Ana içeriğe geç
Sözlük

kiril ile cümle

kiril kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.4 מליארד חיים בכלכלות מתפתחות אך לא יציבות
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.7人に1人が無計画居住地に住んでいます
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Cztery miliardy żyją w rozwijających się, ale niestabilnych gospodarkach.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Empat milyar orang hidup pas-pasan
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Mit 10 Millionen Lösungen.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Patru miliarde trăiesc în economii în creștere, dar fragile.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Quatre milliards vivent dans une économie croissante mais fragile.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Quatro mil milhões vivem em economia em crescimento, mas frágeis.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Quattro miliardi vivono in economie di crescita ma fragili.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Štyri miliardy žije v rastúcich ale krehkých ekonomikách.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Vier miljard mensen leven in groeiende maar kwetsbare economieën.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Τέσσερα δισεκκατομύρια ζουν σε αναπτυσσόμενες, αλλά εύθραστες οικονομίες.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Каждый седьмой живет в строениях, никогда не имевших проекта.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.Пет милиарда живеят в растящи, но крехки икономики.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.أربع مليارات شخص يعيشون في إقتصادات نامية ولكن هشة.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus a marcat separarea dintre maimuțele lumii vechi și suprafamilia Hominoidea.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus marcou uma divergência de macacos do Velho Mundo, e os macacos.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus markeerde een afwijking van oude wereld apen, en mensapen.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus markierte ein Auseinandergehen zwischen den Altweltaffen und den Menschenaffen.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus menandai keragaman perbedaan monyet dunia lama, dan kera.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus segnò una divergenza tra le scimmie del vecchio mondo e le altre
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus vytyčil hranici mezi opicemi a lidoopy.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Egiptopitek je pomenil odmik od starodavnih opic in človečnjakov.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Egiptopitek zaznaczył rozbieżność między Stary Świat małp i małpy człekokształtne.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.L'Aegyptophitecus marqua la divergence entre les primates de l'ancien monde et les singes.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Los Aegyptopithecus marcaron una divergencia de los monos del viejo mundo, y los primates.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Οι Aegyptopithecus σηματοδότησαν μια απόκλιση των πιθήκων του Παλαιού Κόσμου, και των σύγχρονων πιθήκων.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Египтопитек отметил расхождение мартышек и обезьян старого мира.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Египтопитекът се отклонил в развитието си от маймуните и човекоподобните от древния свят.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.הקוף המצרי התחיל את ההתפלגות בין הקופים, והקופים הקדמונים.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.テナガザルと人間の共通の祖先が種分化した。 [ 1500万年前 ]
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.(57:8) Да исчезнут, как вода протекающая; когда напрягут стрелы, пусть они будут как переломленные.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.(58:8) Qu`ils se dissipent comme des eaux qui s`écoulent! Qu`ils ne lancent que des traits émoussés!
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Biarlah mereka lenyap seperti air yang menguap, seperti anak panah yang sudah tumpul
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Bože, povyvaľuj ich zuby v ich ústach, vylám tie črenové zuby mladých ľvov, ó, Hospodine!
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Escúrranse como aguas que se pierden; que cuando apunten con sus flechas, éstas queden despuntadas
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Gud, krossa tänderna i deras mun; bryt ut, o HERRE, de unga lejonens kindtänder.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Gud, slå deres tenner inn i deres munn, knus de unge løvers kinntenner, Herre!
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Isten, rontsd meg az õ fogaikat az õ szájokban; az oroszlánoknak zápfogait törd össze, Uram!
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Jumala, särje hampaat heidän suustansa, Herra, murra nuorten jalopeurain raateluhampaat.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.저희로 급히 흐르는 물같이 사라지게 하시며 겨누는 살이 꺾임 같게 하시며
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.lad dem svinde som Vand, der synker, visne som nedtrampet Græs.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Nguyện chúng nó tan ra như nước chảy! Khi người nhắm tên mình, nguyện tên đó dường như bị chặc đi!
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Nguyện chúng_nó tan ra như nước chảy ! Khi người nhắm tên mình , nguyện tên đó dường_như bị chặc đi !
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.O Boże! pokruszże zęby ich w ustach ich; połam, Panie! lwiąt trzonowe zęby.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Ó Bože, potři jim zuby v ústech jejich, střenovní zuby lvíčat těch polámej, Hospodine.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Sie werden zergehen wie Wasser, das dahinfließt. Sie zielen mit ihren Pfeilen; aber dieselben zerbrechen.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Spezzagli, o Dio, i denti nella bocca, rompi, o Signore, le mascelle dei leoni
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Sumam-se como águas que se escoam; sejam pisados e murcham como a relva macia.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Ας διαλυθωσιν ως υδωρ και ας ρευσωσι θελει εκπεμψει τα βελη αυτου, εωσου εξολοθρευθωσιν.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.Нека се излеят като води що оттичат; Когато прицелва стрелите си, нека бъдат като разсечени.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.ימאסו כמו מים יתהלכו למו ידרך חצו כמו יתמללו׃
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.‎ليذوبوا كالماء ليذهبوا. اذا فوّق سهامه فلتنب‎.
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.願 他 們 消 滅 如 急 流 的 水 一 般 . 他 們 瞅 準 射 箭 的 時 候 、 願 箭 頭 彷 彿 砍 斷
Akıp giden su gibi yok olsunlar. Yaylarını gerince oklarının ucu kırılsın.願他們消滅 如 急流 的 水 一般 . 他 們瞅準 射箭 的 時候 、 願箭頭彷彿 砍斷
Ama altın, iyonik kristaller gibi kırılgan değillerdir.É um pouco mais suave.
Ama altın, iyonik kristaller gibi kırılgan değillerdir.따라서 이는 이온 결합보다는 쉽게 부서지지 않습니다.
Ama aynı zamanda da, ziyadesiyle kırılgan...Ale zároveň vypadá také neskutečně křehce.
Ama aynı zamanda da, ziyadesiyle kırılgan...Mais qui en même temps à l'air extrêmement fragile.
Ama aynı zamanda da, ziyadesiyle kırılgan...لكنها أيضا في نفس الوقت تبدو بالغة الهشاشة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod