Liseyi klasik müzik piyano eğitiminde tamamladı.Ukończył Średnią Szkołę Muzyczną w klasie fortepianu.
20. yüzyılın sonunda, fizik klasik mekaniği artık bağımsız bir teori değildi.W XX wieku klasyczna metafizyka odżyła w postaci neotomizmu.
Senfoni, bir klasik dönem (1700-1850) ürünüdür.Kontrą dla rokokowego rozpasania był klasycyzm (1750‒1800).
Carl Davis gibi besteciler sessiz klasikler için yeni orkestral partisyonlar yazma alanında uzmanlaştılar.Kompositörer som Carl Davis har specialiserat sig på att skriva nya orkesterstycken för stumfilmsklassiker.
Heian periyodu klasik Japon kültürünün altın zamanı olarak geçer.Heian räknas till den japanska kulturens gyllene guldålder.
Damgasını vurduğu Weimar Klasik dönemi ise, 1805 yılında Schiller’in ölümü ile sona ermiştir.Weimarklassicismen varade till tiden för Schillers död 1805.
Klasik müzikten ve klasik müzik bestecilerinden, özellikle Bach ve Beethoven'dan, yoğun olarak etkilenmiştir.Han är starkt influerad av klassisk musik och klassiska kompositörer, såsom Bach och Beethoven.
Klasik Yunan eğitimi gördü.Han studerade grekisk historisk grammatik.
Ayrıca filmi Miyazaki'nin klasik animasyonu Komşum Totoro ile kıyaslamıştır.Källor: Filmen producerades parallellt med Min granne Totoro.
Film Universal'ın Klasik Korku filmi serilerinin bir parodisidir.Filmen är en av Universals klassiska monsterfilmer.
Konsantre edilmiş gün ışığı daha sonra klasik enerji santrallerine gereken ısıyı üretmekte kullanılmış olur.Det koncentrerade ljuset används sedan som värmekälla för ett konventionellt värmekraftverk.
Klasik fizikse olduğu gibi kütlelerin pozitif olduğu gösterilebilir.Precis som i klassisk fysik kan det visas att dessa massor är positiva.
Folklorik özellikleri klasik Harput folklorünü barındırmaktadır.Skaldens harpa bygger på folkloristiska motiv.
Klasik mekanik Boyut analiziFundamental analys Teknisk analys
Yüzyıllar Klasik Osmanlıca, 16.-19.Historiska Media. sid. 16–19.
13 hikâye klasik şekilde yazılırken dördü masal biçimindedir.Fyra av etapperna skidas i klassisk stil och fyra i fri stil.
Klasik diyabetik ketoasidoz (DKA)’da karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma görülebilir; fakat ishal görülmez.Klassisk diabetisk ketoacidos (DKA) har symptomen buksmärta, illamående och kräkningar men ingen diarré.
Şimdi daha minimal house altyapılar, klasik müzikten bir enstrüman, çello...Sången utförs i sångflykt, ett upprepat fältpiplärkelikt tschilp... tschilp....
Klasik öğrenimini burada yaptı.Здобув тут класичну освіту.
Muhafazakâr liberalizm klasik liberalizmin daha az radikal türüdür.Консервативний лібералізм більш позитивний і менш радикальний варіант класичного лібералізму.
Klasik olarak eğitilmiş olmasına rağmen, alternatif pop müzik alanında bir kariyer izlemiştir.Незважаючи на класичну освіту, вона мала кар'єру в альтернативній поп-музиці.
Oxford Klasik Sözlüğü.Оксфордський словник англійської мови.
Klasik modern tarzda tasarımlar üretmiştir.В оформленні використана сучасна інтерпретація класичного дизайну.
Klasik istatistik Maxwell – Boltzman İstatistiği olarak adlandırılır.В цьому випадку можна використовувати статистику Максвелла-Больцмана.
Sonraki yıllarda ise Gibson SG ve Gibson Les Paul gibi klasik modelleri de kullandı.Раніше він грав на Gibson SG і Gibson Les Paul.
Klasik tanım: Sürekli olasılık halleri ile karşılaşınca klasik tanım geçerli olmaz.Класичне визначення: При стиканні з неперервним випадком класичне визначення не вибудовується.
Fizik biliminde Klasik mekaniğin branşlarından biridir.Основою класичної фізики є класична механіка.
5 yıl klasik Bale eğitimi aldı.У юнацькі роки він також протягом п'яти років займався класичним балетом.
19. yüzyılda yapılmış klasik Adana evlerine benzemektedir.Також зберігся палац побудований в XIX ст. столітті в класичних формах.
Klasik Alman idealizmi olarak adlandırılan akımın kurucu isimlerinde birisidir.Їхню творчість об'єднують під назвою німецький ідеалізм.
İşte bu yüzdendir ki; filmleri dünya sinema klasikleri arasına girmiştir.Це фільми, які, наскільки відомо, існують у різних кіноархівах світу.
Çalışmaları ile eski klasik Avrupa geleneğinin tipik bir temsilcisi oldu.Це був середній загальноосвітній заклад європейського класичного типу.
Klasik dönem sonrası, antik dünyanın en önemli şehirlerinden biri olmuştur.Проте за легендами воно є одним з якнайстаріших міст світу.
Klasik güreş sporu normunu yerine getiren Mehdi, "SSCB spor ustası" adını almıştır.За виконання спортивних норм з класичної боротьби (гюляш) Мехді отримав звання "Майстра спорту СРСР".
Mayının klasik bir şekli vardır.Das Gebäude weist eine klassizistische Form auf.
İdam yöntemi olarak kullanılan klasik yöntemler asma, suda boğma ve yakmadır.Die üblichen Methoden Hexen hinzurichten waren Hängen, Ertränken und Verbrennen.
Kuvvet kavramı ilk olarak klasik mekaniğin ikinci hareket yasasında görülmektedir.Originär stammt der Begriff des Gleichgewichts aus der klassischen Mechanik.
2003 yapımı klasik hikâyeden alınan Peter Pan filminde canlandırdığı peri Tingelbel karakteriyle sivrilmiştir.Bekannt wurde er durch die Titelrolle in dem Film Peter Pan aus dem Jahr 2003.
1949'da Klasik Filoloji'ye geçti.1969 habilitierte er sich für Klassische Philologie.
Glau, klasik bale eğitimi aldı.Scalici erhielt eine klassische Ballettausbildung.
1980'lerin başında Rourke, kült bir klasik olan Diner isimli filmde başrol oynadı.In den Zwanziger Jahren war Shorey zu einem einflussreichen Vertreter der Klassischen Philologie avanciert.
Ben klasik müzik hayranıyım.Je suis un amateur de musique classique.
Çalışmaları genellikle klasik Newton mekaniği üzerine yoğunlaşmıştır.Le plus souvent ces champs de forces s'appuient sur la mécanique classique newtonienne.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Il est composé de 3 voies différentes : la voie classique, la voie des lectines et la voie alterne.
Lagrange mekaniği klasik mekaniğin yeniden formüle edilmesidir.La mécanique lagrangienne est une reformulation de la mécanique classique.
Şirketin klasik kokuları arasında Miss Dior, Diorama, Diorissimo, Dioressence, Diorella vardır.Il diffusera pour vous les quatre grands parfums célèbres : Miss Dior, Diorama, Diorissimo et Diorling.
Klasikleri ve özellikle de Shakespeare’i çok sever.Grand lecteur des classiques, il estimait par-dessus tout Shakespeare.
Klasik Yunan eğitimi gördü.Revue des études grecques.
Bu filmlerin birçoğu, klasik haline gelmiş düşük bütçeli korku filmleridir.Maintenant, beaucoup sont des films à petit budget.
Klasik problemin sayısal çözümleri de bulunmuştur.Des solutions numériques pour le problème classique furent trouvées.
Dolayısıyla filmin klasik bir dramatik anlatımı veya bilinen anlamda bir konusu yoktur.Le film n'a pas de dramaturgie au sens classique du terme.
Bu füzeler başlıklarında kimyasal, biyolojik, nükleer ve klasik patlayıcı taşıyabilir.Leurs ogives peuvent inclure des explosif conventionnel, chimique, biologique, ou des ogives nucléaires.
Tom'un ve Mary'nin klasik müzik hakkında çok şey bildiklerini düşünmüyorum.No creo que Tom y Mary sepan mucho de la música clásica.
Hong Kong, Singapur ve Japonya da dahil olmak üzere klasik bir piyanist olarak dünyayı gezdi.Ha realizado giras a nivel mundial como pianista clásico, incluyendo Hong Kong, Singapur y Japón.
Lagrange mekaniği klasik mekaniğin yeniden formüle edilmesidir.Como la mecánica lagrangiana, es una reformulación de la mecánica clásica.
Glau, klasik bale eğitimi aldı.Con ella aprendió ballet clásico.
Aslen klasik müzik eğitimi almış olan de Shazer bir süre caz saksafoncusu olarak çalışmıştır.De Shazer fue instruido inicialmente como músico clásico y trabajó como saxofonista de jazz.
9 yaşında klasik gitar eğitimi almaya başladı ve 10 yıl boyunca ders aldı.Empezó a tocar la guitarra clásica a los nueve años, dando clase durante mucho tiempo.
Yapının neo klasik bir tarzı vardır.La catedral es de estilo neo-clásico.
Klasik Yıldız Haritası şu bölümlerden oluşmaktadır.Starship Entertainment ahora también pertenece a esta división.