kitapları ile cümle
kitapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Fu così che, dopo questa lezione, iniziai a leggere i suoi libri.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.J'ai donc commencé à lire ses livres après la conférence.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Jeg startede med at læse hans bøger efter den forelæsning.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.강연을 듣고 강연자의 책을 읽기 시작했죠.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Och efter föreläsningen började jag läsa hans böcker.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Po predavanju sem začel brati njegove knjige.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Şi am început să citesc cărţile lui după acea prezentare.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Tak jsem po té přednášce začal číst jeho knihy.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Tôi bắt đầu tìm đọc sách của ông ta sau buổi thuyết giảng đó.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Και έτσι ξεκίνησα να διαβάζω τα βιβλία του μετά την ομιλία.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.И започнах да чета неговите книги след тази лекция.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.После той лекции я начал читать его книги.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.והתחלתי לקרוא את ספריו אחרי ההרצאה הזו
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.وبدأت أقرا كتبه بعد تلك المحاضرة
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.カールユングがその人でしたが それまでは名前も成果も知らなかったのでした
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.Alles wat ik je ga laten zien stond niet in mijn lesboeken op school.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.-fanns i läroböckerna när jag gick i skolan.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.제가 여러분에게 발표할 모든 것들은 제가 학교다닐 때의 교과서에는 없던 것들입니다.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.Semmi, amit most bemutatok Önöknek, nem szerepelt a tankönyveimben, mikor iskolába jártam.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.Tego wszystkiego, co zobaczycie nie było w podręcznikach, gdy chodziłem do szkoły.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.Todo lo que les voy a enseñar no estaba en mis libros de texto cuando yo iba al colegio.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.Всё, что я собираюсь вам показать, отсутствовало в моих школьных учебниках.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.שכל מה שאני אציג בפניכם לא הופיע בספרי הלימוד כשאני הלכתי לבית ספר.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.أي من النقاط التالية- غير موجود في الكتب المدرسية أثناء دراستي في المدرسة
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.学生時代の教科書にはありませんでした それどころか大学の教科書にもありませんでした
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Asta nu avea nici un sens, aşa că au expediat aceste curbe la finalul cărţilor de matematică.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Cela n'avait aucun sens. ils ont donc relégué ces courbes à la fin des livres de maths.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Det gav ingen mening, - - så de henviste disse kurver til bagerst i matematikbøgerne.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Dit had helemaal geen zin, dus verbanden ze deze grafieken naar het slot van de wiskundeboeken.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Ennek így semmi értelme nem volt, így elásták az ilyen görbéket a matematikakönyvek mélyébe.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Esto no tenía ningún sentido, así que relegaron estas curvas al final de los libros de matemáticas.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.그들은 이 현상을 도저히 이해할 수 없었고, 그들은 수학책의 뒷표지에 이 곡선을 그려 넣으며
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Questo non aveva assolutamente senso, perciò relegarono queste curve alla fine dei libri di matematica.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.To zupełnie nie miało sensu, więc zesłano te krzywe na koniec podręczników matematycznych.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Verwirrend!
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.Αυτό δεν έβγαζε καθόλου νόημα, οπότε τοποθέτησαν αυτές τις καμπύλες στο πίσω μέρος των βιβλίων μαθηματικών.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.В това нямало никакъв смисъл, затова те запратили тези криви на гърба на книгите за математика.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.В этом не было видно никакого смысла, поэтому они забросили эти кривые подальше в конец книг по математике.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.זה לא היה הגיוני, אז הם החביאו את העקומות אלה בסוף ספרי המתמטיקה
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.لم يكن هذا منطقيا بالمرة, فقاموا بتهميش هذا النوع من المنحنيات.
Bu hiç mantıklı gelmedi, böylece bu eğriler matematik kitaplarının arkasına atıldı.そこで彼らはこの曲線を 数学の教科書の後ろの方に追いやって これは病的な曲線だから 説明は不要ということにしました
-- bu kitapları dışarıdaki kitapçıda bulmayacaksınız.밖에 있는 서점에서는 찾으실 수 없을 겁니다.
-- bu kitapları dışarıdaki kitapçıda bulmayacaksınız.חוששני שיהיה עליכם לפנות אל ספרי,
-- bu kitapları dışarıdaki kitapçıda bulmayacaksınız.والتي لن تجدوها في المكتبة التي في الخارج.
-- bu kitapları dışarıdaki kitapçıda bulmayacaksınız.(笑)
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.A maior parte dos livros no cérebro estão aqui em cima no córtex cerebral.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Dieser Bücherbestand ist größtenteils in der Großhirnrinde untergebracht.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.두뇌속의 책들의 대부분은 이곳 대뇌피질에 존재합니다.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.La maggior parte dei libri del cervello sono qui nella corteccia cerebrale.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.La plupart des livres contenus dans le cerveau se situent dans le cortex.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Sebagian besar buku di otak di sini di korteks otak.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Повечето книги в мозъка са тук горе, в церебралната кора.
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Dalam setiap buku ini, setiap rangkaian kuliah ini, dia menekankan teka-teki ini:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Dans chacun de ses livres, chacune de ses conférences, il a insisté sur ce mystère:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Em cada um destes livros, cada um deste conjunto de palestras, ele colocou a ênfase neste enigma:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:En todos sus libros, en todas esas series, él hacía hincapié en el enigma:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:I hver eneste af disse bøger, hver eneste af disse foredragssæt understregede han denne gåde:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In elk van deze boeken en elke reeks lezingen benadrukte hij dit vraagstuk:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:În fiecare din aceste cărţi, în fiecare curs, el a subliniat acest puzzle:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In jedem dieser Bücher, jeder dieser Vorlesungsreihen, hebt er dieses Rätsel hervor: