izvaja jih usposobljen psiholog ali klinični psiholog.
Turkiye Klinikleri J Sports Sci.Japonų sportininkai CBC Sports.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod