kitapları ile cümle
kitapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In ognuno di questi libri, in ognuna di queste lezioni, ha enfatizzato questo quesito:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:I var av dessa böcker, i var av dessa föreläsningsserier betonade han detta problem:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:그는 이 책들 그리고 그의 강의 시리즈에서 다음과 같은 질문을 계속했습니다:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Mindezen könyveiben, és minden ilyen előadásán kihangsúlyozta ezt a kérdést:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Trong mỗi một cuốn sách, mỗi một nhóm bài giảng, ông nhấn mạnh vấn đề khó hiểu này:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:V každej z týchto kníh, v každej z tohto súboru prednášok, zdôrazňoval tento rébus:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:V každé z těchto knih, v každém z tohoto souboru přednášek, klade důraz na hádanku:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:V vsaki izmed teh knjig, vsaki zbirki predavanj, je povdarjal vprašanje:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Σε κάθε ένα από αυτά τα βιβλία, σε κάθε σειρά διαλέξεων, έδινε έμφαση στο ερώτημα:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:В каждой из этих книг, в каждом из этих циклов лекций он подчеркивал эту загадку:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Във всяка от тези книги, във всяка от тези лекции, той подчертаваше тази загадка:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:בכל אחד מהספרים האלה, בכל אחת מהקבוצות של ההרצאות הללו, הוא הדגיש את החידה הבאה:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:في كل واحد من هذه الكتب ، و كل واحدة من هذه المحاضرات، لقد ركز على هذا اللغز :
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:次の疑問を強調しました: 初期の宇宙のエントロピーがこれほど小さかったのはなぜだ?
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.어떻게 그럴 수가 있냐고요? 사실 저는 책을 아주 사랑해요.
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.Πώς γίνεται αυτό; Θέλω να πω, αγαπώ τα βιβλία, αλήθεια τα λατρεύω.
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.איך זה ייתכן? זאת אומרת, אני אוהבת ספרים, אני מאד אוהבת ספרים
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.كيف يمكن هذا ؟ أقصد , أنا أحب الكتب . أحب الكتب حقا .
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.本は私の親友です
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Урок, который мы извлекли, сканируй свои книги.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Το μάθημα που πήραμε από αυτή την ιστορία είναι, να σαρώνεις τα δικά σου βιβλία.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Ми дістали добру науку: скануйте свої власні книжки.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."A lição que aprendemos foi digitalizarmos os nossos livros.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Bài học mà chúng tôi rút ra được là hãy scan sách riêng của bạn.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."이번 일로 배운 교훈은, 자신이 소유한 책들을 스캔해야한다는 것이었습니다.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."La lección que aprendimos es, escanea tus propios libros.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."La leçon que nous en avons tiré est, scanne tes propres livres.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."La lezione è stata 'scannerizza i tuoi libri'
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Lecția pe care am învățat-o de aici este să-ți scanezi propriile cărți.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Morał, który z tego płynie: sam skanuj swoje książki.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Was wir daraus lernten war: scanne die Bücher selbst.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Wat we ervan hebben geleerd is: scan je eigen boeken.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."Урокът, който научихме е, сканирайте своите собствени книги.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."הלקח שלמדנו מזה היה כך, סרוק את הספרים שלך בעצמך.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."الدرس الذي تعلمناه هو أنه عليك مسح كتبك الخاصة
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."本が大好きな人はきれいにスキャンします
Bunlar benim kitaplarım değiller.Aber das sind nicht wirklich meine Bücher.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Ám ezek nem egészen az én könyveim.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Dar acestea nu sunt chiar cărţile mele.
Bunlar benim kitaplarım değiller.그런데 이 책들은 정확하게 말해서 제 책들이 아닙니다.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Maar dat zijn niet bepaald mijn boeken.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Mais ce ne sont pas exactement mes livres.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Ma non sono veramente i miei libri.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Mas estes não mesmo meus livros.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Men dessa är egentligen inte mina egna böcker.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Men disse er ikke helt mine bøger.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Nämä eivät itse asiassa ole omia kirjojani.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Nejsou to však tak úplně moje knihy.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Nhưng đây không phải là những cuốn sách của tôi
Bunlar benim kitaplarım değiller.Nie sú to vlastne moje knihy.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Pero estos no son exactamente mis libros.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Tapi ini bukan buku saya.
Bunlar benim kitaplarım değiller.To nie do końca moje książki.
Bunlar benim kitaplarım değiller.To niso ravno moje knjige.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Αλλά αυτά δεν είναι ακριβώς τα βιβλία μου.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Но это не совсем мои книги.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Проте це не зовсім мої книжки.
Bunlar benim kitaplarım değiller.Тези книги не са точно мои.
Bunlar benim kitaplarım değiller.אבל אלה אינם בדיוק הספרים שלי.
Bunlar benim kitaplarım değiller.ولكنها ليست حقيقة كتبي.