Bu maddenin kırılma indisi n2 olsun.Ich nenne ihn n2.
Bu maddenin kırılma indisi n2 olsun. İkinci ortam burası.И така, това е материал 2, материал 2 ето тук.
- - Bu maddenin kırılma indisi n2 olsun."v2" se rovná rychlosti světla dělené indexem lomu toho prostředí.
Bu maddenin kırılma indisi n2 olsun.Vou chamá-lo de n2
Bu maddenin kırılma indisi n2 olsun.אקרא לו n2.
Buna benzer bir doğrultuda yoluna devam eder. Bu açıya da teta2 diyelim. Teta2 kırılma açısıdır.Und dieser Winkel hier, Theta 2, das ist der Brechungswinkel.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Der Brechungswinkel. Und das ist der Einfallswinkel. und das ist der Brechungswinkel.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Ou refração do ângulo. Isso é o ângulo incidente, ou ângulo que incide, e esse é o ângulo de refração.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Úhel lomu.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.Или ъгъл на пречупване. Това е падащият ъгъл, или ъгълът на падане, а това е пречупеният ъгъл.
Buna geliş açısı buna da kırılma açısı denir.זאת זווית הפגיעה,
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Allerlei irdenes Gefäß, wo solcher Aas hineinfällt, wird alles unrein, was darin ist; und sollt's zerbrechen.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Als zo'n dier in een stenen pot valt, is de inhoud onrein en moet die pot worden stukgeslagen.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Ja jos joku niistä putoaa saviastiaan, on kaikki, mitä siinä on, saastaista, ja astia rikottakoon.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.그것 중 어떤 것이 어느 질그릇에 떨어지면 그 속에 있는 것이 다 부정하여지나니 너는 그 그릇을 깨뜨리라
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Nếu vật chi của nó rớt nhằm đồ sành , các vật chi đựng ở trong đều sẽ bị ô_uế ; phải đập bể đồ sành đó đi .
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Nếu vật chi của nó rớt nhằm đồ sành, các vật chi đựng ở trong đều sẽ bị ô uế; phải đập bể đồ sành đó đi.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Se ne cade qualcuno in un vaso di terra, quanto vi si troverà dentro sarà immondo e spezzerete il vaso
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.И ако някое от тях падне в някой пръстен съд, то всичко що е вътре в него ще бъде нечисто; а него да строшите
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.וכל כלי חרש אשר יפל מהם אל תוכו כל אשר בתוכו יטמא ואתו תשברו׃
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.وكل متاع خزف وقع فيه منها فكل ما فيه يتنجس واما هو فتكسرونه.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.若 有 死 了 掉 在 瓦 器 裡 的 、 其 中 不 拘 有 甚 麼 、 就 不 潔 淨 、 你 們 要 把 這 瓦 器 打 破 了
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.若有 死 了 掉在 瓦器 裡 的 、 其中 不拘 有 甚麼 、 就 不 潔淨 、 你 們要 把 這瓦器 打破 了
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Aceste lucruri s'au întîmplat, ca să se împlinească Scriptura: ,,Niciunul din oasele Lui nu va fi sfărîmat.``
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Albowiem się to stało, aby się wypełniło Pismo: Kość jego nie będzie złamana.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Ces choses sont arrivées, afin que l`Écriture fût accomplie: Aucun de ses os ne sera brisé.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Denn solches ist geschehen, daß die Schrift erfüllet würde: "Ihr sollt ihm kein Bein zerbrechen."
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.For dette skjedde forat Skriften skulde opfylles: Intet ben skal brytes på ham.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Kajti to se je zgodilo, da se izpolni pismo: „Nobene kosti mu ne bodo prelomili.“
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.이 일이 이룬 것은 그 뼈가 하나도 꺾이우지 아니하리라 한 성경을 응하게 하려함이라
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Lebo sa to stalo nato, aby sa naplnilo písmo: Jeho kosť nebude zlámaná.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Mert azért lettek ezek, hogy beteljesedjék az írás: Az õ csontja meg ne törettessék.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Porque isto aconteceu para que se cumprisse a escritura: Nenhum dos seus ossos será quebrado.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Questo infatti avvenne perché si adempisse la Scrittura: Non gli sarà spezzato alcun osso
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Sillä tämä tapahtui, että kirjoitus kävisi toteen: "Älköön häneltä luuta rikottako".
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Stalo se pak to, aby se naplnilo Písmo: Kost jeho žádná nebude zlámána.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Thi disse Ting skete, for at Skriften skulde opfyldes: "Intet Ben skal sønderbrydes derpå".
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Ty detta skedde, för att skriftens ord skulle fullbordas: »Intet ben skall sönderslås på honom.»
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Vì điều đó xảy ra, cho được ứng nghiệm lời Thánh Kinh nầy: Chẳng một cái xương nào của Ngài sẽ bị gãy.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Vì điều đó xảy_ra , cho được ứng_nghiệm lời Thánh_Kinh nầy : Chẳng một cái xương nào của Ngài sẽ bị gãy .
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Wat er met Jezus gebeurde, klopt met wat er geschreven staat: "Geen van Zijn botten zal gebroken worden." (B)
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Διοτι εγειναν ταυτα, δια να πληρωθη η γραφη, Οστουν αυτου δεν θελει συντριφθη.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.А някои от тях отидоха при фарисеите и казаха им какво бе извършил Исус.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Ибо сие произошло, да сбудется Писание: кость Его да не сокрушится.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.Сталось бо се, щоб писаннє справдилось: Кість Його не буде переломлена.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.כי כל זאת היתה למלאת הכתוב ועצם לא תשברו בו׃
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.لان هذا كان ليتم الكتاب القائل عظم لا يكسر منه.
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.這 些 事 成 了 、 為 要 應 驗 經 上 的 話 說 、 『 他 的 骨 頭 、 一 根 也 不 折 斷 。
Bunlar, ‹‹Onun bir tek kemiği kırılmayacak›› diyen Kutsal Yazının yerine gelmesi için oldu.這些 事成 了 、 為要 應驗經 上 的 話說 、 『 他 的 骨頭 、 一 根 也 不 折斷 。
Bu olaya ışığın kırılması deriz.Co se tu stane?
Bu olaya ışığın kırılması deriz.שהקרן הזאת תשנה את כיוונה, היא "תתכופף".
Bu rafı kırı verin. Tamam, raf kırıldı.Jag ska bara förstöra den här hyllan.
Bu rafı kırı verin. Tamam, raf kırıldı.Kijk, en zo'n plank kun je ook weer breken.
Bu rafı kırı verin. Tamam, raf kırıldı.책상을 부숴 볼까요. 자, 책상이 부숴졌습니다.
Bu rafı kırı verin. Tamam, raf kırıldı.Rozwalmy tę półkę.
Bu rafı kırı verin. Tamam, raf kırıldı.בואו נשבור את המדף הזה. זהו הוא שבור.
Bu rafı kırı verin. Tamam, raf kırıldı.لنكسر هذا الرف، حسناً، كسر الرف
Bu rafı kırı verin. Tamam, raf kırıldı.アイコンの発想を越えた本当にクールな応用が、このソフトウェアにはあります
Bu size ışığın nasıl kırılacağına dair bir fikir verecektir.Takže auto zahne doprava, právě takto.
Bu size ışığın nasıl kırılacağına dair bir fikir verecektir.אני מקווה שזה נותן לכם תחושה, לאיזה כוון