Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.그 칼은 자기의 마음을 찌르고 그 활은 부러지리로다
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.La loro spada raggiungerà il loro cuore e i loro archi si spezzeranno
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Leur glaive entre dans leur propre coeur, Et leurs arcs se brisent.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Mas a sua espada lhes entrará no coração, e os seus arcos quebrados.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Men deras svärd skall gå in i deras eget hjärta, och deras bågar skola brista sönder.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.men Sværdet rammer dem selv i Hjertet, og Buerne brydes sønder og sammen.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Mutta heidän miekkansa käy heidän omaan sydämeensä, ja heidän jousensa särkyvät.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Pero la espada de ellos entrará en su propio corazón, y su arco será roto
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Tetapi orang jahat akan tertikam oleh pedangnya sendiri, busur mereka akan dipatahkan
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Zij zullen echter door hun eigen geweld worden vernietigd en hun wapens zullen kapot op de grond liggen.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Η ρομφαια αυτων θελει εμβη εις την καρδιαν αυτων, και τα τοξα αυτων θελουσι συντριφθη.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.Мечът им ще се забие в тяхното сърце, И лъковете им ще се строшат.
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.חרבם תבוא בלבם וקשתותם תשברנה׃
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.سيفهم يدخل في قلبهم وقسيّهم تنكسر
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.他 們 的 刀 、 必 刺 入 自 己 的 心 、 他 們 的 弓 、 必 被 折 斷
Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.他 們 的 刀 、 必 刺入 自己 的 心 、 他 們的弓 、 必被 折斷
Ama kırılmadan bahsederken konuyu daha kolay anlamanız için ışığın bir araba olduğunu hayal edelim. -Ale když jde o lom světla, rád o něm přemýšlím jako o nějakém druhu vozidla.
Ama kırılmadan bahsederken konuyu daha kolay anlamanız için ışığın bir araba olduğunu hayal edelim. -Αλλά όταν σκέφτεσαι την διάθλαση προσωπικά, μου αρέσει να τη σκέφτομαι σαν ένα
Ama kırılmadan bahsederken konuyu daha kolay anlamanız için ışığın bir araba olduğunu hayal edelim. -אבל, כשאנו עוסקים בשבירת האור, אני רוצה שתחשבו על כלי רכב, דמיינו שיש לנו מכונית,
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.(9:19) Car le malheureux n`est point oublié à jamais, L`espérance des misérables ne périt pas à toujours.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.(9:19) Ибо не навсегда забыт будет нищий, и надежда бедных не до конца погибнет.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Bezbožníci sa obrátia do pekla jako aj všetky národy, ktoré zabudly na Boha.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Căci cel nenorocit nu este uitat pe vecie, nădejdea celor sărmani nu piere pe vecie.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.De goddeloze zal eenmaal de godverlatenheid ervaren. Zo vergaat het ook de volken die de HERE vergeten.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.DE ogudaktiga vika tillbaka, ned i dödsriket, alla hedningar, de som förgäta Gud.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.De ugudelige skal fare ned til dødsriket, alle hedninger, som glemmer Gud.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Jumalattomat peräytyvät tuonelaan, kaikki pakanat, jotka unhottavat Jumalan.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Kajti siromak ne bode na veke pozabljen, ubožcev upanje ne pogine za večno.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.궁핍한 자가 항상 잊어 버림을 보지 아니함이여 가난한 자가 영영히 실망치 아니하리로다
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Người thiếu thốn sẽ không bị bỏ quên luôn luôn, Và kẻ khốn cùng chẳng thất vọng mãi mãi.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Người thiếu_thốn sẽ không bị bỏ quên luôn_luôn , Và kẻ khốn_cùng chẳng thất_vọng mãi_mãi .
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Niepobożni się obrócą do piekła, wszystkie narody, które zapominają Boga.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Obráceni buďte bezbožníci do pekla, všickni národové, kteříž se zapomínají nad Bohem.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.olba jutnak a gonoszok, [oda] minden nép, a mely elfeledkezik Istenrõl.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Pois o necessitado não será esquecido para sempre, nem a esperança dos pobres será frustrada perpetuamente.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Porque el necesitado no será olvidado para siempre, ni la esperanza de los pobres perecerá eternamente
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Thi den fattige glemmes ikke for evigt, ej skuffes evindelig ydmyges Håb.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Tidak untuk selamanya orang miskin dilupakan; tidak untuk seterusnya orang sengsara tanpa harapan
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Tornino gli empi negli inferi, tutti i popoli che dimenticano Dio
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Διοτι δεν θελει λησμονηθη διαπαντος ο πτωχος η προσδοκια των πενητων δεν θελει απολεσθη διαπαντος.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.Защото бедният няма да бъде забравен за винаги, Нито ще бъде изгубено за всякога ожиданието на кротките.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.כי לא לנצח ישכח אביון תקות ענוים תאבד לעד׃
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.لانه لا ينسى المسكين الى الابد. رجاء البائسين لا يخيب الى الدهر.
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.窮 乏 人 必 不 永 久 被 忘 、 困 苦 人 的 指 望 、 必 不 永 遠 落 空
Ama yoksul büsbütün unutulmayacak, Mazlumun umudu sonsuza dek kırılmayacak.窮乏人 必 不 永久 被忘 、 困苦 人 的 指望 、 必不 永 遠 落空
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Consider că americanii văd fragilitatea schimbării.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Descobri que os norte-americanos vêem fragilidade nas mudanças.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Die Amerikaner erkennen, wie unsicher solche Veränderungen sind.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Encuentro que los estadounidenses ven la fragilidad de los cambios.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Ik merk dat de Amerikanen kijken naar de kwetsbaarheid van de veranderingen.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Jag tycker att amerikanerna ser bräckligheten i förändringar.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Jeg føler at amerikanere ser skrøbeligheden i forandringen.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Je trouve que les Américains voient la fragilité des changements
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.제가 보기에 미국 사람들은 변화가 취약하다고 생각하는 것 같습니다.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Opažam, da se Američanom te spremembe zdijo krhke.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Sądzę, że Amerykanie postrzegają kruchość wprowadzonych zmian.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tapasztalom, hogy az amerikaiak törékenynek látják a változásokat.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Tôi thấy rằng người Mỹ thấy sự yếu ớt, dễ vỡ trong những thay đổi.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Trovo che gli americani percepiscano fragilità in questi cambiamenti.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Zisťujem, že Američania považujú zmeny za krehké.