Bu araba 100 yaşında. Kırılırsa, sorumluluğu alacak mısın?عمر هذه السيارة اكثر من 100 عام, اذا كسرتها هل ستتحملين المسؤولية؟
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.Do té doby, izolace, který náhle padl na jeho sestra po náhlé přerušení pryč odůvodnění přemohly ji.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.Do tej doby, izolácie, ktorý náhle padol na jeho sestra po náhle prerušenie preč odôvodnenie premohli ju.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.그 동안에, 어떤 격리 갑자기 후에 그의 여동생에 무너졌다 연주회의 갑작스런 파괴에서 그녀를 압도했다.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.W międzyczasie, izolacji, która nagle spadła na jego siostrę nagłe zerwanie motyw był przytłoczony jej.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.В то же время, изоляция, внезапно напал на его сестру после внезапной отрыв концерт был переполняли ее.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.У той же час, ізоляція, раптово напав на його сестру після раптової відрив концерт був переповнювали її.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.בינתיים, את הבידוד שבו נפל פתאום אחרי על אחותו שבירה פתאומית של רסיטל את הציף אותה.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.في هذه الأثناء ، كانت العزلة التي سقطت فجأة على شقيقته بعد وقد كسر مفاجئ الخروج من الحيثية طغت عليها.
Bu arada, izolasyon aniden sonra kız kardeşi üzerine düşmüştü resital, ani kırılma onu boğulmuş vardı.リサイタルの突然の破壊からは彼女を圧倒していた。 彼女はしばらくの間彼女の足を引きずるの手の中にバイオリンと弓に開催され、持っていた
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Als je die met goedkoper materiaal namaakt, breekt hij in tweeën.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Dacă îl faci din vreun material mai ieftin, se va rupe în două.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Ha valamilyen olcsóbb anyagból készülne, kettétörne.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Jika dibuat dengan material yang lebih murah, sepatu itu akan terbelah jadi dua
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.좀 더 싼 재료로 만들면, 이 신발은 반으로 갈라져요.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Mà nếu bạn làm nó từ những vật liệu rẻ tiền hơn, nó sẽ thực sự ngãy làm đôi.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Se for feito com um material barato, parte-se em dois.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Se li si fanno con materiale più economico, si spezzano in due.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Si lo haces de un material más barato, se partirá en dos.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Si on le fabrique à partir d'un matériau moins cher, il va se fissurer en deux.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Wenn man ihn aus einem billigeren Material anfertigen würde, zerbricht er in zwei Hälften.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Zrobiony z tańszego materiału przełamie się w pół.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Εάν το κατασκευάσεις από κάποιο φτηνότερο υλικό, σπάζει στα δύο.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Ако се направи от някакъв по-евтин материал, всъщност ще се спука на две.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Если использовать более дешевый материал, каблук разломится надвое.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.Якщо виготовити їх з якогось дешевшого матеріалу, то підбори розламаються навпіл.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.אם מייצרים אותו מחומר זול יותר, הוא פשוט נסדק לשניים.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.إذا قمت بصناعته من نوع لمادة أرخص، فإنها فعليا ستنشطر إلى اثنين.
Bu ayakkabıyı daha ucuz malzemeden yaparsanız topuğu kırılır gider.二つに割れてしまいます 彼に少し工夫をさせたわけです
Bu bağlantının kırılmasını sağlamayı umarak tüm muhtemel farklılıkları çıkarmayı deneyeceğim.Ik probeer alle mogelijke verschillen te elimineren in de hoop dat dat verband niet standhoudt.
Bu bağlantının kırılmasını sağlamayı umarak tüm muhtemel farklılıkları çıkarmayı deneyeceğim.저는 차이를 나타내는 모든 부분을 없애서 이 연관성을 깨보려고 했습니다.
Bu bağlantının kırılmasını sağlamayı umarak tüm muhtemel farklılıkları çıkarmayı deneyeceğim.Я збираюся розвіяти всі ймовірні відмінності з надією, що цю залежність вдасться зруйнувати.
Bu bağlantının kırılmasını sağlamayı umarak tüm muhtemel farklılıkları çıkarmayı deneyeceğim.Я попытаюсь избавиться от всех этих возможных различий, в надежде нарушить эту связь.
Bu bağlantının kırılmasını sağlamayı umarak tüm muhtemel farklılıkları çıkarmayı deneyeceğim.ואני מתכוון לנסות להסיר את כל ההבדלים האפשריים הללו, בתקווה שקשר גומלין זה יתנתק.
Bu bağlantının kırılmasını sağlamayı umarak tüm muhtemel farklılıkları çıkarmayı deneyeceğim.سأحاول فحص كلّ اختلاف ممكن، محاولا كسر هذه الصّلة.
Bu bağlantının kırılmasını sağlamayı umarak tüm muhtemel farklılıkları çıkarmayı deneyeceğim.相関関係はないと証明したいのですが 結論から言って 相関を認めざるを得ません
Bu bir Delft Blue kolleksiyonu. Onları orada tutuyorum böylece kırılmıyorlar.Ini koleksi Delft Blue, Saya taruh di sini agar tidak pecah
Bu bir Delft Blue kolleksiyonu. Onları orada tutuyorum böylece kırılmıyorlar.Questa è una collezione di Delft Blue, ce l'ho lì dentro così non si rompono.
Bu bir Delft Blue kolleksiyonu. Onları orada tutuyorum böylece kırılmıyorlar.To jest kolekcja Delft Blue, Trzymam je tutaj, żeby ich nie uszkodzić
Bu bir Delft Blue kolleksiyonu. Onları orada tutuyorum böylece kırılmıyorlar.To je zbirka "del blue", v vitrino jo imam, da se ne bi zlomila.
Bu bir Delft Blue kolleksiyonu. Onları orada tutuyorum böylece kırılmıyorlar.Toto je zbierka Delft Blue, mám ich tam, aby sa nerozbili.
Bu bir Delft Blue kolleksiyonu. Onları orada tutuyorum böylece kırılmıyorlar.Это коллекция дельфтского голубого, я поставил повыше, чтобы не разбились.
Bu bir Delft Blue kolleksiyonu. Onları orada tutuyorum böylece kırılmıyorlar.これはペルーからのシルバーです
Bu bir Rus figürü ve orada Kirilce "Yorgi" yazdığını görebilirsiniz -- bunun kim olduğuZnáme mnoho vyobrazení svatého Jiří.
Bu bir Rus figürü ve orada Kirilce "Yorgi" yazdığını görebilirsiniz -- bunun kim olduğu(Ж2) Это русская икона. (Ж2) Вот здесь, в углу, кириллицей написано - "Георгий".
Bu bir Rus figürü ve orada Kirilce "Yorgi" yazdığını görebilirsiniz -- bunun kim olduğuРейчер Ропейк: Це російська ікона, і тут видно надпис кирилицею "Георгій", - той, хто на ній зображений.
Bu da legen kemigi, ayak, kaburga, boynuz kirilmasi gibi yaralanmalara neden oluyor.,וגורמים להם לשברית אגן .רגליים, צלעות, וקרניים
Bu da leğen kemiği, ayak, kaburga, boynuz kırılması gibi yaralanmalara neden oluyor.Dochází ke zraněním, jako je zlomení pánve, nohou, žeber nebo rohů.
Bu da leğen kemiği, ayak, kaburga, boynuz kırılması gibi yaralanmalara neden oluyor.To povzroči poškodbe kot so zlomljene medenice, noge, rebra in rogovi.
Bu da leğen kemiği, ayak, kaburga, boynuz kırılması gibi yaralanmalara neden oluyor.וגורמים להם לשברית אגן, רגליים, צלעות, וקרניים.
Bu eşitliği kırılma indisini kullanarak düzenleyelim.Nós podemos reescrever isso em termos de índice de refração.
Bu eşitliği kırılma indisini kullanarak düzenleyelim.Wir könnten es umschreiben und den Brechungsindex verwenden.
Bu eşitliği kırılma indisini kullanarak düzenleyelim.Преписваме го според индекса на пречупване. Нека го направим.
Bu eşitliği kırılma indisini kullanarak düzenleyelim.נכתוב את חוק סנל במונחים של מקדם שבירה.
Bu hasta muhtemelen %100... ... kaburgasının kırılıp akciğerine saplanması sonucu öldü.Acest pacient este probabil 100% mort din cauza ca o coasta rupta ia perforat plamanul.
Bu hasta muhtemelen %100... ... kaburgasının kırılıp akciğerine saplanması sonucu öldü.Ce patient est probablement à cent pour cent mort d'une côte cassée ayant perforé ses poumons.
Bu hasta muhtemelen %100... ... kaburgasının kırılıp akciğerine saplanması sonucu öldü.Denna patient är troligtvis 100% död från en bruten revben som punkterar lungan.
Bu hasta muhtemelen %100... ... kaburgasının kırılıp akciğerine saplanması sonucu öldü.Deze patien is waarschijnlijk 100% dood doordat een gebroken rib hun longen heeft doorboord.
Bu hasta muhtemelen %100... ... kaburgasının kırılıp akciğerine saplanması sonucu öldü.Dieser Patient ist aufjedenfall 100%ig tot, weil 'ne gebrochene Rippe die Lunge durchstochen hat.
Bu hasta muhtemelen %100... ... kaburgasının kırılıp akciğerine saplanması sonucu öldü.Nạn nhân này chắc chắn 100% chết vì bị xương sườn gãy đâm vào phổi.