kitapları ile cümle

kitapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Biyoloji kitaplarına baktığınızda 38 ATP üretildiğini görürsünüz.Підручник каже, що вона витрачається на утворення 38 АТФ.
Biyoloji kitaplarına baktığınızda 38 ATP üretildiğini görürsünüz.ספרי הלימוד אומרים שזה ימומש כ38 יחדות של ATP.
Biyoloji kitaplarına baktığınızda 38 ATP üretildiğini görürsünüz.المراجع ستخبرك أنها تنتج 38 ATP
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Also haben wir uns gedacht, der beste Weg von ihnen zu lernen, sei all diese Millionen Bücher zu lesen.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Așa că ne gândeam că cea mai bună metodă să învățăm din ele, este să citim toate aceste milioane de cărți.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Así que estábamos pensando que la mejor forma de aprender de ellos es leyendo estos millones de libros.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Dus dachten we: de beste manier om ervan te leren is die miljoenen boeken allemaal te lezen.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Így mi arra gondoltunk, legjobban úgy tanulhatunk belőlük, ha ezt a több millió könyvet elolvassuk.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Jadi kami berpikir, cara terbaik untuk belajar adalah dengan membaca semua jutaan buku ini.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.그래서 우리가 그들로 부터 배울 수 있는 가장 좋은 방법은 이 수천 수만권의 책들을 다 읽는거라 생각했습니다.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Nous avons donc pensé, le meilleur moyen d'apprendre des livres est de lire tous ces millions de livres.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Pensámos que a melhor maneira de aprender com eles seria ler todos esses milhões de livros.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Så vi tænkte at man kan lære mest af alle disse bøger ved at læse dem alle sammen.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Så vi tänkte att det bästa sättet att lära sig från dem är att läsa alla dessa miljontals böcker.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Takže jsme si řekli, že nejlepší způsob, jak se z nich poučit, je přečíst všechny ty miliony knih.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Takže sme si pomysleli: najlepší spôsob, ako sa z nich poučiť, je prečítať všetky tieto milióny kníh.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Vậy nên chúng tôi nghĩ rằng, vậy cách tốt nhất để học từ chúng là đọc hết hàng triệu cuốn sách này.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Więc myśleliśmy, najlepszą drogą do nauczenia się z nich jest przeczytanie tych wszystkich milionów książek.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Έτσι σκεφτήκαμε ότι ο καλύτερος τρόπος να μάθουμε κάτι από αυτά είναι να τα διαβάσουμε όλα.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak."Добре, най-добрият начин да се научим от тях е да прочетем всички тези милиони книги"
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.И мы подумали, что лучшим способом их изучить будет прочитать все эти миллионы книг.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Тож ми вважали, що найкращий шлях вивчити їх - це прочитати всі ці мільйони книг.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.לכן חשבנו שהדרך הכי טובה ללמוד מהם היא לקרוא את כל מיליוני הספרים.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.وبالتالي كنا نفكر، حسنا أفضل طريقة للاستفادة منها هو قراءة كل هذه الملايين من الكتب.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.最良の方法だろうと考えました もし「いかしてる」度合いを測る単位があったとしたら
"Biz, dikkat Bunting etti.Öte ettik. Ve şimdi bu kitapları var - Ah!"우리는 그 밖 깃발천을 딸했습니다. 그리고 지금이 도서가 - 아!
"Biz, dikkat Bunting etti.Öte ettik. Ve şimdi bu kitapları var - Ah!واضاف "لقد سحق لنا أن أصل ، والرايات. والآن هناك فقط لهذه الكتب -- آه!
"Biz, dikkat Bunting etti.Öte ettik. Ve şimdi bu kitapları var - Ah!ここで私はギリシャ語に取るものの一部です! certainlyギリシャ文字。"
Böyle, ölülerin kitapları dediğimiz süslü yazılar da vardır.Soms werden deze teksten geschreven op papyrus. zoals de tekst die we hier zien.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.그것은 사상 출판된 모든 책들의 12 % 입니다.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Ceea ce înseamnă 12% din totalul de cărți vreodată publicat.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.C'est 12 pour cent de tous les livres qui aient jamais été publiés.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Das sind 12 Prozent aller Bücher, die je verlegt wurden.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Dat is 12% van alle boeken die ooit uitgegeven zijn.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Det är 12 procent av alla böcker som någonsin givits ut.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Det er 12 % af alle bøger, der er udgivet.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Đó là 12 phần trăm của tất cả những cuốn sách đã từng được xuất bản.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.E' il 12% di tutti i libri che siano mai stati pubblicati.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Eso representa el 12% de todos los libros publicados en la historia.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Ez 12 százaléka a valaha megjelent összes könyvnek.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Itu 12 persen dari semua buku yang pernah diterbitkan.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.São 12% de todos os livros já publicados.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.To 12% wszystkich książek, które kiedykolwiek zostały wydane.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.To je 12 percent všetkých kníh, ktoré kedy boli vydané.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.To je 12 procent všech knih, které kdy byly vydané.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Αυτό είναι το 12% όλων των βιβλίων που έχουν ποτέ εκδοθεί.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Това са 12% от всички публикувани книги.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Це 12 відсотків усіх книг, які коли-небудь були опубліковані.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.Это 12 процентов всех когда-либо напечатанных книг.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.זה 12 אחוז מכל הספרים שיצאו אי-פעם לאור.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.ذلك 12 في المئة من كل الكتب التي نشرت من قبل.
Bu, bugüne dek basılmış kitapların %12'si demek.人類の文化の大きな塊です
Bu daha karmaşık, ders kitaplarında görebileceğiniz türden bir örnek. . 50 lira borç alıyorum diyelim.이 예시는 좀 더 까다롭지만 교과서에서 봤을지도 모릅니다 50달러를 빌렸다고 합시다
Bu daha karmaşık, ders kitaplarında görebileceğiniz türden bir örnek. . 50 lira borç alıyorum diyelim.مثال اكثر تعقيداً، او ربما شيئ ستراه في كتابك المدرسي دعونا نفترض انني اقترضت 50$
Bu daha karmaşık, ders kitaplarında görebileceğiniz türden bir örnek. . 50 lira borç alıyorum diyelim.実際、教科書で見るかもしれません。 私が50ドルを借りるとしましょう。 私は50ドルを借り、 金利rで継続的に、
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Also begann ich nach dem Vortrag, seine Bücher zu lesen.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Dan saya mulai membaca buku karya pembicara setelah presentasi tersebut.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.El is kezdtem olvasni az előadó könyveit ez után az előadás után.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.Empecé a leer sus libros después de esta charla.
Bu dersten sonra onun kitaplarını okumaya başladım.En ik begon met het lezen van zijn boeken na die lezing.

İlgili Sayfalar