Ana içeriğe geç
Sözlük

klas ile cümle

klas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Orta Mısır dilinde yazılan Sinuhe'nin Hikayesi, Mısır yazınının en klasik yapıtı sayılır.وتعد قصة سنوحى التي كتبت باللغة المصرية الوسطى، من كلاسيكيات الأدب المصري القديم.
Şiirde birçok folkorik ve klasik konuya atıfta bulunulur.وتستخدم القصيدة عدداً من القصص الشعبية والكلاسيكية.
O gün bugündür, Nietzsche hâlâ Klasik Bilimi alanında en genç yaşta profesör olmuş insanlar arasındadır.وحتى يومنا هذا، لا يزال نيتشه من بين أصغر الأساتذة المسجلين.
Russ Meyer'in yönettiği kült klasikleri arasına girmiş 1965 yapımı Faster, Pussycat!أنتج روس ماير عام 1965 فيلما بعنوان Faster, Pussycat!
Klasik Çin tıbbı sistemi genellikle yin ve yang teorisi ile beş element çevresinde şekillenmiştir.عادةً ما ركز نظام الطب الصيني التقليدي على نظرية اليين واليانغ والمراحل الخمس.
Klasik Çin halk kitapları arasında bulunur.بل هو شكل شعبي للكتب الإلكترونية الصينية.
Biyolojik tür tanımı (BTT), melezleşme yaklaşımının klasik bir örneğidir.مفهوم النوع الأحيائي هو مثال مثال كلاسيكي على توجه التزاوج البيني.
Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu.لودفيج فيورباخ ونهاية الفلسفة الألمانية الكلاسيكية الرد على دهرينج.
Klasik Yunanistan'ın Roma İmparatorluğu ve Batı uygarlığının kuruluşu üzerinde güçlü etkileri oldu.وتأثير ثقافته القوية على الإمبراطورية الرومانية والحضارة الغربية.
Ancak ABD ekonomisi klasik bir devrim için çok gençti.كان اقتصاد الولايات المتحدة الجديدة أيضا للقيام بدور المضيف لثورة الكلاسيكية.
Bu modüller otomatik olarak EasyPHP'nin "modules" klasörüne yüklenir.هذا النموذج يكون آمناَ في ال oracle module.
Arama Klasörleri RSS yoluyla da dağıtılabilir.فمن الممكن لتتبع التغيرات عن طريق آر إس إس.
Bu eserler, içerik, biçim, dil ve tarz olarak klasik ve geleneğe bağlı olarak yazıldılar.كما كانت هذه الأعمال تُكتب متضمنه للتقاليد القديمه من حيث المضمون والشكل واللغه والأسلوب.
1948) 1881 - George Enescu, Rumen klasik müzik bestecisi (ö.1881 - جورج اينيسكو، موسيقي روماني.
Aslen klasik müzik eğitimi almış olan de Shazer bir süre caz saksafoncusu olarak çalışmıştır.عمل دي شازر، في بادئ الأمر، كموسيقي كلاسيكي حيث تدرب وعمل بوصفه عازف ساكسفون لموسيقى الجاز.
Klasik anlamdaki Batı'nın bu tanışma süreci yüzyıllarla ifade edilmektedir.هذه هي تفاصيل صفقة القرن التي كثر الحديث عنها مؤخرًا ..
Lewis'e göre klasik İslam görüşünün ön plana çıkan bir özelliği Yahudilerin önemsizliğiydi.وفقاً برنارد لويس، فإن السمة البارزة للرؤية الإسلامية الكلاسيكية لليهود هي في عدم أهميتها.
Genç kuşak klasik batı müziği sanatçılarındandır.الأوبرا جزء من الموسيقى الغربية الكلاسيكية.
İtalyan ve Latin klasiklerini okumuştur.كتب باللغتين الإيطالية واللاتينية.
Tahran Üniversitesinin Klasik müzik okulundan mezun olduktan sonra, bir kac sene müzik öğreterek geçirdi.بعد أن تخرّج من جامعة طهران في مجال الموسيقى الكلاسيكية، عمل بضع سنوات في مجال إعطاء دروس خصوصية في الموسيقى.
Klasik yöntemlerden biri şudur: ARP zehirlenmesi yaparak yönlendiricinin ARP tablosu taşırılır.من التعليمات المستخدمة: Arp حيث يعرض محتويات ذاكرة الــ ARP.
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.وتمتد حقبة أفلام النوار الكلاسيكية الهوليودية من بداية أربعينات القرن العشرين حتى أواخر الخمسينات.
Ayrıca İstanbul Üniversite'sinde Felsefe ve Klasik Diller Bölümünde okumuştur.وعلاوة على ذلك قامت عفت إيلجاز بالدراسة في أقسام الفلسفة واللغات الكلاسيكية في جامعة إسطنبول.
Batı Hunları klasik göçebe ekonomik hayatına sahipti.كان للهون الغربيين الحياة الاقتصادية للرحالة الخيالة التركية الكلاسيكية.
Zubin, çocukluğunda klasik batı müziğinden etkilendi.كانت جوي مهتمة بموسيقى الهرولة الحديثة في طفولتها.
Bunların dışında başka klasik dinî metinler de bulunmaktadır.بالإضافة للوسائل الكلاسيكية الأخرى.
Büyük sistemlerin kuantum mekanik tanımı klasik tanıma yaklaşık olmalıdır.الوصف الميكانيكي الكمي لنظام كبير ينبغي أن يكون قريباً جداً من الوصف الكلاسيكي.
Klasikleri ve özellikle de Shakespeare’i çok sever.أحب الأصدقاء ولا سيما الصديقِ العاقلِ.
Klasik sanattan baroka geçiş olarak da bilinir.يعرف بأنه من الصعب جدا الإمساك بالفنك الهارب.
Atwood düzeneği, klasik mekanik prensiplerini göstermek adına kullanılan yaygın bir düzenektir.وتُعد آلة أتوود وسيلةً تعليميةً شائعة في الفصول الدراسية وتُستخدم لشرح مبادئ الميكانيكا الكلاسيكية.
On sekizinci yüzyılda klasik müziği yorumlamaya bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.بدأ النقد في القرن الثامن عشر كتعليق على ما يعرف الآن بالموسيقى الكلاسيكية.
Klâsik yazarların açıklamaları günümüze ait kayıtlara uygundur.لكن القارئ لهذا الكتاب يجده مناسبًا لعصرنا الذي نعيش فيه الآن.
Kütphanenin içi kitapların korunması için sedirden yapılmış raflı klasik bir tasarıma sahiptir.تصميم المكتبة هو التصميم الكلاسيكي مع رفوف مصنوعة من الأرز لحماية الكتب.
Halk edebiyatı yanında klasik edebiyat denilen Divan edebiyatı gelişmiştir.وبعدها تطورّ الأدب الديواني إلى جانب الأدب الشعبي والذي يطلق عليه أيضاً الأدب الكلاسيكي.
Az sayıdaki yüzey buluntusu klasik çağlarla ilişkilendirilmektedir.تم تسجيل العديد من الملاحظات حول رتبة الحيتان منذ العصور الكلاسيكية على الأقل.
Klasik ticaretin aksine, ağ pazarlama ile kazanç her bireye emeği karşılığında eşit olarak dağıtılmaktadır.أما العامل الحر، فهو بالعكس يبيع نفسه بنفسه، وذلك بالمفرق.
Bazı insanlar klasik fizik ve din arasında bir köprü kurar.مجموعة من الشعراء الذين كانوا يمثلون جسرًا بين الكلاسيكية والرومانسية.
Klâsik bir kilittaşı tür, bir otçul türün baskın bitki türünü yok etmesini engelleyen türdür.من أشهر الأنواع الرئيسية هو المفترس الذي يمنع نوعا عاشبا ما من القضاء على أحد أنواع النباتات.
Modern Arapça ile Klasik Arapça arasındaki farkاختلاف العربية الحديثة المعيارية عن العربية التراثية
Moğolistan'daki Gobi Çölü, soğuk çöller için klasik bir örnektir.O deserto de Gobi na Mongólia é um exemplo clássico de deserto frio.
Shakespeare’in Macbeth’i bunun klasik bir örneğidir.Macbeth, de Shakespeare é um exemplo clássico disso.
Hem klasik, hem de neo-noir filmler sıklıkla bağımsız filmler olarak karşımıza çıkarlar.Clássico e neo-noir são, muitas vezes, filmes independentes.
İlk üç sezonda, Klasky Csupo, Simpsonlar'ı ABD'de canlandırmaktaydı.Nas três primeiras temporadas, a Klasky Csupo animou The Simpsons nos Estados Unidos.
Believer grubundan Kurt Bachmann “Eğer doğru yapılırsa metal ve klasik müzik birbiriyle uyumlu olur.Kurt Bachman do Believer diz que "se feito corretamente, o metal e música clássica ficam muito bem juntos.
Özellikle klasik realist düşünürler arasında, güç insanlığın ve devletlerin doğal amacıdır.Especialmente entre os pensadores realistas, o poder é um objetivo inerente da humanidade e dos Estados.
Üç farklı yolaktan oluşur: klasik, lektin ve alternatif yolaklar.Consiste em três vias diferentes: via clássica, via da lectina e via alternativa.
Klasik problemin sayısal çözümleri de bulunmuştur.As soluções numéricas para o problema clássico também foram encontradas.
Metropolitan Opera, ABD'nin en büyük klasik müzik organizasyonudur.A Metropolitan Opera é a maior companhia de música clássica da América do Norte.
Bilimsel devrim, eski düşünce ve klasik fizik arasında elverişli bir sınırdır.A Revolução Científica é o limite conveniente entre o pensamento antigo e a física clássica.
Klasik Çin tıbbı sistemi genellikle yin ve yang teorisi ile beş element çevresinde şekillenmiştir.A ordem da medicina tradicional chinesa normalmente refletia a teoria do Yin-yang e dos cinco elementos.
Ekip, Klasky Csupo animasyon şirketini de içeriyordu.A equipe incluía o que é agora o Klasky Csupo animation house.
Anders Chydenius (1729–1803), İskandinav tarihinin önde gelen klasik liberallerindendir.Anders Chydenius (1729–1803) foi o principal liberal clássico da história nórdica.
Bir kullanıcının indirdiği herhangi bir oyun tek bir klasörde birleştirilir.Qualquer jogo que o usuário faz download é combinado em uma única pasta.
Klasik olarak eğitilmiş olmasına rağmen, alternatif pop müzik alanında bir kariyer izlemiştir.Apesar de ter formação clássica, ela seguiu uma carreira na música pop alternativa .
Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu.Ludwig Feuerbach e o fim da filosofia clássica alemã.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Na época de sua fundação quase todas as escolas de música eram focadas no ensino da música clássica.
Klasik Latince bazı sözcükler vokabülerden kayboldular.Certas palavras do latim clássico foram tiradas do vocabulário.
Lanier, bir klasik müzik bestecisi ve nadir çalgı koleksiyoncusu olarak da bilinir.Lanier é também conhecido como compositor de música clássica e colecionador de instrumentos raros.
1960'lı yıllarda caz müziğini söylediyse de, klasik pop şarkılarıyla daha çok tanınıyordu.Ela também fez jazz nos anos 60, mas era mais conhecida por seu "convencionais" canções pop.
Klasik fizikte bir nesnenin açıksal momentumu ve manyetik momenti onun fiziksel boyutlarına bağlıdır.Na física clássica, o momento angular e o momento magnético de um objeto dependem de suas dimensões físicas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod