kitapları ile cümle
kitapları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer e-kitapların fiyatının artması talebi sağa doğru hareket ettirir.So it's shifting demand to the right.
Sonra kumsalın diğer ucuna gider ve kitapları zengin çocuklara satardım.And then I would go back to the other end of the beach and sell them to the rich kids.
Adı Arthur Stone ve Martin Gardner'ın kitaplarının çoğuna konu olmuş.Arthur Stone, documented by Martin Gardner in many of his many books.
O yüzden biz hiçbir zaman çalışma kitaplarıyla uğraşmadık.So we never, ever dealt with actual study books.
Çalışma kitaplarından çalışmak zorundaydık.We had to study from study books.
Ve ilk kitaplarını havada sallıyorlar, ki bence gayet harika bir fotoğraf.And who are waving their first books in the air, which, I just think that's a pretty cool picture.
Kitaplar, çocuk kitapları çıkar makineden.You get books out of the machines, children's books.
Diferansiyel denklem kitaplarının çoğunda bu harfler kullanılıyor. -And if B squared minus 4AC is less than 0, this is going to be an imaginary number.
Kitaplarım aslında hayatımın günlükleridir.And the books are really journals of my life.
Kitaplarınızın 474. sayfasında, eğer takip ediyorsanız:This is page 474 on your paperbacks if you're following along:
Ellerinizi indirin ve matematik kitaplarınızı çıkartın.Hands down. Take out your Maths Matters.
Konuşma yetimiz varken, kitapları kim ne yapsın?And who needs books when we've got speech?
Merkezi eğilimi istatistik kitaplarında çok görürsünüz.-- this is a word you'll see a lot in statistics books.
Psikoloji kitaplarında pek bir şey bulamadım.I didn't find it in psychology books at all.
Bunu yaptı çünkü verileri anlamakla birlikte kitapları da anlıyor.He did this because he understands data as well as books.
Ben bütün bu tasarım kitaplarına sahibim.And so, I have all these design books,
Sonra çesit çesit çizimler yapmaya başladı. Renkli tasarımlar ve boyama kitapları yapar.And she starts doing all these different drawings and does color patterns and coloring books.
Kutsal kitapların yerini kültüre vermek istediler.They wanted to replace scripture with culture.
Bana kalırsa, müzeler din kitaplarından yararlanmalılar.My view is that museums should take a leaf out of the book of religions.
Size bu notasyonu göstermemin nedeni, fizik kitaplarında hep rastlanan bir ifade şekli olmasıdır. -And the reason why I want to show you this, is you see this in physics books all the time.
1940 yılında kitapları ve sevgili arkadaşları eşliğinde yalnız öldü.She died alone in 1940 in the company of her books and her dear friends.
Kitap okudum, bilim kitapları, özellikle fizik.I read books, science books, especially physics.
Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.I did my best. And I just waited for the time that I could go off and read my books.
Bunlar benim kitaplarım değiller.But these are not exactly my books.
Gerçek kitapları severim.I like the physical book.
Yani böyle bir teknoloji fikri sayesinde kitapları insanların ellerine tekrar geçirebiliriz.So the idea of -- this technology actually may end up putting books back in people's hands again.
Hindistan'da başka bir çift taşınabilir kitapları var.In India, they've got another couple bookmobiles running around.
Gerçekten gidebilir ve taranmış kitapları oldukça basitçe okuyabilirsiniz.You actually can go and read scanned books quite easily.
Düşündük, tamam, haydi şu kitapları Hindistan'a göndermeyi deneyelim, dedik.So we thought, okay, well, let's try out this send books to India thing.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Well, they didn't. They didn't want to send their books.
Bunun ardından neden kitaplarınızı Hindistan'a göndermediğinizi öğrendik.And then we learned why you don't want to send books to India.
Bundan çıkardığım ders ise, "kendi kitaplarınızı tarayın."The lesson we learned out of this is, scan your own books.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.So what I wanted to argue is, books are within our grasp.
Otururlarken kitapları tutmayı ve onlara bakmayı da öyle.When they're sitting they like to hold books and look at books.
Bağışlanmış okul kitaplarından kitaplar geldi.Books came from donated schoolbooks.
Carter'ın bu kitaplarında her zaman Edgar Rice Burroughs anlatıcı olarak yer alır.These Carter books always had Edgar Rice Burroughs as a narrator in it.
Ders kitaplarında bahsi geçmiyor.The textbooks don't mention it.
Başından beri, tüm fantastik kitapların haritası olmuştur, ama bu haritalar hareketsizdi.All along, all fantasy books have always had maps, but these maps have been static.
Genelde ekonomi veya işletme ders kitaplarında gördüğünüz grafik budur.This is what you tend to see in academic settings like business schools or textbooks.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.One large children's publisher ironically said that they didn't work with children.
Ve basın ropörtajlar yapıyordu ve ben kitaplarımı imzalıyordum.And the press were interviewing, and I was signing my book. (Laughter).
Bütün kitaplarını fırlattın amaYou threw away all your books.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Most of the books in the brain are up here in the cerebral cortex.
Bugün size göstereceğim herşey ben okula giderken ders kitaplarında yoktu.Everything I'm going to present to you was not in my textbooks when I went to school.
Hatta daha da önemlisi, bunlar üniversite kitaplarında bile bulunmuyordu.And most of all, it was not even in my college textbooks.
Ben bir jeofizikçiyim ve öğrenciyken kullandığım tüm yer bilim kitaplarımı kastediyorum.I'm a geophysicist, and all my Earth science books when I was a student --
Bu okul kitaplarında yok.None of it in our textbooks.
Bunlarla ilgili hiçbir şey okul kitaplarında yok.None of this in our textbooks.
Kitapları yayınlanmış bir yazar, yaşamını kazandığı şey hakkında bizimle konuşmak için geldi.A published author of books came to talk to us about what he did for a living.
Kitaplarımı gönderdim.I would send out my books.
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.I write and illustrate children's books."
Bu, Random House Çocuk Kitapları'ndan bir editördendi.And this was from an editor at Random House Children's Books.
Kitaplarının hepsini sattılar.They sold out of all of their books.
O zamandan beridir bu fotoğraf, kitaplarım üzerinde çalışırken önümde çerçeveli durur.So that photo, since that moment, is framed in front of me while I've worked on all of my books.
Ya kitapların?What about your books?
Bütün kitaplarımı dolabıma koydum.I put all my books in my locker.
Hayır, kitaplarınızı okudum.No, I have read your books.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.I read all books on hunting.
Sadece sizin kitaplarınızda aklı başında bir bakış açısına rastladım.Only in yours have I found a sane point of view.
Kitaplarımdan birisi için çalışma yaparken, 58 değişik toplumdaki boşanma verillerine baktım.For one of my books, I looked at divorce data in 58 societies.