Jane gerçek bir iç dünyaya sahip, kalbi kırılmış.”"Francoske mišice zlomile hrvaška srca".
Ufukta kırılım Güneş’in görünür çapından az da olsa daha fazladır.Nižje kot je Sonce, več kroga vidimo.
Ancak takımın sezon öncesi ilk hazırlık maçında ayağı kırıldı ve ameliyat oldu.Že v prvem letu igranja za ekipo univerze si je poškodoval gleženj.
Ayrıca makalede "Türkiye Ekonomisi Kırılgan" manşeti atılmıştır.V knjigi je tudi opisal pojav »nevidne roke« v ekonomiji.
Ayrıca dize kesintilerinde yalıtkan birimlerinden biri kırılırsa, bütün dizeden ayrı olarak değiştirilebilir.Le v primeru, da je katera od pnevmatik poškodovana, lahko zaprosijo za menjavo.
Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor.Pri igri ni bil preveč dober, zato so ga soigralci tudi zelo radi zasmehovali.
Burnu kırılan Ba, 43. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı.Z boksom je opravil kmalu potem, ko si je na 24. tekmi zlomil nos.
Kirill Babitzin 1950'de bir Rus ailesinin erkek çocuğu Helsinki'de doğdu.Kirill Babitzin gimė 1950 metais Helsinkyje Rusijos emigrantų šeimoje.
Alman savunması Neman yaklaşımında 30 Temmuz'da kırıldı.Liepos 30 d. vokiečių pasipriešinimas Nemuno prieigose buvo palaužtas.
Bu rekor halen kırılamamıştır.Šis LKL rekordas vis dar nėra pagerintas.
Bir yıl sonra bir trafik kazası geçirdi ve ayağı kırıldı.Pirmąją dieną iššoka iš sunkvežimio ir susilaužo koją.
Yarışma sırasında üç Olimpiyat rekoru ve iki dünya rekoru kırıldı.Varžybose buvo pasiekti trys pasaulio ir du olimpiniai pasaulio rekordai.
Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor.Čia nereikia net kritikuoti, klausytojams juokingas dalykas vargiai atrodys teisingas.
Dişle kolay kırılır.Per nerštą dantys atbunka.
Tektonik kırılma ile oluşan dağlar birer horsttur.Kalnai susidarė prie didelio tektoninio lūžio.
Mohs sertliği 3. Kırılma indeksi 1,63. Özgül ağırlığı 4,3-5.Pagal Moso skalę barito kietumas yra 3, lūžio rodiklis – 1,63, specifinis tankis 4,3-5.
Sırpça hem Latin hem de Kiril harfleriyle yazılabilir.Gali būti užrašoma kirilica ar lotyniškais rašmenimis.
Örneğin görülür ışıklardan mavi ışık kırmızıdan daha çok etkilenir bu kırılımdan.Matomoje šviesoje mėlyna yra labiau paveikiama nei raudona.
Buz, kalınlığı 50 metreyi geçene dek oldukça kolay kırılan bir katı madde gibi davranır.Ledynų ledas, būdamas iki 50 m storio, elgiasi kaip lengvai skylanti kieta medžiaga.
Gitarı çalmak üzereyken gitar kırıldı.Kad lavinti rankas, pradėjo groti gitara.
Ardından hapishaneye gönderildi ve bir gardiyan tarafından çenesi kırıldı.Buvo atiduota į viešnamį, vėliau įmesta į kalėjimą, kur jai buvo nupjautos krūtys.
Ancak bütün bunların altında kırılgan bir kalbi vardır.O už viso šito slypi Lėlininkas.
Kariyeri bittiğinde 32 yaşındaydı o zamanda araba çarpması sonucunda ayağı kırılmıştır.Nesulaukęs 32 metų, žuvo partrenktas automobilio.
Yarışlarda herhangi bir rekor kırılamadı.Varžybose nepasiektas nei vienas pasaulio rekordas.
Solmaz, kırılmaz.Stiebas kylantis, neįsišaknyjantis.
Kiril rakamları, Kiril alfabesinden türemiş sayısal sistemdir.Dabartinė rašto sistema paremta kirilica.
Bu emsalsiz taş maalesef kırılmıştır.Apatinė akmens dalis neapdirbta.
Ancak bu rekor kısa bir süre sonra Kesha tarafından "Tik Tok" şarkısıyla kırıldı.Su šiuo instrumentu jis parašė dainą „Soon Forget“.
Bu biriktirme arasında dalgalar kırılmakta ve enerjisinin çoğunu kaybetmektedir.Kai šios varžos nesuderintos, susidaro stovinčios bangos ir prarandama energija.
Yarışmalar sırasında iki Olimpiyat rekoru ve bir dünya rekoru kırıldı.Sun taip pat pasiekė du olimpinius ir vieną pasaulio rekordus.
2008 Pekin olimpiyatlarında bu rekor 8 altın madalya alan Michael Phelps tarafından kırılmıştır.(2008 m. vasaros žaidynėse šį rekordą pagerino Michael Phelps su devyniais aukso medaliais).
Yanında Kirilov'da vardır.Taip pat jų randama Kilikijoje.
Bu rekor 1991 yılında Mike Powell tarafından 8,95 m ile kırılmıştır.Selle ületas Mike Powell 1991. aastal tulemusega 8.95.
Fakat bu rekor 30 Mayıs 2006'da, kendisinden 36 gün genç olan Theo Walcott tarafından kırıldı.30. mail 2006 ületas selle rekordi Theo Walcott.
Kirilov'la görüşür.Hiljem mindi üle kirillitsale.
Dişle kolay kırılır.Oletame, et mul on katkine hammas.
1936'dan beri Kiril alfabesini kullanmaktadır.Alates 1953. aastast on kasutatud kirillitsat.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Raskekujuline köha võib põhjustada rinnakorvi ribide mõranemist või lühiajalist teadvusekaotust.
Ancak Simeon 927'de aniden öldü ve Bulgar gücü hemen kırıldı.Pärast Simeoni surma aastal 927 Bulgaaria võim aeglaselt kahanes.
Bağırsak teller oldukça kırılgandırlar ve kolayca kopabilirler.Pistiku viigud võivad üsna kergelt painduda ja murduda.
Yine biz ödemek zorunda kaldık kırılanların masraflarını...""Eestlaste ülekaal jäi poksis maksma.".
Sırpça hem Latin hem de Kiril harfleriyle yazılabilir.Interslaavi keelt saab kirjutada nii ladina kui ka kirillitsa tähestikus.
Novak Đoković (Kiril: Новак Ђоковић, 22 Mayıs 1987, Belgrad), Sırp tenisçi.Novak Đoković (kirillitsas Новак Ђоковић; sündinud 22. mail 1987 Belgradis) on Serbia tennisist.
Ruhlarındaki direnç kırılmıyor.Hinged puhkavad puudes.
Alırken yaralandığı için puanı kırılır.Ta saab vihaseks, kui tema kaubik saab vigastada.
Bunlar film tabakasına, filmin kırılma indisine, filmin orijinal dalga sıklığına ve açı kalınlığına bağlıdır.See erinevus sõltub filmi kihi paksusest, filmi murdumisnäitaja ja filmi langemisnurga algsest lainest.
Ortamın kırılma indisi kırılma derecesini belirler ve Snell yasası ile özetlenmiştir.Teise keskkonda murdunud laine levimise siht on määratud Snelli seadusega.
Gelme ve kırılma açıları eşit değildir, fakat aralarında niceliksel bir ilişki vardır.Kõikteadmine ja eksimatus ei ole sama asi, kuid on omavahel seotud.
Işığın retinaya geçme şeklini veya kırılmasını etkileyebilir.Valguse suunda võib muuta peegeldumine või murdumine.
Böylece soğuduğunda kırılmaz ve ısındığında erimez.Seejuures ei tohi nad aga kiirel jahtumisel puruneda ega praguneda.
Buz kristalleri ışığı yansıtır ve kırar, ve kırılan ışık dağılım ile renklere ayrılabilir.Jääkristallid murravad ja peegeldavad valgust nagu väikesed klaasprismad.
Ancak boğanın başı kırılmıştır.Linnu nokk on teravdunud.
""Umarım ayağın kırılır"".«Mind lükati jalaga kõrvale!»
Kırılgan olmaya başak ekseni ise hasadın verimliğiyle doğrudan ilintilidir.Nauding, mida eneseohverdaja tunneb, on otseselt seotud julmusega.
Işık, bir yüzeye çarptığında, bunun bir bölümü yansır, diğer bölümü soğurulur, kalanı da kırılır.Kui valgus langeb kile pinnale, peegeldub osa valgust tagasi, ülejäänud osa murdub kilesse.
Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor.Samas leidub seal muigeid ja absurdi ning mõni vastavalt häälestunud vaataja võib isegi laginal naerda saada.
Işık kırılması konusuyla karıştırılmamalıdır.Puitumist ei tohiks segi ajada korgistumisega.
15 Mart 2000'i hatırlıyorum. B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Recuerdo que el 15 de marzo de 2000 el témpano B15 se desprendió de la barrera de hielo Ross.
15 Mart 2000'i hatırlıyorum. B15 buzdağı Ross buz kalıbından kırılıp ayrılmıştı.Saya ingat tanggal 15 Maret 2000, gunung es B15 patah dari beting es Ross.
4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor.40억 인구가 발전 중이지만 불안한 경제상황속에서 살고 있구요.