Bilgisayar kırılıp açılmıştı.Ο υπολογιστής ανοίχτηκε.
Bilgisayar kırılıp açılmıştı.Компьютер был взломан.
Bilgisayar kırılıp açılmıştı.Компютърът е отворен.
Bilgisayar kırılıp açılmıştı.פתחנו את המחשב לרווחה.
Bilgisayar kırılıp açılmıştı.إنفتح الكمبيوتر على مصراعيه.
Bilgisayar kırılıp açılmıştı.現代神経科学の夜明けは
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Alles was ich nicht weiß, hat mich Demut gelehrt.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Alles wat ik niet weet heeft me nederig gemaakt.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Am fost umilit destul de ceea ce nu ştiu.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Éppen elégszer kerültem megalázó helyzetbe mind amiatt, amit nem tudok.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.He sido humillado lo suficiente por todo lo que no sé.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Jag har blivit ödmjukare av allt som jag inte vet.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Již jsem byl dost ponížen vším tím, co nevím.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.저는 제가 모르는 모든 것들로 인해 충분히 겸손해졌습니다.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.L'étendue de mon ignorance m'a enseigné l'humilité.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Saya sungguh-sungguh merendahkan hati akan segala hal yang tidak saya ketahui.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Sono stato umiliato a sufficienza da tutto quello che non so.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Tôi đã đủ nhục nhã bởi những gì tôi không biết
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Tornei-me suficientemente humilde por tudo o que não sei.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Wystarczająco upokorzyła mnie własna niewiedza.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Έχω ταπεινωθεί από όλα αυτά που δεν ξέρω.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Бях достатъчно смирен от онова, което не знам.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Я был достаточно унижен своим невежеством.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.Я змирився із тим, що багато-чого не знаю.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.הוא להעמיד פנים שיש לי את התשובות כאשר אין לי אותן. אני כבר כנוע מספיק על ידי כל מה שאני לא יודע.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.كنت متواضعاً بما فيه الكفاية لأقول بأني لا أعلم في كل مرة.
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.我對於唔知嘅嘢一直好謙虛
Bilmediğim şeyler tarafından yeterince gururum kırıldı.昨年 幸運にも
Bir anlaşılabilir bir kalp kırılmasına neden olabilir baştan sona.Dalo by sa zrozumiteľne zlomiť niečí srdce cez to.
Bir anlaşılabilir bir kalp kırılmasına neden olabilir baştan sona.Yksi voisi ymmärrettävästi murtaa sydämensä tuosta.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti. Bir yerde olan şey diğer herşeyi hemen etkilemesiydi.Tumbuhnya kelemahan,kerapuhan. apa yang terjadi di suatu tempat mempengaruhi semua hal dengan cepat.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Čoraz väčšia krehkosť, čoraz väčšia slabosť.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Eine wachsende Zerbrechlichkeit, eine wachsende Sprödigkeit.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Groeiende breekbaarheid, groeiende broosheid.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.즉, 체계적 허약성과 불안정을 말합니다.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.O fragilitate crescândă, o friabilitate crescândă.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Rosnąca łamliwość i kruchość.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Sen kasvava epävakaus ja haavoittuvuus.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Sự mỏng manh, dễ vỡ đang tăng lên.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Una fragilidad cada vez mayor, una debilidad cada vez mayor.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Una fragilità crescente, un'instabilità crescente.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Une fragilité grandissante, une friabilité grandissante.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Една нарастваща крехкост, нарастваща чупливост.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Мир становится более хрупким и неустойчивым.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.Щораз більші скороминучість та ламкість.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.שבריריות הולכת וגדלה, פריכות הולכת וגדלה.
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.هشاشة متنامية ، وحشية متنامية .
Bir büyüme kırılganlığı, büyüme hassasiyeti.ある場所で起きたことがたちまち他のあらゆることに影響するのです
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Az egyenes vonalak egy bolygón mindig azt jelentik, hogy ott valami szakadás volt, törés.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Kadarkoli vidite nekaj ravnega na planetu, pomeni da je to razpoka, kot prelomnica.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Każda prosta linia oznacza, że nastąpiło pęknięcie.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Kdykoli vidíte na planetě cokoliv lineárního, znamená to, že tam je zlom.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Kedykoľvek vidíte na planéte niečo lineárne, znamená to zlom.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.행성에 선형의 구조가 존재한다면 그건 단층과 같은 균열이 있었다는 의미가 됩니다.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Ori de câte ori vedeți ceva liniar pe o planetă, acolo a fost o fractură, ca o falie.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Sempre que virem algo linear num planeta, significa que existiu uma fractura, como uma falha.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Siempre que veas algo lineal en un planeta, significa que ha habido una fractura, como una falla.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Vi har tagit bilder som den här. Ni ser ljusa och mörka fält, närmare kom vi inte.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Wanneer je iets lineairs ziet op een planeet, betekent dat dat er een breuk is geweest, zoals een breuklijn.
Bir gezegenin üzerinde çizgisel herhangi bir şey görürseniz, bu bir kırılma olduğu anlamına gelir, fay gibi.Wann immer man auf einem Planeten Linien sieht, heißt das, da ist was aufgebrochen, eine Spalte.