Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.I'd like to rent your most inexpensive car for a week.
Bir araba kiralamak istiyorum.I'd like to rent a car.
Ayrıca bir araba kiralamak istiyorum.I would also like to rent a car.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
Kayaklar ve kayak botları kiralamak istiyorum.I'd like to rent skis and ski boots.
Ace araba kiralama'nın bürosu nerede?Where's the office for Ace rental car?
İki odalı bir daire kiralamak istiyorum.I want to rent an apartment with two rooms.
Böyle bir evi Tokyo'da kiralamaya gücüm yetmez.I can't afford to rent a house like this in Tokyo.
Tokyo'da böyle bir ev kiralamaya bütçem elvermez.I can't afford to rent a house like this in Tokyo.
Bu odayı bir öğrenciye kiralamak istiyorum.I want to let this room to a student.
Kiralamadan önce arabayı görmek isterim.I'd like to see the car before I rent it.
Kiralamadan önce arabayı görmek istiyorum.I'd like to see the car before I rent it.
Küçük bir araba kiralamak istiyorum.I'd like to rent a compact car.
Bir otobüs kiralamak istiyorum.I want to charter a bus.
Kiralamak için bir apartman dairesi arıyorum.I'm looking for an apartment to rent.
Ekipman kiralamak mümkün müdür?Is it possible to rent equipment?
Hawaii'de bir araba kiralamak ona elli dolara mal oldu.It cost him 50 dollars to rent a car in Hawaii.
Beni kiralamasına ilave olarak, bana biraz öğüt verdi.In addition to hiring me, he gave me a piece of advice.
Güvenli bir kiralık kasa kiralamak istiyorum.I want to rent a safety deposit box.
Bir araba kiralamak isterim.I would like to hire a car.
Bir ev kiralamak istiyorum.I'd like to rent a house.
Tom bana bir bisiklet kiralamanın mümkün olduğunu söyledi.Tom told me that it was possible to rent a bicycle.
Biz, partiyi düzenlemek için bir oda kiralamak zorundayız.We have to rent a room to hold the party in.
Bizim partimiz için bir oda kiralamamız gerekir.We have to rent a room for our party.
Bizim parti için bir yer kiralamalıyız.We need to rent a room for our party.
Tom bir dedektif kiralamak istedi.Tom wanted to hire a detective.
Bir yat kiralamak istiyorum.I would like to charter a yacht.
Bir otobüs kiralamak istedim.I wanted to rent a bus.
Ekstra odamı kiralamak isteyen birini düşünebiliyor musunuz?Can you think of anyone who would want to rent my extra room?
İki odalı bir daire kiralamak isterim.I'd like to rent a two-room apartment.
Bir oda kiralamam gerekiyor.I need to rent a room.
Şehirde bir daire kiralamak istiyoruz.We want to rent an apartment in the city.
Bence Tom, kiralamamız gereken adam.In my opinion, Tom is the guy we need to hire.
Tom bir araba kiralamak istedi.Tom wanted to rent a car.
Tom'un bir araba kiralamak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to rent a car.
Buralarda kiralamak için bir yeri olan birini tanıyor musunuz?Do you know anybody around here who has a place to rent?
Gezim için bir araba kiralamak istiyorum.I want to rent a car for my trip.
Onlar bisiklet kiralamak istiyorlar.They would like to hire bicycles.
Ben bir araba kiralamak istiyorum, lütfen.I'd like to rent a car, please.
Kimi kiralamayı planlıyorsun, bilmem gerek.I need to know who you plan to hire.
Bazı yeni garsonlar kiralamak zorunda kalabiliriz.We might have to hire some new waiters.
Bir araba kiralamak zorunda kaldım.I had to rent a car.
Araç kiralamak en iyi seçenekti.Renting a car was the best option.
Bir araba kiralamak zorunda mısın?Do you have to rent a car?
Bir araba kiralamak zorunlu mu?Is it obligatory to rent a car?
Tom bir araba kiralamak zorunda kaldı.Tom had to rent a car.
Kim seni kiralamak istiyor?Who'd want to hire you?
Onları kiralamak benim fikrim değildi.It wasn't my idea to hire them.
Dan yerel bir araba kiralama ajansında görüldü.Dan was spotted at a local car rental agency.
Bir motorbot kiralamak istiyorum.I'd like to rent a motorboat.
Bir araç kiralamak istiyorum.I want to rent a car.
Tom özel bir dedektif kiralamaya karar verdi.Tom has decided to hire a private detective.
Boston'un şehir merkezinde bir ofis kiralamak pahalı.It's expensive to rent an office in downtown Boston.
Kasabada bir şey kiralamayı düşünüyordum.I was thinking of renting something in town.
Boston'un ortasında bir ofis kiralamak çok pahalı.Renting an office in the middle of Boston costs a lot.
Tom Park Caddesinde bir ev kiralamayı planlıyor.Tom is planning on renting a house on Park Street.
Bir araba kiralamam gerekir.I need to rent a car.
Tom'un bir özel dedektif kiralaması gerekiyor.Tom needs to hire a private detective.
Bir film kiralamak ister misin?Would you like to rent a movie?
Amerikalıları kiralamak istiyoruz.We want to hire Americans.