Orta düzyazı ise, divan edebiyatının hemen hemen bütün klasik yazarlarının kullandığı bir türdür.A alegoria tem sido uma usada na literatura de praticamente todas as nações.
Ana madde: Klasik Türk müziği Osmanlılar yalnız musiki sanatına değil musiki ilmine de büyük önem verdiler.Por exemplo, os antigos hinários, via de regra, não incluíam a notação musical, mas apenas o texto.
Bu dönem yoğun bir şekilde klasik rock icra ediyordu.Chega a ser quase um protesto em favor do Rock clássico.
Orada Avrupa modern klasik müziğinin bazı önemli avangart bestecileri ile bağlantılar kurdu.Deve-se a ele o fato de muitas composições de música europeia terem chegado até a nós.
Klasik iyi-kötü çatışmasıdır.Um comunista bom de briga.
Hipergeometrik dağılımın klasik uygulaması geri koymadan örnekleme adı verilebilen bir denemedir.A aplicação clássica da distribuição hipergeométrica é a amostragem sem reposição.
Klasik müzik dinlemeyi çok severim.Eu gosto muito de ouvir música clássica.
Benim hiç klasik müziğim yok.Não tenho nenhuma música clássica.
Ders çalışırken, klasik müzik dinlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de escutar música clássica enquanto estudo.
114 Kaicheng Taş Klasikleri'nden 40 tanesi depremde kırılmıştır.Van de 114 Kaicheng Stone Classics braken er 40 tijdens de aardbeving.
Klasik kadrodan Rick Wright bu albümde yer almamıştır.Rick Wright speelt helemaal niet mee op dit album.
Lie gruplarının ilk örneklerinin tümü klasik grupların sınıfı içine düşüyor.All van deze voorgaande voorbeelden van lie-groepen vallen in de klasse van de klassieke groepen.
Klasik Mac OS için Microsoft Office'in önceki sürümü olan Office 98, Outlook Express 5'i içeriyordu.De vorige versie van Microsoft Office voor Mac OS, Office 98, bevatte Outlook Express 5.
Bu klasik mekanikde de böyledir.Dit geldt overigens ook in de klassieke mechanica.
Klasik iyi-kötü çatışmasıdır.Het is een klassieke ballade.
Klasik Mikado'da 15 cm uzunluğunda 41 çubuk vardır.Het klassieke mikado-spel bestaat uit 41 stokjes van 15 cm lang.
Cumhuriyetçilik klasik liberalizmin bir biçimiyle beraber baskın ideolojidir.Republicanisme, gecombineerd met een vorm van klassiek liberalisme, blijft de belangrijkste ideologie.
Klasik öğrenimini burada yaptı.Hij volgde hier een klassieke opleiding.
The Source dergisi, albümü bir klasik olarak değerlendirdi ve 5 "mic" verdi.In het invloedrijke Source Magazine kreeg het album een '5 Mic' beoordeling.
Caz dansı, klasik bale temelli bir dans türüdür.Klassiek ballet is de oudste vorm van ballet.
Ekonomik konularda klasik liberalizm ve sosyal liberalizm arasında bir konum alırlar.Inhoudelijk nemen de thesen een positie in tussen het ordoliberalisme en het sociaalliberalisme.
Klasik müzikle yetiştirildi.Hij groeide op met klassieke muziek.
Liberal feminist teorinin klasik savunucusu olarak Mary Wollstonecraft kabul edilmektedir.Op de Emile kwam feministische kritiek van Mary Wollstonecraft.
Bu davranışın klasik örneği, kritik bir kütleye ulaştığında bir kovandır.Een bijzondere vorm van opalescentie is die welke optreedt wanneer een systeem een kritisch punt bereikt.
Albümlerinin çoğu klasik olarak kabul edilir.Enkele van haar albums worden als klassiekers beschouwd.
Yapısı itibarıyla klasik bir Amerikan şehridir.Voor Amerikaanse begrippen is het dan ook een oude stad.
Böylece sonat artık kesin olarak dört hareketli klasik biçimine kavuştu.Het album heeft wel de klassieke vier "mouvements" vorm.
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.Op zijn veertiende verjaardag kreeg hij een gitaar cadeau.
Bu yapıtında 512 dizelik klasik Aleksandren'lerden oluşmaktadır.Het bestaat uit 512 alexandrijnen.
Klasik antik dönem yazıları Bizans'ta her daim işlendi.De geschriften uit de Klassieke oudheid werden in Byzantium constant bestudeerd.
10 yaşına geldiğinde, müzik çalışmaya başladı ve piyano, klasik gitar ve şarkı öğrendim.Op 10-jarige leeftijd begon ze piano, klassieke gitaar en zang te studeren.
Film klasik animasyon ve bilgisayar animasyonlarını barındırır.De film combineert traditionele animatie met computeranimatie.
Tek kanallı dönemde yayınlanan program hafızalara kazındı, TV tarihinde bir klasik olarak yerini aldı.My Boyfriend Came Back From The War wordt algemeen beschouwd als een klassieker binnen de internetkunst.
Club Penguin Island, klasik Club Penguin'in kapanmasının ardından 29 Mart 2017 tarihinde piyasaya sürülmüştür.Club Penguin Island, de opvolger van Club Penguin, werd op 20 december 2018 offline gehaald.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Het bestaat uit 3 verschillende routes: de klassieke route, de lectine-route en de alternatieve route.
Filmin klasik bir dramatik örgüsü yoktur.Er bestaat theater zonder drama.
Klasik etimolojiye göre, Latince aperire (açmak); ağaçların çiçek açmaya başladığı mevsimi ima eder.De kunst is volgens Zeami: oud lijken maar nog steeds de bloem laten bloeien.
Yaylalar köyü, klasik rotadan Kaçkar Dağı çıkışı için başlangıç noktasıdır.Het dorp is het startpunt van de bergspoorlijn Vitznau-Rigi Kulm.
Russ Meyer'in yönettiği kült klasikleri arasına girmiş 1965 yapımı Faster, Pussycat!Ze speelde vooral in de sexploitationfilms van Russ Meyer, zoals Motorpsycho (1965), Faster, Pussycat!
Film Alfred Hitchcock'un klasik filmi Rear Window'un modernize edilmiş sürümüdür.De film is licht gebaseerd op de Alfred Hitchcock-klassieker Rear Window.
Klasik spiritüalizmde henüz karşılığı yoktur.MusicMeter heeft geen winstoogmerk.
Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır.Aan deze plaats is een stichtingslegende verbonden uit de hindoeïstische periode.
Opera ve klasik müzik gösterileri de günlük olarak kentte yapılmaktadır.De uitreiking van de Edisons voor klassieke muziek geschiedt jaarlijks in het programma.
Klasik Şiirimiz.Klassieke Chinese gedichten.
Açılımı American Movie Classics (Türkçe: Amerikan Film Klasikleri) anlamına gelmektedir.De film wordt tegenwoordig regelmatig getoond op de Amerikaanse televisiezender Turner Classic Movies.
Genç kuşak klasik batı müziği sanatçılarındandır.Opera is onderdeel van de westerse klassieke muziekcultuur.
Bharatanatyam, Hindistan'da yaygın olan klasik bir dans türüdür.De Bharata natyam is een vorm van Indiase klassieke dans die van oorsprong uit het zuiden van India komt.
Aktif hız kontrolü, klasik hız kontrolünün (cruise control) geliştirilmiş bir fonksiyonudur.Een nieuwere vorm van snelheidscontrole is de trajectcontrole.
Klasik Roma'da cumhuriyetçi fikirler Atina'dan alınmıştı.Vanouds waren de kerken in Reusel toegewijd aan Maria.
Akridonların sentezi için klasik bir yöntem Lehmstedt-Tanasescu reaksiyonudur.Een klassieke methode voor de synthese van acridinederivaten is de Lehmstedt-Tanasescu-reactie.
Klasik müziği seviyorum.Ik hou van klassieke muziek.
Hobilerimden birisi klasik müzik.Een van mijn hobby's is klassieke muziek.
Tom klasik müzik dinlemeyi sever.Tom luistert graag naar klassieke muziek.
Klasik müzik, sinirli kimseler için en iyi terapidir.Klassieke muziek is de beste terapie voor zenuwachtige personen.
Örneğin, Newton'un klasik mekaniği, gerçek dünyanın yaklaşık modelidir.Przykładowo newtonowska mechanika klasyczna jest tylko przybliżonym modelem świata rzeczywistego.
Üç fizikçi bilimsel gelişmenin üç evresini sembolize eder: NEWTON bilimin klasik idealidir.Wszyscy trzej symbolizują trzy stopnie naukowego postępu: Newton reprezentuje klasyczny ideał jedności nauki.
Böylece Ukiyo-e Klasik müziği de etkilemiştir.Ukiyo-e wywarło wpływ nawet na muzykę klasyczną.
Kathak (Hintçe: कथक), Hindistan'ın kuzeyine özgü klasik bir dans türüdür.Katak, kathak – jeden z klasycznych stylów północnych tańca hinduskiego.
B'Day Anthology Video Album, klasikten çağdaş giyim tarzlarına kadar pek çok moda odaklı görüntüye yer verdi.Album B’Day Anthology ukazywał wiele modowych wariacji, od klasyki, do kostiumów prosto z wybiegów.
Hong Kong, Singapur ve Japonya da dahil olmak üzere klasik bir piyanist olarak dünyayı gezdi.Koncertował na całym świecie jako pianista klasyczny, m.in. w Hongkongu, Singapurze i Japonii.