kitle ile cümle
kitle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Plötzlich ein gewaltiger Masse aus dem Wasser, und schossen senkrecht in die Luft.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Pludselig en mægtig masse opstod fra vandet, og skudt op vinkelret ind i luft.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Soudain, une masse puissante émergé de l'eau, et a grimpé à pic dans le de l'air.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Tiba-tiba massa besar muncul dari air, dan melesat tegak lurus ke udara.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Yhtäkkiä mahtava massa nousi vedestä ja ampui ylös kohtisuoraan osaksi ilmaa.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Zrazu mohutné hmoty sa vynoril z vody, a vyskočila kolmo na vzduchu.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Ξαφνικά, ένα δυνατό μάζα αναδύθηκε από το νερό, και πυροβόλησε κάθετα στο αέρα.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Вдруг могучие массы вышли из воды, и выстрелил вверх перпендикулярно в воздуха.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Изведнъж могъщ маса излезе от водата, и се застрелял перпендикулярно в въздух.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."Раптом могутні маси вийшли з води, і вистрілив вгору перпендикулярно в повітря.
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."פתאום מסה אדירה הגיח מן המים, וירה את בניצב לתוך
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava."وفجأة ظهرت كتلة قوية من المياه ، وارتفعت بشكل عمودي في
"Aniden su güçlü bir kitle ortaya çıktı ve içine dik vurdu hava.空気。それはしばらくだった。"
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Arabské masy búriace sa proti svojim diktátorom.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Arabskie tłumy zbuntowały się przeciwko swoim dyktatorom.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Davy Arabů se prostě vzbouřily proti svým diktátorům.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.De Arabische menigten zijn gewoonweg in opstand gekomen tegen hun dictators.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.És arabok tömegei lázadtak fel diktátoraik ellen.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Et des masses Arabes se revolter contre leurs dictateurs.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Gli Arabi in massa si sono ribellati contro i loro dittatori.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.그리고 아랍 민중은 단지 그들의 독재자에 대항한 것이며,
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Las masas árabes rebeladas contra sus dictadores.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Massa Arab baru saja melawan diktatornya.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Những người Ả rập nổi dậy chống lại những nhà độc tài của họ.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Och de arabiska massorna gjorde helt enkelt uppror mot sina diktatorer.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Os povos árabes revoltaram-se contra os seus ditadores.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Popoarele arabe tocmai s-au revoltat împotriva dictatorilor.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Und arabische Massen rebellierten einfach gegen ihre Diktatoren.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Ο αραβικός λαός εξεγέρθηκε κατά των δικτατόρων.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.Арабські народи зовсім недавно постали проти своїх диктаторів.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.И толпы арабов совсем недавно восстали против своих диктаторов.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.המוני ערבים פשוט מרדו כנגד הדיקטטורים שלהם.
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.فالجموع العربية بدأت تثور ضد ديكتاتوريها
Arap kitleleri, diktatörlerine karşı ayaklandılar.独裁者達に反旗をひるがえしたのです。 彼らは民主主義を、自由を求めていたのです。
Aslında gerçekten, bir mantığı var, tarımla uğraşan kitlede birisinin, hayvan öldürmesi gerekir.제 말은, 농업 공동체에서는 누군가가 동물을 죽여야 하는것이 당연하다는 겁니다.
Aslında gerçekten, bir mantığı var, tarımla uğraşan kitlede birisinin, hayvan öldürmesi gerekir.כלומר, היה בזה היגיון שכן זו קהילה חקלאית, מישהו היה צריך להרוג את החיות.
Aslında gerçekten, bir mantığı var, tarımla uğraşan kitlede birisinin, hayvan öldürmesi gerekir.وكل شيء أصبح واضحاً بالنسبة لي، كان مجتمعنا مجتمع زراعي، ويجب على أحد ما أن يقتل الحيوانات،
Aslında gerçekten, bir mantığı var, tarımla uğraşan kitlede birisinin, hayvan öldürmesi gerekir.誰かが動物を殺さなければなりません そこには カンガルーステーキを売っているような食料品店などありません
Aslında, kitleler ile bunu sağlar.흠 여러개의 물체로 하는 것은 그만두죠
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Am pus la dispoziţie acest rezumat în 23 de limbi pentru a asigura o cât mai largă difuzare în Europa.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Disponibilizamos este resumo em 23 línguas a fim de assegurar a maior divulgação possível na Europa.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Este resumen está disponible en 23 lenguas, para garantizar su máxima difusión en Europa.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Om een zo breed mogelijke verspreiding in Europa mogelijk te maken, is de samenvatting in 23 talen vertaald.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Tämän yhteenvedon saa 23 kielellä, mikä varmistaa sen mahdollisimman laajan levityksen Euroopassa.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Ta povzetek je na voljo v 23 jezikih, da se tako zagotovi čim večje razširjanje v Evropi.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Tento souhrn jsme připravili ve 23 jazycích, abychom mu zajistili co nejširší distribuci v Evropě.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Toto zhrnutie sme sprístupnili v 23 jazykoch, aby sme zabezpečili čo najrozsiahlejšie rozšírenie v Európe.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Vi har översatt denna sammanfattning till 23 språk för att den ska få så stor europeisk spridning som möjligt.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Vi har udarbejdet dette sammendrag på 23 sprog for at sikre den størst mulige udbredelse i Europa.
Avrupa’da mümkün olduğunca geniş kitlelere yayılmasını sağlamak için bu özeti 23 dilde yayımlamış bulunuyoruz.Т Настоящото резюме е достъпно на 23 езика, за да се гарантира възможно най-широко разпространение в Европа.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Alles zu verbinden, Leute Handeln wollen zu lassen.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.For at samle det, så det giver folk lyst til at handle.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Hogy összekössön minket, hogy tettekre ösztökéljen
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.상호연결을 하고, 사람들로 하여금 행동에 동참하게 만듭니다.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Per farlo arrivare alle persone, e poi per spingerle ad agire.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.Que les gens comprennent, qu'ils aient envie d'agir.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.לגרום לזה להתחבר. לגרום לזה שאנשים ירצו לפעול.
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.حتى يصل إلى الناس.. حتى يحثهم على الفعل
Bağlantı sağlamalı. Kitleyi davranmaya itmeli.だから、これは信じられぬぐらいい才能豊かなTEDの皆さんにへの呼びかけであり、
Bana geldiğinde göğsünde bir kitle tespit etmişti.Azután jött hozzám, hogy felfedezett egy csomót a mellében.