kitle ile cümle
kitle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kapıyı kitlemeyi unutmak benim ihmalkarlığımdı.It was careless of me to forget to lock the door.
Konserde büyük bir seyirci kitlesi olmalıymış.There must have been a large audience at the concert.
Bugün yalnızca küçük bir izleyici kitlesi var.There is only a small audience today.
Dünkü konserde geniş bir dinleyici kitlesi vardı.There was a large audience at yesterday's concert.
Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.The Mayor addressed a large audience.
Romancı büyük bir okuyucu kitlesiyle konuştu.The novelist talked to a large audience.
Gazeteler,televizyon ve radyo kitle iletişim araçları olarak adlandırılır.Newspapers, television, and radio are called the mass media.
Tarihin gerçek yapımcıları kitlelerdir.The true makers of history are the masses.
Seyirci kitlesi onu destekledi.The mass of the audience supported him.
O bir hatalar kitlesi.He is a mass of faults.
O her zaman kitlelerden uzak duruyor.He always stands aloof from the masses.
Onların küçük protestosu kitlesel bir gösteriyi tetikledi.Their small protest triggered a mass demonstration.
Büyük bir dinleyici kitlesi önünde konuşmak zorunda kaldı.She had to speak before a large audience.
Bulut bir buhar kitlesidir.A cloud is a mass of vapor.
Sadece kapıyı kapamak için çekin. O kendi kendine kitlenecektir.Just pull the door shut. It'll lock by itself.
Din kitlelerin afyonudur.Religion is the opiate of the masses.
Tom geniş kitlenin önünde konuşma yapmaktan hoşlanmaz.Tom really does detest giving speeches in front of large audiences.
Tom dairesine girdikten sonra kapısını kitledi.Tom locked the door after he entered his apartment.
Biz daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmak istiyoruz.We want to reach a wider audience.
Kitle iletişim araçlarına asla inanma.Never believe the mass media.
Kitlesel medyaya asla inanma.Never believe the mass media.
Kitle iletişim araçlarına asla güvenme.Never trust the mass media.
Hükümet adına, kitle iletişim araçları istismar edilmektedir.On behalf of the government, the mass media are abused.
Bizim bir kitlemiz var.We have an audience.
Bizim hayran kitlemiz büyüyor.Our fanbase is growing.
Kitlesel bir çabaydı.It was a group effort.
Tom bir kitle istedi.Tom wanted an audience.
Tom Mary'yi bir dolaba kitledi.Tom locked Mary in a closet.
Bu kitlesel histeri.It's mass hysteria.
Biz 6. kitlesel yok oluşun ortasındayız.We are in the midst of the 6th mass extinction.
Hayran kitlesi alkışladı.The fans cheered.
Bir dinleyici kitlesi önünde hiç şarkı söyledin mi?Have you ever sung before an audience?
Bir kitleye gitmek zorundayım.I have to go to mass.
Bir kitleye katılmak zorundayım.I have to attend mass.
Bu gazete 5,5 milyonluk günlük ortalama okuyucu kitlesiyle böbürlenir.This newspaper boasts an average daily readership of 5.5 million.
Volkswagen'in kitlelerin arabası olması gerekiyordu!Volkswagen was supposed to be the car for the masses!
Tom, böylesine geniş bir kitlenin önünde şarkı söylemek istemeyebilir.Tom might not want to sing in front of such a large audience.
Hedef kitle kimdi?Who was the target audience?
Tom'un zaten bir hayran kitlesi var.Tom already has a fan base.
Tom'un bir hayran kitlesi var.Tom has a following.
Amerika'da son kitle linci 1946'da oldu.The last mass lynching in America occured in 1946.
"Günümüzde kendini kitle imha silahlarına karşı korumak mümkün değildir."Nowadays it's not possible to protect oneself against weapons of mass destruction.
Tüm camları ve kapıları kitledikten sonra uyudum.I went to bed after locking all the doors and windows.
Kitle toplumu, güdülenmiş toplumdur.Muembu), and by the Mbeere people.
Lisanslı olanlardan 16 televizyon kanalı ve 36 radyo istasyonu ulusal kitlelere ulaştı.Of those licensed, 16 television and 36 radio stations reached national audiences.
Yaklaşık olarak 2007'ye gelindiğinde, kitlesel pazarın tüm eğlence ekranları 16: 9 idi.By about 2007, virtually all mass market entertainment displays were 16:9.
"Kahramanlar" ve "kitle" teorisi Bolşevik değil Sosyal Devrimci bir teoridir.The theory of "heroes" and the "crowd" is not a Bolshevik, but a Social-Revolutionary theory.
Quisp, 2012 yılının sonlarında süpermarkete kitlesel bir bakkal ürünü olarak geri döndü.Quisp made its return to supermarkets as a mass-market grocery item in late 2012.
Derginin hedef kitlesi Güney Finlandiya’daki büyük şehirlerde yaşayan kadınlardır.Target audience of the magazine are women living in big cities and in Southern Finland.
Feyenoord, büyük ulusal taraftar kitlesi ile bir halk kulübü olarak tanınmaktadır.Feyenoord is known as a people's club with a huge national support.
1 Ağustos 2007'de hizmet geniş bir kitleye yayılmıştır.On August 1, 2007, the service was expanded to a wider audience.
27 Mart 2013 tarihinde Kickstarter'da bir kitle fonlaması kampanyası başlatıldı.A crowdfunding campaign was launched on Kickstarter on 27 March 2013.
Penguin'in başarısı ciddi kitaplar için büyük kitlelerin ilgilendiğini göstermiştir.Penguin's success demonstrated that large audiences existed for serious books.
Hedef kitle anneler ve çocuklardır.The target audience is mothers and children.
Güneş dinamiğin kullanılması watt başına kitle azaltabilir.The use of solar dynamic could reduce mass per watt.
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.At this point, Suicide Silence was beginning to gain a wide range of fans throughout the world.
Vietnam Kuzey Kore ve Romanya'da da kitlesel katliamlar yapılmıştır.Mass killings have also occurred in Vietnam and North Korea.
Bu "yanlış numara" kampanyası, Tapasvi'yi dehşete düşüren popüler bir kitlesel harekete dönüşür.This "wrong number" campaign turns into a popular mass movement, to the dismay of Tapasvi.
Star Wars, gerçek mekanlarda çekim hiper uzayda yerçekimi "kitle gölgeleri" oluşturur.In Star Wars, gravity in real spaces forms gravitic "mass shadows" in hyperspace.
1965 yılında tanıtıldı ve 1970'lerin sonlarına kadar kitlesel bir market ürünü olarak devam etti.It was introduced in 1965 and continued as a mass-market grocery item until the late 1970s.