Ana içeriğe geç
Sözlük

kirlilik ile cümle

kirlilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kirlilikleri toplamak için filtreler de kullanılabilir.[1]Screens or filters may also be used to trap contaminates.[1]
Doğru bir modelleme kirlilik azaltma stratejilerinin belirlenmesine özellikle yardımcı olabilir.In particular, accurate modeling can inform mitigation strategies.
Tesislerde kirlilik kontrol veya atık arıtım işletmeleri ve ekipmanları bulunabilir.There may also be pollution control or waste treatment facilities or equipment.
Tüm kimyasallar bir miktar kirlilik içerir.All chemicals contain some level of impurity.
Kirlilikler, malzemenin çalışma niteliğini engellediklerinde yıkıcı olabilir.Impurities can be destructive when they obstruct the working nature of the material.
Kirlilikleri tamamen çıkarmak, sistemin entropisini sıfıra indirmek anlamına gelir.Removing impurities completely means reducing the entropy of the system to zero.
Kirlilik kaynaklarıContamination sources
Hükümetler milyonlarca dolar harcayarak departmanlar ve kirlilik standartları oluşturdu.Governments spent millions of dollars, and created departments and pollution standards.
Anne doğum yaptıktan sonra hem anneye hem de babaya bir kirlilik unsuru yerleşir.There is an element of impurity placed upon both the mother and father after the mother gives birth.
Çocuk erkekse ve aile “şanslı” kabul edilirse bu kirlilik azalır.This impurity is lessened if the child is a male and the family is considered “lucky”.
Kiakami ve Yokkaichi fabrikaları kirlilik nedeniyle üretimi durdurmak zorunda kaldılar.The Kiakami and Yokkaichi factories in Japan stopped producing due to the contamination.[17]
Denizdeki canlıların çoğu kirlilikten etkilenmektedir.Die Mehrheit des Lebens im Meer ist von der Kontamination betroffen.
Tarımsal kaynaklı yüzeysel akışlar ve rüzgârın taşıdığı atıklar bu tarz kirliliklerdir.L’élasticité du matériaux de la voile couplé au vent provoque ces phénomènes.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Ces parasites sont difficiles à contrôler.
Yayla tepelerle çevrili olduğundan, gürültüden ve kirlilikten uzaktır.El muro que rodea el terreno les aparta de molestias y ruidos.
Fakat günümüzde aşırı avlanma, kirlilik gibi kimi faktörler Marmara'daki balık stoklarını tehdit etmektedir.Sin embargo, ciertas especies invasivas como las almejas amenazan el ecosistema del lago.
Şehirde çok yüksek kirlilik görülür.In paese c'è molta euforia.
Okutman, kirlilik sorunları hakkında konuştu.Лектор рассказывал о проблемах загрязнения.
Kirlilik problemleri yıldan yıla gittikçe ciddileşiyor.Из года в год проблемы загрязнения окружающей среды становятся всё более и более серьёзными.
Bununla birlikte, son üründe olası birçok kirlilik vardır.В последнем случае могут быть загрязнения.
Kirlilik ile birleşen doğal alanların bu şekildeki yıkımı, yerel biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.A poluição e a erosão dos habitats naturais ameaçam destruir a biodiversidade da região.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Tem dificuldade de controlar o seu temperamento.
Buz çekirdeğindeki kirlilikler yere bağlı olabilir.As impurezas nos núcleos de gelo podem depender da localização.
Kirlilik genellikle noktasal kirlilik ya da yayılı kirlilik olarak sınıflandırılır.Duizeligheid wordt meestal omschreven als een gevoel van onstabiliteit of lichthoofdigheid.
Bu durum kirlilik açısından da tehlike arz etmektedir.Czy dane zagrożenie uwypukla daną słabość?
Bu tür kirlilikler özellikle gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir.Wzrost nierówności jest szczególnie dobrze przebadany w Stanach Zjednoczonych.
Kentte yoğun kirlilik göze çarpmaktadır.У місті почався стихійне захоплення власності.
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Proto musí být zajištěno co nejbezpečnější oddělení sodíkového okruhu od vody i vzduchu.
2014'ten beri şehirde içme suyundaki kirlilik nedeniyle su krizi yaşanmaktadır.Od roku 2012 nad městem stojí termální lázně.
2004 öncesi Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ulaşımla ilgili en büyük sorun trafik sıkışıklığı ve kirliliktir.În țările membre care au aderat după 2004, problema majoră constă în congestionarea traficului și poluare .
Kirlilik ve etkileri hakkında konuşacağım.Voi vorbi despre poluare și efectele acesteia.
2014'ten beri şehirde içme suyundaki kirlilik nedeniyle su krizi yaşanmaktadır.2014 óta katasztrófavédelmi őrs is üzemel a városban.
Meydana gelen kirlilik yüzünden ülkenin doğu ve güneydoğu kısımlar yaşanamaz hale geldi.Ez teljesen lakhatatlanná tette az ország keleti és délkeleti részét.
Bu durum kirlilik açısından da tehlike arz etmektedir.Myös nykyään on syytä olla tarkkana petosvaaran takia.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Σταμάτα αυτή την επαίσχυντη εφόρμηση!
Kentte yoğun kirlilik göze çarpmaktadır.(Χρησμός για τη σωτηρία) Ακούγονται θρήνοι από την πόλη.
Günümüzde koyda kirlilik nedeniyle balık avı yapılamamaktadır.Av denne grunn har det ikke vært tillatt å fiske i vannet.
Bununla birlikte nüfus, trafikte, kirlilik ve iklim değişiklikler oldu.Det skjedde samtidig med minsket handel, vanntilgang og klimaendringer.
Sonuç olarak salgınlar, savaşlar ve kirlilik neredeyse kayboldu.Kết quả là bệnh tật, chiến tranh và ô nhiễm môi trường gần như bị loại bỏ.
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Khoảng cách từ nước ngầm và nước thải hố xí trên mặt đất cần càng xa càng tốt để giảm nguy cơ ô nhiễm.
Bunların dışında su kirliliği sınıflandırmalarında farklı ölçütler ve farklı kirlilik çeşitleri bulunmaktadır.また、降水の分類の仕方にはこれ以外にいろいろなものがある。
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.これは、盗用のチェックを難しくしている。
Bununla birlikte, son üründe olası birçok kirlilik vardır.しかしながら末期には顕著な消耗性の症状をきたすことが多い。
Sonuç olarak salgınlar, savaşlar ve kirlilik neredeyse kayboldu.כתוצאה מכך, מחלות, זיהום ומלחמות כמעט שנעלמים מן העולם.
(Kristal yönelimi, kirlilik ve diğer detaylar.)(הפיזיקה המתמטית של אור, צבע וקשת, ועוד דברים מצורפים...)
Bu tür kirlilikler özellikle gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir.תופעה זו רווחת במיוחד במדינות מתפתחות.
Ve Türkiye de bu kirlilik türü çok bulunmaktadır.За съжаление точно сега в Испания има твърде много инвалиди.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Това е свързано с държането на емоциите ви под контрол.
Bu tür kirlilikler çoğunlukla yeraltı sularına erişerek burada belli bazı kirliliklere neden olmaktadır.Наличието на тези ензими в слюнката понякога става причина за нейната неприятна миризма.
Kentte yoğun kirlilik göze çarpmaktadır.А над града е надвиснала опастност ...
Deniz kirliliğinde gemi kaynaklı farklı kirlilik nedenleri bulunur.Известна небалансираност се наблюдава по отношение въоръжението на кораба.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.Vášne ako také musia zostať pod kontrolou.
Bununla birlikte, son üründe olası birçok kirlilik vardır.Tá však musí mať dostatočnú vlhkosť.
Bu durum kirlilik açısından da tehlike arz etmektedir.Vyjadruje tiež aj stav nebezpečím ohrozeného šťastia.
Ve Türkiye de bu kirlilik türü çok bulunmaktadır.Veľmi rozšírené je v Somálsku pirátstvo.
Bu kirlilikleri kontrol etmek zor olmaktadır.S temi odpadki je težko upravljati.
Gürültü kirliliğinin en yaygın biçimlerinden biri, özellikle motorlu araçların neden olduğu kirliliktir.Dažna triukšmo taršos forma yra motorinio transporto triukšmas.
2014'ten beri şehirde içme suyundaki kirlilik nedeniyle su krizi yaşanmaktadır.2014. aastast alates on linnal olnud probleeme joogivee reostumisega.
Kentte yoğun kirlilik göze çarpmaktadır.Läbi linna voolab Kokemäenjoki.
26) hedeflerine ulaşılması için gereken kirlilik26 tematické strategie EU o znečišťování ovzduší (
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod