Ana içeriğe geç
Sözlük

kiril ile cümle

kiril kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Dwóch Duńczyków na lewo, pęka ze śmiechu.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Ez idő alatt, a két dán srác a kamerától balra, nevetgél.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.In der Zwischenzeit lachen sich die beiden dänischen Jungs da neben der Kamera kaputt.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Între timp, cei doi danezi din stânga camerei pufnesc în râs.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Intussen kunnen de twee Deense jongens aan de linkerkant van de camera hun lach niet meer inhouden.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.그 때 카메라 옆에 두 덴마크 청년들이 이 상황이 그들이 여태까지 본것 중
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Medzitým tých dvoch Dánov naľavo od kamery ide roztrhať od smiechu.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Mezitím se ti dva Dánové smějí nalevo od kamery.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Mientras tanto, los dos daneses de la izquierda se están matando de la risa.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Nel frattempo, i due ragazzi danesi a sinistra della telecamera, muoiono dalle risate.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Os dois dinamarqueses à esquerda da máquina de filmar oculta, estão a rir às gargalhadas.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Pendant ce temps-là, les deux danois à gauche de la caméra, sont morts de rire.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Sementara itu, dua pria Denmark di sebelah kiri kamera mereka menjadi seperti orang gila.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Trong lúc ấy, hai người đàn ông Đan Mạch bên trái chiếc máy quay họ đang cười sặc sụa.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Under tiden håller danskarna till vänster om kameran på att börja gapflabba.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.Εντωμεταξύ, οι δυο Δανοί αριστερά από την κάμερα, έχουν λυθεί στα γέλια.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.А тим часом, двоє датчан ліворуч від камери захлинаються сміхом.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.В това време, двамата датчани, отляво на камерата, едвам се сдържат.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.В то же время, два датчанина слева от камеры, покатываются со смеху.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.באותו הזמן, שני הבחורים הדנים משמאל למצלמה, הם מתפוצצים מצחוק.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.الآن في هذا الوقت، الشابان الدنماركيان اللذان على يسار الكاميرا يتداعيان من الضحك.
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.こんな滑稽なことは 見たことがないと爆笑しています
Bu sırada, kameranın solunda oturan iki Danimarkalı genç, gülmekten kırılıyorlar.同时,裹兩個坐喺攝影機旁邊唧丹麥男子 已經笑到停唔到喇
Bu takviye nanoyapılar olmadan hücre çok daha sert ve kırılgan olurdu.Zonder deze versterkende nanostructuren zou de cel veel te breekbaar zijn en zeker niet zo soepel.
Bu takviye nanoyapılar olmadan hücre çok daha sert ve kırılgan olurdu.ללא הרשת הזו התא היה הרבה יותר שביר ולא מתקרב לרמת הגמישות שלו
Bu takviye nanoyapılar olmadan hücre çok daha sert ve kırılgan olurdu.さいぼうはもっとこわれやすく かたちもかえらえなくて からだのなかで うまくはたらけないでしょう
Bu tuhaf oransal kırılmaya bakalım.Prenez cette fraction fractale peu usuelle.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Az egész Univerzum Egyként ragyog hasadás, megszakítás, vagy egykülönült részek nélkül.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Das gesamte Universum glänzt als Eins, ohne Spaltung oder Unterbrechung, oder separate Teile.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Intregul univers straluceste ca Unul, fara diviziune, intrerupere sau parti separate.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Koko maailmankaikkeus loistaa Yhtenä, ilman mitään jakoja, rikkinäisyyttä tai erillisiä osia.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.L'univers entier brille en tant qu'Un, sans aucune trace de scission ou de séparation,
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Вся вселенная сияет как неделимая, непрерывная Сущность.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.(33:21) Он хранит все кости его; ни одна из них не сокрушится.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.(34:21) Il garde tous ses os, Aucun d`eux n`est brisé.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Den rättfärdige måste lida mycket, men HERREN räddar honom ur allt.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ele lhe preserva todos os ossos; nem sequer um deles se quebra.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Él guardará todos sus huesos; ni uno de ellos será quebrantado
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Er bewahrt ihm alle seine Gebeine, daß deren nicht eins zerbrochen wird.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.han vogter alle hans Ledemod, ikke et eneste brydes.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.그 모든 뼈를 보호하심이여 그 중에 하나도 꺾이지 아니하도다
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mange er den rettferdiges ulykker, men Herren utfrir ham av dem alle.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Mnohé úzkosti jsou spravedlivého, ale Hospodin ze všech jej vytrhuje.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Molte sono le sventure del giusto, ma lo libera da tutte il Signore
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Monta on vanhurskaalla kärsimystä, mutta Herra vapahtaa hänet niistä kaikista.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ngài giữ hết thảy xương cốt người, Chẳng một cái nào bị gãy.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Ngài giữ hết_thảy xương_cốt người , Chẳng một cái nào bị gãy .
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Réš. Mnoho zlého prichádza na spravedlivého; ale zo všetkého toho vytrhuje Hospodin.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Sok baja van az igaznak, de valamennyibõl kimenti az Úr.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Toate oasele i le păzeşte, ca niciunul din ele să nu i se sfărîme.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Tubuhnya tetap dijaga TUHAN, dari tulangnya tak satu pun dipatahkan
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Vele zorgen en problemen kunnen de gelovigen treffen, maar de HERE zal altijd voor uitredding zorgen.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Vse kosti njegove ohrani, ena izmed njih se ne zlomi.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Wiele złego przychodzi na sprawiedliwego; ale z tego wszystkiego wyrywa go Pan.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Αυτος φυλαττει παντα τα οστα αυτου ουδεν εκ τουτων θελει συντριφθη.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.Той пази всичките му кости; Ни една от тях не се строшава.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.שמר כל עצמותיו אחת מהנה לא נשברה׃
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.‎يحفظ جميع عظامه. واحد منها لا ينكسر‎.
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.又 保 全 他 一 身 的 骨 頭 、 連 一 根 也 不 折 斷
Bütün kemiklerini korur, Hiçbiri kırılmaz.又 保全 他 一 身 的 骨頭 、 連一 根 也 不 折斷
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod